• “Bitiremiyorum. Kendimi bitiremiyorum. Demek ki bir dâhiyim. Çünkü kendimi harcıyorum, harcıyorum ama bitmiyorum!”
  • "Şiirlerimde sen olmadığın zaman
    onları niçin bitiremiyorum?"
    Melih Cevdet Anday
  • Okuma şevkimi kaybediyorum...
    Son aylarda elime aldığım kitaplar sünüyor da sünüyor. Aylarca bir kitabı bitiremiyorum. Elimde sünen her kitap okuma isteğimi daha da azaltıyor. Bir kısırdöngü adeta...😒
    bu konuda bir önerisi olan var mı?
  • Bitmeyecek benim şu inşaatım. Kendimi bir türlü istediğim gibi bitiremiyorum. Bitmiyor katlarım, balkonlarım, temelim. Merdivenlerim bitmiyor. Bazen bir kat çıkıyorum gibi oluyor ama gel gör ki merdiveni yok. O kata çıkılmıyor. O balkondan bakılmıyor. Musluklardan şorul şorul sular akmıyor, kaloriferler gürül gürül yanmıyor. "Olmuyor olmuyor" şarkısındaki gibi olmuyor. Ben de levhayı asıyorum tabii, "inşaat halinde" diye. Acaba diyorum kendini istediği gibi tamamlanmış hisseden, dekore eden, geçip oturan, manzarasına da bayılan var mı? Ben miyim bir kendini çekiştirip duran? Ve en önemlisi de, nereye kadar..
  • Alişan Kapaklıkaya televizyonda da ara sıra gördüğüm bir eğitimciydi. Kitaplarını merak ediyordum çünkü televizyonda izlediğim kadarıyla anlattıkları gerçekten etkileyiciydi ve hayatlarına dokunduğu insanlara bu kadar iyi geliyor olması çok güzeldi. Yakın bir zaman önce yine bir programda denk gelmişti ve kısaca kendi hikayesini anlatmıştı Alişan Kapaklıkaya. O yaşadığı her şeye rağmen müthiş bir şekilde ayakta kalmış ve ne kadar canı yandıysa başka insanları o kadar iyileştirmeye çalışan biri gibi gelmişti bana. Gibi falan dediğime bakıp tereddüt etmeyin, gerçekten öyle.

    Yani yazardan kastımız bu kitapta karakterler yaratan, kurgu oluşturan ve baştan bir hikaye yazan biri değil. Gerçek bir eğitimci, araştırmacı ve hikayeler gerçekten yaşanmış olaylardan oluşuyor.

    Farklı yörelerde bambaşka insanların birbirinden değişik türlü sorunları ve mükemmel bir şekilde hepsine iyi gelen, olayın temeline inen ve sorunu kökten temizleyen bir insan bu yazar. Ayrıca yardımcı olduğu insanlar, o insanların hikayeleri, yazarın anlattıkları hiçbir şekilde kurgu değil.
    Yazardan bahsetmeyi bitiremiyorum ki kitaba geleyim... Türkiye'nin başına gelebilecek en güzel insanlardan biri bence bu insan. İyilerin, iyileştirenlerin varlığını bilmek bile insana iyi hissettiriyor.

    Okuduğum için pişman değilim fakat Kaplumbağa Kabuğunun Altında kitabından sonra okuduğum için okurken zaman zaman sıkıldım. Çünkü kurgu değil, gerçek her şey. Yani nasıl anlatayım; kişisel gelişim kitapları teknik anlatır ya biraz, normal bir kitap gibi alışacağınız farklı bir hayatın içine girmezsiniz işte bende de öyle oluyor. Bir kitabı okuduktan sonra kitap bitse de o hikayenin içinden çıkamıyorum ben birkaç gün. O karakterler, karakterlerin yaşadıkları hala aklımda oluyor. Bitirdiğim bir kitabın üzerinden bir iki gün geçmeden diğerine başladığımda sıkıcı geliyor sanki. Arada böyle şeyler okumak hoşuma gidiyor fakat bir noktadan sonra sıkabiliyor.
    Aslında fazla teknik anlatan ve fazla sıkıcı bir kitap değil. Sayfalar yazı bakımından yoğun değil, bu yüzden hızlıca okuyuveriyorsunuz zaten. İki gündür elime almadığım kitabın bugün tamamını okudum mesela. Biraz sizle de ilgili. Benim ise tamamen bundan önce okuduğum kitapla ilgili.

    Bu kitap sıkıntılarınızın temeline iniyor, Alişan Kapalıkaya'nın verdiği seminerlerde görüştüğü, yarımcı olduğu insanlar konu olarak ele alınmış ve onlardan bazılarına nasıl yarım ettiği, nasıl iyileştirdiğini anlatırken bir yandan okura da bunları öğretiyor.
    Aslında çok güzeldi, öğrencisinden öğretmenine, ebeveynlere, huzursuz evliliklere, tartışılan anne babalara kadar ele alınabilecek tüm konular ele alınmış kitapta. Her alandan insana hitap ediyor.

    Oturup bir günde bitirebileceğiniz tatlı bir kitap aslında. Okumanızı tavsiye ederim çünkü kitaptaki insanlar hayatlarının belli noktalarında yaptıkları hataların farkına varırken bende birsürü şeyin farkına vardım. Size pek çok şey katacak bir kitap.

    İnsanların böyle iyiliklere, güzelliklere ihtiyacı var. Egodan sıyrılıp sevmeye, affetmeye ihtiyacı var. Tüm savaşların, sıkıntıların içinde temelde -bu kitabı da okuduktan sonra- gördüğüm şey aslında sevgisizlikten kaynaklanıyor. Biraz sevebilse insan, biraz sıyrılsa egolarından, biraz affetse, mütevazı olsa her şey çok daha güzel olacak.

    Emin olun kitap aslında dopdolu. Daha birkaç saat önce bitirmiş biri olarak okumanızı gerçekten öneririm.

    Senin gibi insanlar tüm dünyaya lazım Alişan Kapaklıkaya. Teşekkürler.