Kabın içine ne kokusu sıkarsanız sıkın içindeki oksijenin bozulmayacağı gibi hayatımızda gerçekleşen olaylar da ruhlarımızı etkileyemez. Allah'ın sonsuz ruhundan gelen bir kıvılcım gibi olan ruhlarımız daima saf ve mükemmel bir halde dir. Kur'ân-ı Kerim'de, "Sonra ona en uygun biçimi verdi, ona ruhundan üfledi," buyrulmaktadır.
(Secde suresi, 32:9)
Nefs birçok yönden sabırsız, bencil ve hep kendi istediği olsun diye tutturan şımarık bir çocuk gibidir. Bir çocukla uğraşır gibi, nefsimizi tatlı-sert bir şekilde, sevgi ve anlayışla terbiye etmeliyiz. Ne yazık ki, bizim bencil nefislerimiz çocuklardan daha kurnaz. Nefsimizle uğraşmak, çocuklarla uğraşmaktan daha zordur.
İlim, oradan buradan toplanan,
Bir şey üstüne bir şey koymaktır.
Böyle devam eden bir insan,
Bir gün hikmete ulaşacaktır.
Çünkü sel kocamandır, lakin
Damlalardan oluşmaktadır
Bir şeyh, "Sanki cepheye paraşütle bırakıldık. Muharebenin ortasına atıldık ve mücadele etmemiz gerekiyor. Muharebe yokmuş gibi yapamayız. Öyle yaparsak canımızdan oluruz. Eğer savaşın ortasındaysak savaşmamız gerekir, yoksa kaybederiz," demişti.
Allah bizi, bu dünyadaki herkesin sevebileceğinden daha çok seviyor. Allah'ın bize olan aşkını ve merhametini düşününce, O'nu bu kadar sık unuttuğum için utanıyorum…