Anna Ogilvy, yirmi beş yaşında genç bir yazardır. Bir yaz gecesi, ortada hiçbir neden yokken iki kişiyi bıçaklayarak öldürür ve o andan sonra da daldığı uykudan bir daha uyanmaz. Magazin tarafından
Hikâye, dışarıdan bakıldığında oldukça karizmatik ve güvenilir görünen bir adamın etrafında şekilleniyor. Adam, kadınların hayatına doğru zamanda, doğru şekilde giriyor. İlk başta her şey kusursuz
Jean-Christophe Grangé; onu hepimiz tanıyoruz. Grangé deyince aklımıza; çok katmanlı cinayetler, ritmi düşmeyen kurgular, bilim, tarih ve psikolojinin iç içe geçtiği konular ve insanın içindeki
Hikâye, dışarıdan bakıldığında oldukça karizmatik ve güvenilir görünen bir adamın etrafında şekilleniyor. Adam, kadınların hayatına doğru zamanda, doğru şekilde giriyor. İlk başta her şey kusursuz
Bükreben Üst Kattaki Aile’den sonra hep bir umut besler olduk. Suç bizim değil. 😅 Konu güzel seversin ama bütünüyle değerlendirince eksileri var. Sen benden daha çok seversin umarım. 🙏🏻
Hikâye, dışarıdan bakıldığında oldukça karizmatik ve güvenilir görünen bir adamın etrafında şekilleniyor. Adam, kadınların hayatına doğru zamanda, doğru şekilde giriyor. İlk başta her şey kusursuz