Yaratıcı yaşamın, kendimiz için oluşturduğumuz zaman lüksüne ihtiyacı vardır. Bu, hızlı bir sabah sayfaları için on beş dakika veya işten sonra bir mini banyo için on dakika olabilir. Yaratıcı yaşamın, kendimiz için oluşturduğumuz yer lüksüne ihtiyacı vardır. Bu, özel bir kitap rafı veya bize ait bir pencere önü olabilir.
Lüksü tartışırken anlatmak istediğimiz, akıştan çok bilinçte bir değişimdir. Bununla birlikte, bize lüks geleni tanıyıp onu davet ettikçe artan bir akışı başlatmış olabiliriz.
Sanat yapmak, fırsatı değerlendirmekle başlar. Şimdiki zamana dönüp günden zevk almakla başlar. Kendiniz için bazı hoş şeyler yapmakla başlar. Sanatçınıza küçük güzellikler ve rüşvetler verirken “Bu hovardalık oluyor ama Tanrı da öyle” demek, iyi bir tutumdur. Anımsayın, cimri olan sizsiniz, Tanrı değil. Tanrı’nın daha cömert olmasını beklerseniz O da size karşı daha cömert olacaktır.
Erdem tuzağına yakalanmış birçok insan, gelişigüzel bir göze nefsini yıkan bir kişi olarak gözükmez. Bu insanlar iyi baba, anne, eş, öğretmen, her ne ise, olmaya ant içmişler ve dışarıya karşı iyi görünen, onay toplayan yapay nefisler geliştirmişlerdir. Yapay nefis her zaman sabırlıdır, başkasının ihtiyaçlarını veya taleplerini karşılamak için kendi ihtiyaçlarını ertelemeye her zaman hazırdır.