Evlenip aynı çatı altında yaşıyorlar diye karı koca olur mu insanlar?
Aynı ana babadan oldular diye birbirlerine sahiden
kardeş olur mu çocuklar?
Yıllar kalbini dağlasa da içlerindeki o kor söner mi aşıkların?
Her şeyi aşikâr olanların sakladıkları sırlar daha mı çoktur?
Kıymetli @serminyasarofficial kaleminden tek solukta okuyacağınız bu kitap bana şunu hatırlattı: İnsan her şeyi anlatmak zorunda değil ama yaşadıklarını inkâr ederek
de iyileşemiyor. Bazen susmak bir korunma biçimi oluyor, bazen de insanın kendinden uzaklaşmasının en sessiz yolu. Söylenmeyenler bir yerde birikiyor ve zamanla yük hâline geliyor.
Herkesin dışarıya gösterdiği bir yüzü var. Güçlü görünen, toparlanmış, her şey yolundaymış gibi duran... Ama insanın bir de sadece kendisinin bildiği tarafı var.
Kırıldığı, anlamlandıramadığı, geçmişten taşıdığı duygular. Bu kitap, o tarafla yüzleşmenin ne kadar zor ama ne kadar gerekli olduğunu hissettiriyor.
Belki her şey konuşulmak zorunda değil. Bazı şeyler gerçekten "bilmesinler" diye saklanıyor. Ama insanın kendine karşı dürüst olması gerekiyor. Çünkü kendinden gizlenen her duygu, bir süre sonra yorgunluk olarak geri dönüyor. İçimizde sessizce büyüyen sorular, cevapsız kaldıkça ağırlaşıyor.
Bu kitabı okurken şunu düşündüm: İyileşmek bazen anlatmakla değil, fark etmekle başlıyor. Ne yaşadığını kabul etmek, hissettiğini küçümsememek, susarken bile kendini inkâr etmemek... Belki de asıl mesele bu.
Bilmesinler.
Ama sen bil.
Çünkü insan, en çok kendinden sakladıklarında yorulur.