Mai

Mai
@birokurdan
İstediği, aradığı, özlediği insanlarla ancak kitaplarda tanışabilmiş birinin edebiyata sığınması şaşırtıcı değil elbette. instagram.com/mai.atelierr?ig...
Sürdürülebilir Moda
Lisans
Kayseri, 1 Ocak
120 okur puanı
Mayıs 2018 tarihinde katıldı
Puan vermedi·219 syf.··
Beğendi
·
2024 1. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 09 Şubat 2024 00:00
Fakir Baykurt, köy meydanından, kahvesine, muhtardan, çobanına, dağından, tepesine hikayelerini inci gibi işlemişti. Evet bilmediğimiz hikayeler değiller belki büyüklerin hâlâ bahsettiği kıssalar vardır zaten yazarın da amacı bu, hikayeleri anlatalım, okuyanlar okumayanlara duyursun yitip gitmesin demekte. Arada okuyucuyu çekip izah eder yazarın okura göz kırpması en sevdiğimdir. Acı olaylar, kahreden sonuçlar, kafamıza vura vura öğrenmemiz gereken o kadar şey var ki genel anlamda topumsal konuları tek tek işleyip özüne değinirken iki hikayede kahkaha attırdı. Yazardan selamı alıp okudum paylaştım. Ve bir alıntı. "Zamana kötü diyorlardı. Zamanın suçu yoktu. Gün görmüş, bun görmüş, çok çile çekmiş ana babalar: 'Zaman kötülerin elinde kaldı, bunalımlar ondan...!' diyorlardı. İyiler zamanı kötülerin elinden almak için çırpınıyor, ama alamıyorlardı. Öyle zamanlardı."
Edebiyat
On Binlerce KağnıFakir Baykurt · Literatür Yayıncılık · 2015354 okunma
İlya ilyiç Oblomov
10/10
·622 syf.··
Beğendi
·
2023 8. kitabı
·
33 günde okudu
·
Okunma: 09 Eylül 2023 00:00
Oblomovluk; eyleme geçemeyen zihnin kurduğu rengârenk ve sonsuz düşlerden tatmin olmasıydı. Oblomov, günlük rutinlerine harfiyen uyan bir adamdı son derece basit ve hareketsiz rutinlerdi bunlar.
Edebiyat
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,8bin okunma
Puan vermedi·656 syf.··
Beğendi
·
2019 33. kitabı
1997 yapımı Notre Dame'in Kamburu filminden aklımda kalan tek sahne Quasimodo'nun (Notre Dame'in Kamburu) teşhir edildiği ve kırbaçlandığını sahnedir. Kitapta o bölüme özellikle dikkat ederek okudum.
Edebiyat
Notre-Dame'ın KamburuVictor Hugo · Can Yayınları · 201842,1bin okunma
10/10
·324 syf.··
Beğendi
·
2018 81. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 01 Aralık 2018 11:29
19 öyküden oluşan kitabı Buzzati'nin kendine has üslubuyla beğenerek okudum. Zaten tanışma kitabım Tatar Çölü ile hayran olduğum yazarın özellikle zaman vurgusu, bekleyiş, umut ve bekledikçe daha çok bekleyişin ardı sıra geldiği döngüyü öyle çarpıcı anlatıyor ki sarsılmamak elde değil. Romanında da öykülerinde de bu anlatım hep var. Kitaba adını veren yedi ulak öyküsü, yedi kat, tebligat, büyük kervana baskın, acı yalan , gece bastırdığında, ölümcül günah ve Giovanni'ye veda ettiğim pelerin öyküsü en sevdiklerim oldu. Genel anlamda okuduğum başka öykü kitaplarına nazaran Dino Buzzati'nin öykülerini daha çok sevdim. Çünkü her öyküde ayrı bir lezzet vardı. Kiminde at üstündeki subay, kimisinde hastane odasındaki kaygılı hasta, başka öyküde gecenin karanlığında korkan çocuk ve daha bir çok şey oluveriyor insan. İşte yazarın albenisi de burada.
Yedi UlakDino Buzzati · Deli Dolu Yayınevi · 2017152 okunma
10/10
·202 syf.··
Beğendi
·
2018 2. kitabı
Yalnızlığı, yabancılaşmayı son derece içselleştirerek anlatmış yazar sekiz hikayeden oluşan birbirine benzer özellikler taşıyan ama her birinde farklı bir anlama ve sonuca giden bir kitap. "Beyaz Mantolu Adam" elbette ki "Korkuyu Beklerken" ve son öykü "Demiryolu Hikayecileri-Bir Rüya" çok çok sevdim hatta son öykünün bitmemesini isterdim. "Babaya Mektup" hikayesinin ise bazı kısımları hep aklımda kalacak sanırım. Kitapta beni en çok etkileyen Oğuz Atay'ın bu yabancılık hissinden kurtulmayı , insanların arasına karışmayı belli bir şarta, mecburiyete bağlaması oldu.Belli saatlerde bazı aktiviteleri yapmak veya doğa ile vakit geçirmek gibi.Buradaki tezatlık ise böylesine kendini toplumdan soyutlaştıran bir karakteri boğulmadan okuyabilmek Oğuz Atay o naif üslubu ile ağırlığı üzerinizden alıyor. Korkuyu beklerken Oğuz Atay'ın 1975 yılında yayımlanan tek öykü kitabı. Adını Tutunamayanlar kitabı ile duyuran yaşadığı dönemde pek ilgi göremeyen bir yazar. Genç yaşta daha 43 yaşındayken beynindeki tümör sebebiyle aramızdan ayrılıyor bu nedenledir ki son öyküde "Ben buradayım sevgili okuyucum, sen neredesin acaba?" çağrısıyla canımı yaktı. Daha uzun yaşamasını ve vefat etmeden önce üzerinde çalıştığı "Türkiye'nin Ruhu" kitabını bitirebilmesini dilerdim.
Edebiyat
Korkuyu BeklerkenOğuz Atay · İletişim Yayıncılık · 202233,3bin okunma