• Reel sosyalizmden edindiğimiz deneyimler şunu göstermiştir.
    Bireyciliği yok etmek adına,baskıcı ve aşırıya varan bir toplumculuk dayatması bir fayda sağlamamıştır.
    Sosyalist idea, bireyi toplumsal bir varlık olarak görür.
    Bireyin özgür iradesi ve talepleri ile bilim,sanat ve üretim sistemine dahil olması için gerekli koşulları sağlama fikri üzerinde yükselir.
    Birey sadece toplum için değil,kendisi içinde bir şeyler yapma şansına sahip olabilmelidir.Ona bu imkanı vermediğiniz de farklı bir tür kanser hücresi bünyede oluşmaya başlar.
    Yugoslav sosyalistleri işte bu hassas dengeyi kurabilmek adına ciddi teorik ve pratik çalışmalar yapmıştır.
    Onların vardığı sonuç; Öz yönetim modeli ve farklı bir özerk sosyalist yönetim şeklidir.
    Bununla ilgili yazmaya devam edeceğim.
  • 112 syf.
    ·24 günde·Puan vermedi
    Uygarlığımız "gelişirken", çağdaş kültürümüzün ve toplumun insanlarının kayıp ya da çöküş olarak yaşadığı yönlerini ifade eden,çöküş temaları " MODERNLİĞİN BAZI SIKINTILARI" başlığı altında üç ana tema olarak mukaddime, aynı zamanda kitabın özeti sayılabilecek ilk bölümde ele alınıyor.

    SIKINTILAR

    1) BİREYCİLİK
    Birçok insana göre Bireycilik:
    -Modern uygarlığın en büyük kazanımıdır.
    -Kendimiz olma özgürlüğünü sınırlayacak her şeyden ( ekonomik düzenlemeler, aile yaşamı modelleri, geleneksel hiyerarşi) vazgeçmektir.
    -İnsanların belli bir konum, rol, sınıfa kıstırılmış düzenlerinin yitirilmesiyle gelen "özgürlük"tür.

    Diğer görüşler

    - Bizi sınırlayan düşünceler,sistemler aynı zamanda anlam da veren düşünce ve sistemlerdi.
    -Bireycilikle birlikte yitirilen anlam ve yüksek amaçlar,benlik üzerine odaklanmayla yaşamın tatsızlaşması, daralması, başkalarına karşı kayıtsızlık bireyciliğin karanlık yanını oluşturmakta.

    2) ARAÇSAL AKIL
    - Araçsal akılla, belirli bir amaca ulaşmak için araçların en ekonomik olarak nasıl kullanılacağını hesaplarken başvurulan akılcılık türü kastedilmekte.
    - Buna göre başarının ölçüsü " maksimum verimlilik, en iyi birim maliyettir".
    - Toplumsal düzenlemeler bireylerin mutluluğuna ve iyiliğine yönelik istenilen yönde kullanılabilir.
    Araçsal aklın bir açıdan özgürleştirici olduğu düşünülse de yaşamımızı ele geçirme tehlikesi gösterdiğine ilişlin de yaygın bir rahatsızlık vardır.
    - Bizim için sürekliliği ve anlamı olan nesnelerin varlığının geçici, taklit mallar uğruna kenara atılma tehlikesi...
    - Çok yönlü ilişkilerimizin menfaat, çıkar gözetilen hale dönüşmesi...
    - Artık yarar sağlamayan varlığın bir araç olarak görülmesi...

    3) SİYASAL DÜZLEM
    -Bireycilik ve araçsal aklın etrafında yapılanmış toplumun, Özgürlük yitimiyle birlikte öz yönetim zayıflığı ve akabinde kamusal alana yabancılaşması...
    - Yeni modernliğe özgü yönetimde gelişen "yumuşak" despotluk, diğer bir görüşle "büyük vekil güç" tarafından sağlanan halk denetimi...

    Kitabımız ana hatlarıyla, Üç sıkıntı ( 1. Maddeye oldukça geniş , 2. Maddeye kısmen daha az bir bölüm ayırarak) ve bu olgular etrafında gelişen yaygın kaygılar üzerinden aktarılan bir çok görüş/karşıt görüş, yazara ait yöntem ve düşünceler ihtiva ediyor. Başlıkların alt başlıklara, maddelere, kavramlara açılması, her paragrafta karşınıza çıkacak yeni bir görüş ve her görüşün getirdiği yorum ve fikirler...
    Sonuç;
    Yazar bir şeyin/görüşün, ne tamamıyla kabul, ne de tamamıyla reddedilemeyeceği, her görüşün alınacak ve alınmayacak yönleri olduğunu yer yer ifade etmekte.Ana temalar üzerinden aktarılan görüşlerin olumlu ve olumsuz görülen yönelerini okuyucuya sunmakta.
    "Modernliğin yerden yere vuranları olduğu gibi, göklere çıkaranları da var. Uzlaşılan bir şey yok, tartışma sürüyor".

    Kitabın yazım prensibini anlatan en açık cümleler şunlar olsa gerek;

    "Aslında bize düşen, özgür ve saygın bir toplum için,hepsi de önemli olan birden çok işleyişi, kendi kendine ket vurmayacak şekilde birleştirmektir".



    Beyin fırtınasına hazır olarak okumaya başlayabilirsiniz. Dikkatli bir odaklanmayla güzel ve belki de biraz sancılı geçecek bir okuma süreci olabilir.