Annemle babamı seviyordum, gerçekten seviyordum. Ama onlarla kendi acılarımı hiç konuşmadım. Öğretmenlerin size yalnızca kötü şeyler söylediği ve gerçekten eşek sudan gelinceye kadar dövmediği bir okula gidecek denli şanslı olduğunuzu düşünen bir anne babadan anlayış görmeniz mümkün değildi.
Ben de hiçbir şey anlatmamaya başladım.
İki yabancının beni eve kadar takip etmesinin, başımdaki örtüyü söküp almalarının ve beni onunla boğmaya kalkmalarının başka bir nedeni olsun istemiştim. Herhangi birinin benim yapmadığım bir şey için bana böylesine şiddetli bir öfke duymasını anlayamıyordum.