İnsanlar sıklıkla, yaratıcı yaşamın
düşlemle dolu olduğunu düşünür. Doğru olan ise, yaratıcılığın gerçekte, özelde, odaklananda, iyi gözlemlenende veya özel olarak hayal edilende yattığıdır.
Nefsimiz, değerlerimiz, yaşam durumumuz hakkındaki belirsizliğimizden
kurtuldukça şimdiki anı yakalarız. Orada, özel ve belirgin olan yerde yaratıcı
nefis ile temas ederiz. Bir başınalığın özgürlüğünü yaşamadıkça gerçek
bağlantıyı kuramayız. İçindeyizdir ama karşılaşmamışızdır.
Sanat, karşılaşma anında yatar: Gerçekliğimize ve sonra kendimize
rastlarız. Özgünleşiriz çünkü özel ve belirgin olmuşuzdur: İçinden eser doğan
bir özgünlük.