Canan Kangal

Dinlemek için zaman ayırmayı öğrenebiliriz. Ayrıca kendimize şunu sorabiliriz, "Buradaki kalp bağlantısı nedir? Kalbim, söylenen şeyle ilgili neler hissetmeli? Kalbim diğer kişinin kalbiyle nasıl bir bağ kurabilir?" Çoğunlukla kafamız kendi düşüncelerimizle Bylesine doludur ki muhatabımızın bir an önce konuşmayı bitirmesini bekleriz kı bir an önce biz kendi kısmımıza geçebilelim. Bu tarz bir konuşmada gerçek bir bağlantı ortaya çıkmaz, ancak gerçek bir konuşmanın ucuz bir taklidi yapılmış olur.
Tasavvuf ve Din
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Abdülkadir Geylânî Hazretleri şöyle yazar, "Kalbin cilalı bir aynadır. Onun üstünde birikmiş olan toz perdesini silip temizlemen gerekir çünkü onun kaderinde ilahi sırların nurunu yansıtmak vardır."
Ne yazık ki bazı ebeveynler çocuklarını belli şartlarla seviyorlar. Ve çocukları da "sevimli", "sporda başarılı" veya "okulda iyi" oldukları zaman sevilme hissini yaşayabileceklerini çok çabuk kavrıyorlar. Başarıları için sevildiklerini yani sevilmeye bizzat layık olmadıklarını öğreniyorlar. Çocuklarımıza, ne olursa olsun onları seveceğimizi kesinlikle bildirmek ve göstermek zorundayız. Tercihleriyle mutabık olmayabilir, onlara kızabilir yahut zararlı bir şey yapmalarına engel olmak için onları zorla durdurmak zorunda kalabiliriz. Ama ideal olarak onları sevmekten asla vazgeçmeyiz ve bunu da onların bilmesini sağlamalıyız.
Muzaffer Efendimi ziyarete bir keresinde iki Amerikalı psikiyatr geldi ve dervişleriyle nasıl "çalıştığını" sordular. Efendim şöyle demişti, "Biri bize geldiğinde ona şöyle bir bakarız. Herkesin, davranışları ve sıfatları ne kadar bozuk olursa olsun muhakkak en az bir tane insanlığa layık güzel yanı vardır. İşte biz o noktayı bulur da onu temel olarak alırız. Gerisi zaten kendi kendine hallolur."
Başkalarının hataları bize bu kadar batıyorsa, bu muhtemelen bize kendi hatalarımızı hatırlattıkları içindir. Peygamber Efendimiz (sav), "Mümin müminin aynasıdır," buyurmuştur. Yani, bir müminde iman, muhabbet, fedakârlık, ihlas gibi kendi en iyi vasıflarımızı görebiliriz. Ama aynı zamanda başka insanlarda kendi kabahatlerimizi de görebiliriz; kendimizde net bir şekilde göremediğimiz hataları, bazen başkalarında görmek suretiyle tanır hale gelebiliriz. Aynaya baktığımızda burnumuzun ucunda bir çamur görebiliriz. Bu da hemen gidip çamuru yıkama konusunda bizi motive eder. Ayna olmaksızın çamurun orada olduğunu bilemeyiz. Dolayısıyla ayna, bizim için paha biçilmezdir.
Sayfa 50·Kitabı okudu