• ETKİLİ ANA BABA EĞİTİMİ

    Yazar: Dr. Thomas GORDON

    Bölüm1. ANA-BABALAR SUÇLU DEĞİL AMA EĞİTİMSİZLER

    Ebeynliğin zorluğuna, kutsalligina rağmen hicbirsekilde eğitime tabi tutulmadığı ve hepimizin çaresiz kaldığı yerlerde bu kitaptaki yöntem ve becerileri öğrenip ve onları ne zaman ve hangi amaçla kullanilacagi anlatılıyor. Etkili anne baba olma eğitimi ile sorunlara çözüm sunuluyor

    Bölüm2. ANA-BABALAR TANRI DEĞİL İNSANDIRLAR
    Burda biz anne babalara sürekli tekrarlanan anne baba aynı fikirde olmamalı ve tutarlı olmalı kuralına aykırı yazar buna katılmadığını belirtmiş.
    *Etkili bir ana baba olmak için tutarlı olmak zorunda değilsiniz. Ana babaların tutarsız olması kaçınılmazdır. Tutarlı olmaya çalışırlarsa gerçekçi olamazlar.

    *Eğer çocuğun davranışını kabul edemiyorsanız, ediyor gibi davranmamalısınız. İçinizden sevgi gelmiyorsa seviyormuş gibi görünmemelisiniz. Ayırım yapmış olmamak için yapmacık kabul ve sevgi göstermek zorunda değilsiniz. (Dürüstlük). Çocuğun gerçek duyguyu anlamasıdır.

    *Eşiniz ve siz çocuklarınızla olan ilişkilerinizde ortak bir cephe oluşturmak zorunda değilsiniz.(Ana baba dan birinin yapmacık olması söz konusudur)

    *Yapmanız gereken en önemli şey duygularınızı tanımayı öğrenmektir.

    *Çocukların yaptığı ya da söylediği pek çok şeyi kabullenen (gerçekten, samimi) ana babalar kişi olarak kabullendikleri duygusu taşıyan çocuklar yetiştirecekledir.

    *Sınır koyarak yasaklayarak çocuğun davranışlarını değiştirmeye çalışmayın. Bütün çocuklar yasaklardan nefret eder.

    *Çocuklara kendi problemlerini kendileri çözmeleri için onlara fırsat tanima gerekliligi bu da etkin dinleme ile olacaktır..

    Bölüm3.ÇOCUKLARIN SİZINLE KONUŞMASI İÇİN ONLARI NASIL DINLEMELİSİNİZ?
    💥Kabul Dili ile💥

    * Bir insan bir başkası tarafından olduğu gibi kabul edildiğini hissedince o zaman bulunduğu yerden kımıldamayan,nasıl değişeceğini, gelişeceğini,farklı olacağını ve olduğundan dâhâ iyi olabileceği düşünmeye başlayacaktır.

    * Kabul, minicik bir toplumun içinde gelişip, olabileceği en güzel çiçeğe dönüşmesine yardım eden verimli bir toprak gibidir.

    * Çocuğa ne kadar çok ne olduğunu söylersen onu olur.

    * En etkili olanlar kendilerine yardım istemek için gelenlerini gerçekten kabul ettiklerini onlara iletebilendir.

    * Ana babaların çocuğu kabul etmesi başka bir şey bunu ona hissettirmesi başka şeydir. Ana babanın kabulü çocuğa ulaşmadıkça onun üzerinde hiç bir etkisi olmaz.

    * İyi bir danışman olmak için psikoloji bilgisi ya da insanların akıl düzeyinde anlamak gerekmediğini biliyoruz. Önemli olan, öncelikle insanlarla yapıcı bir şekilde nasıl konuşulacağını öğrenmektir. Psikologlar buna "terapötik İletişim” derler. (İnsanlara kendilerini iyi hissettirebilmek, konuşmaya yüreklendirmek, duygularını açıklamasına yardım etmek, korku ve göz dağı duygusunu azaltmak.)

    * Ana babalar çocuğa karışmayarak onu kabul ettiklerini gösterebilirler. Genelde babalar çocukların kendi uğraşlarına yalnız kalmalarına izin vermiyor ve ellerini çocuklardan çekmek onlara çok zor geliyor.

    * Genellikle ana babalar, terapistler ve danışmanlar tarafından “Tipik On İki" denilen sözlü tepkileri kullanırlar. Kullanmamız gereken 12;

    1) Emir vermek, yönlendirmek;

    2) Uyarmak. gözdağı vermek

    3) Ahlak dersi vermek;

    4) Öğüt vermek, çözüm ve öneri getirmek

    5) Öğretmek, nutuk çekmek, mantıklı düşünceler öne sürmek;

    6) Yargılamak ,eleştirmek, suçlamak;

    7) Övmek, aynı düşüncede olmak;

    8) Ad takmak, alay etmek

    9) Yorumlamak, analiz etmek tanı kovmak;

    10) Güven vermek, desteklemek, avutmak, duygularını paylaşmak;

    11) Soru sormak, sınamak, çapraz sorgulamak;

    12) Sözünden dönmek oyalamak, şakacı davranmak, konuyu saptırmak;

    başlıkları altında toplanabilecek cevaplardır. Bu cevapların hepsi yapıcı değil yıkıcıdır ve terapist ve danışmanlar çocuklarla çalışırken bu 12 sözlü tepkiyi kullanmazlar.

    * Sözlü iletimde 2 önemli husus vardır:

    1-) Basit Kapı Aralayıcılar

    2-) Etkin dinleme.

    Basit Kapı Aralayıcılar: Çocuğun duygularını hiçbir yaralama ve görüş beyan etmeden ve daha etkili bir şekilde aktarmasını sağlama "Anlıyorum", "Oh", "Hımm' “olur”, "Bana ondan söz et', "Duymak istiyorum", "Senin görüşün ilgimi çekiyor", "Bu konuda konuşmak istermisin bunu tartışalım", Anlatacaklarını dinlemek istiyorum" "Bana her şeyi anlatmanı istiyorum", "Bu konuda bir şeyler söyleyecek gibisin”, "Bu senin için önemli gibi görünüyor”, “Duygularını âçıklamaya hakkın var", Senden öğreneceğim, şeyler olabilir”, "Senin görüşünü gerçekten öğrenmek istiyorum .Bu tip yaklaşım sâdece çocukları değil yetişkinleri de yakınlaştırır. Temelde değerli olduğunu, sayıldığını, önemli olduğunu hissettirmek esastır.

    Etkin Dinleme: Temelde çocuktan gelen mesajı doğru çözümleyip geri gönderme vardır,yani herhangi bir şekilde kendi düşüncesini katmadan karşı tarafın ne anlatmak istediğini anlayıp tekrar geri iade etme: Bir kaç örnek:

    I-Çocuk:Bu yıl ki öğretmenimi hiç sevmedim.

    Anne baba: Öğretmeninden hoşlanmadığın için düş kırıklığına uğramışsın

    Çocuk: Evet öyle

    2-Çocuk:Yemek ne zaman hazır olur.

    Anne: Acıkmışsın. Yemeğe kadar biraz yağlı ekmek ister misin? Baba gelmeden yemek yiyemeyiz. O da bir saati bulur.

    Çocuk: İyi olur. Biraz atıştırayım. :

    ·Etkin dinleme bastırılarak unutulmaya çalışılan duyguları boşaltmaya yardım eder.

    ·Etkin dinleme çocukları ana babalarının söylediklerini ve düşündüklerini dinlemeye daha istekli yapar.

    ·Etkin dinleme topu çocukta bırakır.

    Etkin Dinlemeyi kullanmak İçin Gerekli Yaklaşımlar:

    *Çocuğun söyleyeceği şeyi duymak istemelisiniz. Bu
    onu dinlemek için zaman ayırmak istemeniz anlamına gelir.

    *O sırada yaşadığı problem konusunda yardımcı olmayı gerçekten istemelisiniz. İstemezseniz, isteyinceye kadar bekleyin.

    *Hisleri ne olursa olsun sizinkilerden ne denli farklı olursa olsun onun hissettiklerini gerçekten kabul ediyor olmalısınız.

    *Çocuğun duygulayla başa çıkabileceğine onların üstüne gidebilecegine,çözüm bulabileceğine tam olarak güvenmelisiniz. (Bu güveni,tam olarak çocuğun sorunlarını çözdüğünü görerek elde edeceksiniz)

    *Duyguların kalıcı değil geçici olduğunu bilmelisiniz. Duygular değişir, nefret sevgiye dönüşebilir.

    *Çocuğu sizden ayrı bir birey olarak görebilmelisiniz. Bu, "ayrı"olma durumu çocuğun kendine ait duygularının olmasına ve çevresini kendi açısından algılamasına "izin" vermenize destek olur.ayrıca bu  "Ayrılığı" yalnızca hissetseniz bile çocuğa yardımcı olabilirsiniz. Çocuğunuz sorun yaşarken onunla birlikte değil sadece onun "yanında" olmalısınız(ama karışmamalısınız)

    💥Etkin Dinlemenin Riskleri:
    Etkin dinleme kendi duygu ve düşüncelerinizi askıya alıp çocuğun duygularını dikkate alma,onlarla geri bildirim yapma ile olur buda sizin fikirlerinizin,tavirlarinizin degismesi gibi riskler getirebilir.

    Bölüm4. ETKİN DİNLEME BECERİSİNİ KULLANMAK

    *Bunun için en uygun zaman;çocuğun sorunu olduğu zamandır. Ama sorun ana-babadayken uygun değildir.

    *Etkin dinleme,sorunu olan bir kişinin kendi çözümünü bulamazsa yardımcı ,olarak güçlü bir yöntem olur. Oysa ana-babaların çoğu çocuklarının sorunlarını üstlenmeye yatkındırlar bu ise çocukla aralarındaki ilişkinin kötüleşmesine neden olur ve çocuklarına etkili danışmanlık yapma şansını kaçırır.

    Güzel Bir Etkin Dinleme Örneği

    Çocuk: Matteo  benimle oynamak istemeyecek.Benim yapmak istediğim hiçbirşeyi yapmak istemiyor.

    Anne: Matteo'ya biraz kızgınsın(Etkin Dinleme)

    Çocuk: Evet. Bir daha onunla oynamayacağım.O artik benim arkadaşım değil.

    Anne: Ona öyle kızgınsın ki onu bir daha görmek bile istemiyorsun.

    Çocuk: Doğru. Ama o arkadaşım olmazsa oynayacak başka kimsem yok.

    Anne: tek başına kalmaktan nefret ediyorsun

    Çocuk: Evet. Sanırım onunla iyi geçinmeliyim. Ama ona sinir olmamak benim için gerçekten zor.

    Anne: Matteo'yla daha iyi geçinmek istiyorsun. Ama ona kızmamak sana zor gelecek

    Çocuk: Eskiden böyle değildi, ona kızmazdım, çünkü ne istersem onu yapardı. Artık onu yönetmeme izin vermiyor.

    Anne: Matteo artık senin istedikleri kabul etmiyor.

    Çocuk: Öyle. Artık büyüdü. Ama aslında şimdi daha çok eğleniyoruz.

    Anne: Onu bu haliyle daha çok beğeniyorsun.

    Çocuk: Evet. Ama onu yönetmekten vazgeçmek biraz bana zor geliyor. Buna alışmışım. Arada bir onun istediğini yaparsak belki daha az dövüşürüz. İşe yarar mı dersin.

    Anne: Onu bazen rahat bırakmanın ise yarayip yaramayacağını düşünüyorsun
    Çocuk: Evet belki ise yarar.Bunu deneyeceğim.
    Gibi birkaç etkin dinleme örnekleri var..
    💥Etkin Dinleme Kullanılırken Sık Yapılan Hatalar; *rehberlik yoluyla çocukları yönetmek
    *kapıyı açıp sonrada yüzüne kapatmak(konuşmanın "etkin dinleme" ile başlayıp "değerlendirme" "tavsiye" "çözüm önerisinde bulunma" şeklinde ilerlemesiyle)
    *Papağanlaşan ebeveyn (duyguya inmeyip sözlere takılı kalıp tekrar ederek) (yapılması gereken "kodu yineleme" değil "duyguyu geri iletme" olmalı)
    *empatisiz dinleme
    *yanlış zamanlarda etkin dinleme(iki tarafta hazır olmali. Çocuğun yüz,ifadesinden hazır olmadığını anlasilinca yapılmamalı)


    Bölüm5. KONUŞAMAYAN BEBEKLER NASIL DİNLENİR? Onların ihtiyaçlarını karşılamaya çalışarak(aslında bunu tüm ebeveynler yapıyor.ağlayan çocuğa şu mama emzik kucak oyuncak verip hangisinde sustugu ile etkin dinleyerek)

    Bölüm6. ÇOCUKLARIN SİZİ DİNLEMELERİ İÇİN NASIL KONUŞMALISINIZ?

    *Çözüm iletisi göndermeyerek! "Çözüm iletileri" nelerdir; 1.emir vermek yönlendirmek
    2.Uyarmak gözdağı vermek
    3.ahlak dersi vermek
    4.öğüt vermek,çözüm önerileri sunmak..
    *"Engelleyici ileti" göndermek;  1.yargılamak,eleştirmek,suçlamak
    2.ad takmak,alay etmek,utandırmak, 3.yorumlamak tanı koymak, analiz etmek, 4.öğretmek, nasıl yapılacağını söylemek
    Peki Bunlar Ne Yapar;  -kişinin yaşamı boyunca engellenmesinin tohumlarını atar. (Su damlalarının mermeri delmesi gibi her gün kullanılan bu bastırıcı iletiler de yavaş yavaş hissedilmeden çocuklar üzerinde yıkıcı etki bırakırlar.) -Çocuklar pismanlik ve suçluluk duyarlar. -Çocuklar ebeveynlerinin tarafsız olmadığını düşünürler(yanlış birşey yapmamistim diye) -çocuklar sevilmediklerini reddedildiklerini düşünürler -çocuklar bu tür iletilere karşı koyar,değişime direnirler -eleştiriyi yansıtırlar(ama sende....diyerek) -çocuklar yetersiz olduklarını hissederler.
    💥Çocuklarla yüzleşmenin etkili yolları
    *"sen iletileri" ve "ben iletileri"

    *"Sen İletileri" ana-babanın duygularını iletmede yetersiz kalırlar.(Yapma şunu, yaramazlık yapıyorsun, daha iyi öğrenmelisin, çünkü çocuk bunları ya ne yapması gerektiği(çözüm îletme) ya da kötü olduğu (suçlama ve değerlendirme) şeklinde çözümleyecektir.

    *Ben İletileri ise çocuğun ana-babanın kabul edemediği davranışını değiştirmesinde daha etkili olduğu gibi, çocuk ana baba ilişkisi de daha sağlıklıdır. (Yorgun olduğum için canım oyun oynamak istemiyor. Akşam yemeğini zamanında yetiştiremeyeceğimden endişeleniyorum. Tertemiz mutfağımın kirlendiğini görünce üzülüyorum..

    Bölüm7. BEN İLETİLERİNE İŞLEV KAZANDIRMAK

    E. A.E. yi yeni öğrenen ana-babaların yaptığı yanlış b"Ben iletileri"
    1.kılık degistirmis sen iletisi(düşünüyorum hissediyorum gibi(becerisizsin=beceriksiz olduğunu düşünüyorum gibi)

    2.olumsuzu vurgulamayin
    3.çocuktan yetişkinden bekleneni beklemeyin
    4.patlayan vezüz(tüm kızgınlık kırgınlığı ben diyerek aktarmak.
    💥Çocuklarımıza günlük olaylarda "ders vermeye" olan isteğimiz, onlara çok daha önemli konularda ders verme şansımızı kaybettirir.

    💥Genellikle ana babaların çocuklarına olan kızgınlığı ikincil duygudur. Yani birincil duyguyu yaşattığı için ders vermek, cezalandırmak için takınılan bir tavır. Aslında kızgınlık her ne kadar gerçek bir duyguysa da daha gerçek olan bilir şey varsa insanın kendi kendini kızdırdığıdır.(AVM de kaybolan çocuğu ararken telaşlanıp korkmamiz,buldugumuzda neden yanımdan ayrıldın diye kızmamiz gibi)

    Bölüm 8.ORTAMI DEĞİŞTİREREK KABUL EDİLMEYEN DAVRANIŞI DEĞİŞTİRMEK

    1-Ortamı zenginleştirmek,

    2 Ortamı yoksullaştırmak,

    3-Ortamı yalınlaştırmak,

    4-Ortamı kısıtlanmak,

    5-Ortamı çocuğa uygun hale getirmek,

    6-Bir uğraş yerine başkasını koymak,

    7-Çocuğu ortamdaki değişikliğe hazırlamak.

    8-Daha büyük çocuklarla geleceğe yönelik düzenlemeler yapmak.

    Bölüm9. EBEVEYN-ÇOCUK ÇATIŞMALARI:KİM KAZANMALI?
      E.A.E de iki kazan-kaybet yöntemi.yöntem 1;ebeveynler kazanır yöntem2; Çocuklar kazanır.(ikisi de etkisizdir...bolum11 de kaybeden yok kuralı tavsiye edilmemektedir)

    💥Verilen işleri yapmaya yanaşmayan çocukların ana babaları, aslında işbirliği için çocuklarına şans tanımazlar. Çocuğu bir şey yapılmaya zorlayarak hiç bir zaman işbirliği elde edilemez.

    💥Ana-babalar güç ve otoritelerini kullanarak çocuğu bir şey yapmaya her zorlayışlarında kendini denetleme ve sorumluluk edinmeyi öğrenme şansını elinden aldıklarını bilmeliler.
    Bölüm1O. EBEVEYNGÜCÜ; GEREKLİ Mİ, HAKLI GÖRÜLEBİLİR Mİ?

    *Ergenler ana-babalarına değil onların gücüne isyan ederler.
    *Ana-babalar çocuklarını yetiştirirken güce dayanmayan yöntemleri kullanırlarsa çocuklar ergen olduğunda, isyan edecek bir şey bulamazlar.
    *Çocuklarını güç kullanarak eğitmeye çalışan ana-bâbalâr güçlerini düşündüklerinden de erken bir zamanda yitirme riskiyle karşı karşıyadırlar.

    *Ebeveyn gücünün çocuk üzerindeki etkileri: 1.Karşı koyma, meydan okumak, başkaldırma olumsuz davranma  2.küskünlük, kızgınlık, düşmanlık, 3.saldırı, öç alma, tokada tokatla karşılık verme, 4.yalan söyleme, duyguları saklama 5.başkalarını suçlama dedikodu yapma aldatma 6.hükmetme,zorbalik etme 7.kazanma isteği,kaybetmekten nefret etme 8.Birleşik Cephe oluşturma 9.uysallık boyun eğme 10.yağcılık 11.uyma,yaratıcılığın olmaması, yeni birşey denemekten kaçınma 12.içe dönme,kaçma,hayal kurma geri çekilme

    💥Ana babalar çocuklara kendi ana babaları onlara aynı şeyi yaptığından dolayı hükmetmek ister.

    💥Çocuklar ödüllü ve cezası bol bir ortamda yetiştirilince "iyi" görünme ve kazanma ya da "kötü" görünmekten ve kaybetmekten kaçınma gereksinimi duyabilirler. Olumlu değerlendirmeleri çok yapan ,para ,armağan türü ödülleri bol veren ana babaların evlerinde bu geçerlidir.

    💥Ödülün alandan çok alamayana zararı vardır.
    💥Çocuklar ana babasına kabul edilemez gelen davranışını değiştirebilmek için onların bu davranışla ilgili durumlarını bilmek ister. Ancak otorite kullanıldığı zaman davranışı değiştirmek istemezler. Kısaca çocuklar davranışlarının değiştirilmesini ya da kısıtlanması gerektiğini anlarlarsa bunu kendileri yapmak ve yetişkinler gibi davranışları üzerinde kendi otoritelerini kullanmak isterler.

    💥Paradoksal olmakla birlikte gerçek durum şudur; Ana-babalar güç kullanarak çocukları üzerindeki etkilerini kaybederler. Güç kullanmaktan vazgeçtiklerinde ise etkileri artar.

    Bölüm11. ÇATIŞMALARI ÇÖZMEK İÇİN "KAYBEDEN YOK" YÖNTEMİ
    Yöntem 1 ve yöntem2 nin aksine yöntem 3(kaybeden yok)  her iki tarafıda memnun eder. *Çocuk bu yöntemi uygulamaya daha isteklidir *çocukların düşünme becerilerini geliştirir *az düşmanlık çok sevgi *az zorlama *güç kullanımı gerekmez *yöntem3 otorite ihtiyacını bertaraf eder * gerçek sorunları yakalar *çocuklar için terapi gibidir.
    💥Ana baba ve çocuğun gereksinimlerinin çatıştığı bir durumda karşılaştıklarını varsayalım.

    Ana baba her ikisince kabul edilebilecek bir çözümü birlikte aramaları için çocuktan katılım ister.

    Biri ya da ikisi de çözümler önerebilir. Çözümler, değerlendirirler ve sonunda ikisine de uygun gelen birinde anlaşırlar. Hiçbiri çözüme gelmeyeceği için güç kullanarak birbirlerine boyun eğdirmeye çalışmazlar.
    insanlar alınmasında katkıları olan kararları uygulamaya kendilerine zorla kabul ettirilen kararları uygulamaktan daha çok istekli olurlar.

    💥Kaybeden yok yöntemi çocuklara karşı, büyüklere davrandığımız gibi davranması ve onların gereksinimlerini de kendilerimiz kadar önemli görmeyi öğretir.

    💥💥Kaybeden yok yöntemine bir örnek💥💥 "5 yaşındaki oğlumuz tv'deki bilim-kurgu fılmine pek düşkündü. Onları izledikten sonra kabus görmesi bizi endişelendiriyordu. Aynı saatte yayınlanan başka bir program hem eğitici hem de korkutucu değildi. Bu programı da seviyor ama onu pek tercih etmiyordu. "Kaybeden yok" yöntemiyle bu programlan dönüşümlü izlemesine karar verildi.

    Bölüm12. EBEVEYNLERİN KAYBEDEN YOK YÖNTEMİYLE İLGİLİ KAYGILARI VE KORKULARI
    *yöntem3 ebeveyn zayıflığı olarak görülür mü?Hayır!kaybeden olamayacağı için iki taraf içinde olumlu bir durum ortaya çıkar yok bir taraf ağır basıyorsa yöntem1 yada yöntem2 hala devam ediyor demektir. 
    *Yöntem3 çok zaman alır mı? -bazen Evet ama bu çatışma için ayrılan zamandan çok daha azdır aslında ;)
    * ebeveynler daha deneyimli oldukları için yöntem 1i kullanmaya hakları yok mu? Çocuklarımın saygısı yitirir miyim? -Ana babalar da yetenek ve bilgilerini ortaya koyarak çocuklarının saygılarını kazanabilirler.(dayatmadan)

    Bölüm13. "KAYBEDEN YOK" YÖNTEMİNE İŞLERLİK KAZANDIRMAK

    Kaybeden yok yöntemini başarı ile başlatanlar; önerileri ciddiye alarak oturup çocuklarına bu yöntemi ayrıntıların ile anlatan ana babalardır.

    💥Kaybeden yok yönteminin 6 basamağı:

    1- Sorunu tanımlama

    2- Olası çözümler üretme

    3- Çözümleri değerlendirme

    4- En iyi çözüme karar verme

    5- Kararın nasıl uygulanacağını belirleme

    6- Değerlendirme için çözümün uygulanışını izleme

    💥Kabul edilebilir bir çözüm bulunamaz ise gerekirse ikinci toplantı veya daha çok çaba gösterme ısrar etme (çözüm bulmamız için başka yollar olmalı).

    💥Alınan kararları birlikte uygulama ceza gerekirse ana babalara da ceza verme.

    💥Kaybeden yok yönteminde ana babalar çocukların kararı yerine getireceğini ummalıdırlar.(güvenmeli)

    💥Çocuklar arasındaki çatışmada da kaybeden yok yöntemi uygulanabilir.

    Bölüm14. ANA/BABA "İŞTEN ATILMAKTAN" NASIL KURTULUR?

    *Çocuklar ana babalarını çok sık işten atarlar. Ergenlik çağına erişince anne ve babalarını defterden siler, onlarla olan ilişkilerine son verirler. Oysaki çocukların karşı geldikleri esas şey büyüklerin kendileri değil, onların
    özgürlüklerini ellerinden alma çabalarıdır. *Onları değiştirme ya da kendi kafalarındaki kalıba sokma çabalarına, bezdirmelerine kendi doğru yanlışlarına göre davranmaya zorlamalarına isyan ederler.
    *Ana-babalar çocuklarına değerlerini baskı yaparak değil, onlara uygun yaşayarak öğretebilirler. *Kuvvetle inanıyorum ki, bugünün gençlerinin yetişkinlerin değerlerinden çoğunu reddetmelerinin başlıca nedenlerinden biri, yetişkinlerin dediklerini yaptıklarıyla geliştiğini fark etmeleridir. (Söyleyerek değil yaparak örnek olun)

    Bölüm15 EBEVEYNLER KENDİLERİNİ DEĞİŞTİREREK ÇATIŞMALARI NASIL ÖNLEYEBİLİRLER? Şu sorulara doğru cevabı buldugumuzda; 1.kendimden ne kadar hoşnutum? (Kendinizi daha çok kabul edebilir misiniz?
    2.onlar kimin çocuklari?
    3.çocuklari gerçekten seviyor musunuz yoksa belirli tip çocukları mi seviyorsunuz? 4.tek doğru olan sizin değer ve inançlarınız mi? 5.oncelikli ilişkiniz eşinizle mi? 6.ebeveynler tavirlarini degistirebilir mi?
    Bölüm 16.ÇOCUKLARIN ÖTEKİ EBEVEYNLERİ  büyükanne,büyükbaba, çocuk bakıcıları, öğretmenler, okul müdürleri, danışmanlar,antrenörler.....   Veee kitabın son kısmı ise;etkin dinlemeyi, duyguya yönelmeyi, ben iletileri göndermeyi kavramış miyiz bakalım diye küçük testler le kitap biterrr
  • 425 syf.
    Okuyup bitirdiğim ve bende derin izler bırakan bir eser oldu.Eserde Yazar Kuznetsov görüp yaşadığı gerçek dramı yalın bir dille aktarıyor.1941'de Hitler döneminde Alman askerlerinin Kiev'i kuşatması ve faşitliğin daniskasına imza attıkları savaş...... Bende o savaştaymışım ve ölüme nefes kadar yakın bir yahudiymişim gibi bunalıma girdim.

    Bundan sonra bazı yaşanmışlıkları aktarıp devam edeceğim.
    -Ve DİNA! Anne-Babası yahudi olan genç bir kız, genç dediğim 13-14 yaşlarında. Almanlar tarafından ailesi kurşuna dizilip diğer yahudiler gibi Babi Yar çukurunun dibine atılır.Dina'da çukura satılmak için kendi sırasını beklerken kimsenin farketmeyeceği şekilde ölmeden kendini Babi Yar'ın dibine atar. Çukur çok derin olduğundan uzun bir süre havada kaldığını hisseder ta ki içinde ölmüş ve hala yaşamakta olan insanların olduğu kanlı çukurun dibine batana kadar.Dina o an anladıki sımsıcak kanın tarifi olmayacak kötü bir koku ve ölmüş-ölmemiş insanların arasına saplandığını hissetmeye başlaması.....Gece çöktüğünde üstlerine toprak atılmayı bekliyor ve gecenin çöküşüyle çukura toprak atılmaya başlanır. Almanların toprak atmayı kestiğini anlayınca elleriyle toprağı kazıp koca kanlı çukuru aşmayı başarır. 1-2 gün aç, susuz ve yorgun durmadan koşar. Susuzluk başına vurunca geçtiği bir bahçede gözüne kestirdiği iki domatesi almak için bahçeye girince ev sahibine yakalanır.Komşularla etrafı sarılır ve ordan geçmekte olan Alman askeri kalabalığı görünce gelip kızı alıp yola koyulur.Dina nereye gittiğini bilmeden Askeri takip etmeye devam eder. Asker arkasını dönüp Dina'yı kontrol eder ve Dina'nın kanla karışık çamur içinde, ayakkabısız olduğunu farkeder. Alman birliğine vardıklarında asker Dina'yı içeri alır. Tüm üstlerinin çıktığını anladığında Dina'nın eline bir bez verir ve ondan pencereleri silmesini ister. Ne acıdır ki aynı dili konuşamadıkları için DİNA Alman'ın bunun istemesinin nedenini anlayamıyor. Alman askeri - tüm pencereleri sil üstlerm gitti-sen pencereleri silerken dışarıya bak ve kaçabileceğin yolu gözüne kestir. DİNA kaçar ama malesef tekrar yakalanır.
    -Savaş sürerken Alman faşistlerinin zalimlikleri yetmiyormuş gibi birde Ukraynalıları iş, aş ve dahs güzel bir yaşam gibi yalan vaatlerle sürgüne zorlarlar. Birçok insan Almanya'da zorla çalıştıtılarak katledilmiştir. Ukraynalıların Almanya'dn akrabalarına yolladıkları mektuplardan kimi bölümler şöyle aktarılıyor :
    -->>Eğer biri gecikir, dinlenir veya başka bir yere giderse polis ateş açardı. İki
    çocuğun babası bir adam Kiev'den gelirken trenden attı kendini. Polizei treni durduttu, kaçağı yakaladı, sırtından kurşunlayıp öldürdü. Tuvalete silahlı nöbetçilerle gidiyorduk ve kaçmaya yeltenen herkes vuruluyordu.Öğleden sonra saat üçe dek hamamda tutuluyorduk.Titreyerek bekler ve sonuna doğru nerdeyse bayılırdım. Erkekler kadınlarla hamamda birlikte yıkanıdı. Çekingenlikten her yanım yanardı. Almanlar çıplak kızlara doğru yürürler, göğüslerini ellerler ve en hassas yerlerine vururlardı.
    Her canı çeken içeri girip bizi aşağılayabilirdi. Bizler tutsaklarız ve her istediklerini yapabilirler bize. Yiyecek yok. Ne de bir daha eve dönebilme umudu...

    --Fransa'dan aşağı yukarı 60 mil uzaklıkta Trier'in varoşlarında, sahibimiz çiftliğinde yaşıyorum şimdi. Nasıl yaşadığımı daha önceden biliyorsunuz. Patronumun on yedi hayvanı var. Günde iki kez temizlemeliyim. Ağılı temizlerken içim bulanıyor. Midem öyle aciyor ki öksüremiyorum bile. Domuzlukta dokuz domuz var,bunu da temizlemeliyim. Temizlerken gözlerim öyle yaşarıyor ki zorlukla görebiliyorum. Sonra on altı odanın hepsini de temizlemeliyim, sonra da bütün işi yapmalıyım. Tüm gün boyunca hiç oturmuyorum.Yatağa girdiğimde, farkına varmadan gece geçiveriyor. Yürürken dayak yemiş gibi her yanım ağrıyor... Sahibem cadının biri. İçinde hiç kadın yüreği çarpmıyor kadının, yalnızca bir taş. Kendisi hiçbir iş görmediği gibi, ağzından uçuşan tükürükleriyle deli gibi bağırıyor.

    ---Yürürken halk bize sanki hayvanmışız gibi bakıyordu. Çocuklar bile burunlarını örtüp tükürdüler.Birilerinin yakında bizi satın almasını umuyoruz.Biz Rus kızları Almanya'da oldukça ucuzuz beş mark'a istediğini seçersin. 7Temmuz 1942'de bizi bir fabrika sahibi satın almıştı... Saat altıda yataktan kaldırılıp beslenmeye götürülürdük. Anacığım, bizim orda domuzlar bile yemez bize verdiklerini, ama bunu yemek zorundaydık. Turp yapraklarından bir çorba pişirip içine birkaç patates atarlardı. Almanya'da yemekle birlikte ekmek vermiyorlar... Bize hayvanlara davrandıkları gibi davranıyorlar,sevgili Anacığım... Bir daha eve dönebileceğimi sanmiyorum, Anacığim...


    Savaşın sonucu 2 günde 33.700 ve toplamda 150.000'e yakın yahudi katledilmiştir Kahrolsun faşizm.