Fakir Baykurt, köy meydanından, kahvesine, muhtardan, çobanına, dağından, tepesine hikayelerini inci gibi işlemişti. Evet bilmediğimiz hikayeler değiller belki büyüklerin hâlâ bahsettiği kıssalar vardır zaten yazarın da amacı bu, hikayeleri anlatalım, okuyanlar okumayanlara duyursun yitip gitmesin demekte. Arada okuyucuyu çekip izah eder yazarın okura göz kırpması en sevdiğimdir. Acı olaylar, kahreden sonuçlar, kafamıza vura vura öğrenmemiz gereken o kadar şey var ki genel anlamda topumsal konuları tek tek işleyip özüne değinirken iki hikayede kahkaha attırdı. Yazardan selamı alıp okudum paylaştım. Ve bir alıntı.
"Zamana kötü diyorlardı. Zamanın suçu yoktu. Gün görmüş, bun görmüş, çok çile çekmiş ana babalar: 'Zaman kötülerin elinde kaldı, bunalımlar ondan...!' diyorlardı. İyiler zamanı kötülerin elinden almak için çırpınıyor, ama alamıyorlardı. Öyle zamanlardı."