Sabahattin Ali'nin tüm kitaplarında olduğu gibi saf,arı ve dupduru bir Türkçe ile kaleme alınan Kuyucaklı Yusuf Türk öykücülüğüne yepyeni bir soluk getiriyor. Ali ; günlük,sıradan ve olağan acıları yansıtırken Anadolu motiflerini de işlemeyi unutmuyor. Türk edebiyatının kült kitaplarından biri olan Kuyucaklı Yusuf yazıldığı ilk günden beri soluğunu yitirmeden günümüze ulaştı ve yarına da soluğunu ulaştıracak nadide bir kitap olarak edebiyat sahnesinde yerini alıyor.
Diriliş eylemi, kişiliğin dışavuruşu, kimliğin belirlenişi ve varoluş ısrarı demektir. (Sf. 7)
Diriliş eylemi, pasif değil, sakindir. Şamata ve patırtılar, onun ruhuna en uzak dışavurmalardandır. (Sf. 8)
Ruhun ilham seferi, Cebrail soluğuyla desteklidir. (Sf. 13)
Bıkmadan usanmadan uygarlık köklerini kemiren kurtlara şöyle seslenmeli: “ey eleştiri hastası! Yeteri kadar eleştirdin. Biraz onu bırak da yeni bir değer ortaya koymaya bak. Eleştiren olmadan çık da, eleştirilen ol. Eleştirinin yıkamayacağı kahramanlık düzeyine eriş. (Sf. 20-21)
Kapitalizmin de, komünizmin de özgürlük türküleri sahte türkülerdir. Köleler için, zincire vurulmuş kürek mahkûmları için uyutucu afyon nağmeleridir. Boş avuntular, göz boyayan, dikkat dağıtan esaret aranjmanları… (Sf. 29)