Senâ`

Senâ`
@birsenaa
Ben bir samanyolu bedevisiyim artık..
Rahmet, muhabbet bir kalpten hicret etti mi bunun ilk belirtisi kabalıktır, sertliktir, acımasızlıktır.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"İşitin ey yârenler aşk bir Güneş'e benzer. Aşkı olmayan kişi misâl-i taşa benzer. Taş gönülde ne biter, dilinde ağu tüter. Nice yumuşak söylese sözü savaşa benzer." |Yûnus Emre
Uhud Savaşı'nda Ashâb-ı Kirâm'dan yetmişe yakın şehit oldu. Uhud'da bir yenilgi, sonrasında bir toparlanma oldu. Efendimiz bir hadisinde, "Uhud bir dağdır; o bizi sever, biz de onu severiz." buyuruyor. Efendimiz'e ilk vahip Cebel-i Nûr'da geldi. Niçin Efendimiz Nûr Dağı için böyle bir cümle kurmadı? Sevr Dağı onu sînesine sakladı ama Efendimiz onun için de böyle bir cümle kurmadı. Neden? Çünkü müslümanlar Uhud'da bir mağlubiyet yaşadılar, acı yaşadılar. Yetmiş kişi orada şehit oldu ve Efendimiz'in elini, yüzünü kanatlılar. Efendimiz kendisinin dâr-ı bekâya irtihalinden sonra müslümanlar Uhud'a gelip "müslümanlar demek bu dağda yenildi ha, Allah bu dağı kahru perişan etsin." gibi ifadelerle dağa lanet okumasın diye Efendimiz adeta o dağı manevi himayesine almıştır. Ne kadar büyük bir rahmet, ne derin bir zarafet. Onun zamanından ne geliyorsa aklınıza her şey onun rahmetinden nasibini almıştır.
İnsan hakikat arayışında ve bir sürü günah yükü var üzerinde; sabıkasından, günahlarından kurtulmak istiyor. Ne yapsam diye kıvrım kıvrım kıvranıyor. Kitâb'ı açtığında onu ilk karşılayan cümle "Rahman ve Rahîm olan Allah'ın adıyla." Bu Kitab baştan sona bir rahmet öyküsüdür.
Kur'ân, insanın ruhundaki kırıkları tamir eder.