Lemonade

Lemonade
@bloglemonade
Kocaeli
29 Ekim
68 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
8/10
·348 syf.··
Beğendi
·
2021 15. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 02 Temmuz 2021 00:08
Kitap, başlangıcından bitişine kadar harikaydı. Olay örgüleri, hikayesi o kadar güzeldi ki Ursula’nın muhteşem hayal gücüne hayran kalmamak imkansız. 1974'te yazılmış olan bu ütopik bilimkurgu romanı, Anarres ve Urras adında iki dünya sisteminde geçmektedir. Anarres Odo'cu anarşistlerin, Urras ise kapitalistlerin dünyasıdır. Kitap, Anarresli Fizikçi Dr. Shevek’in Urras’a gidişiyle başlar. Shevek, bir kuram geliştirir ve bunu iki halk arasında bir bağ ve bir köprü oluşturmak için kullanmak ister. Ancak Shevek, bu iki dünyayı sürekli olarak karşılaştırmaya başlayacaktır. Onun için çok farklı olan Urras kültürü, ilk başlarda onu cezbetse de kendi dünyası onun için hâlâ cennet olmaya devam edecektir. Mülksüzler, iktidar ve ideal kavramı hakkında düşünmeye iten ve iki alternatifi de bize anlatarak herhangi bir seçeneğe asla yönlendirme yapmamış harika politik bir bilim kurgu romanı.
MülksüzlerUrsula K. Le Guin · Metis Yayınları · 202215,5bin okunma
Reklam
7/10
·131 syf.··
2021 13. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2021 21:16
Victor Hugo’nun 1829 yılında, daha 26 yaşındayken yazdığı, ölüm cezasına karşı olduğunu anlattığı 82 sayfalık kısa bir kitabıdır. Kitap, Victor Hugo’nun önsözüyle başlıyor. Siyasi kişiliklerin idam cezasını bir araç olarak gördüklerini, kendi çıkarları için yasalar değiştirmelerini ve idam cezası gibi korkunç bir durumun insanlar tarafından zevk alınarak izlenmesinin üzücü bir durum olduğunu kendi bakış açısıyla bize anlatıyor. Hikayemize başladığımızda ise günün sonunda öleceğinin farkında bir insanın, yaşadığı dünya ve fikirleriyle karşı karşıya kalıyoruz. Kitapta, mahkûmun cinayet işlemiş olduğunu biliyoruz ancak ne için bunu yaptığını öğrenemiyoruz. Aynı zamanda geride bırakacağı ailesi için -en çok da küçük kızı için- çok üzülen bir adam görüyoruz. Victor Hugo, bu kitabında ölüm cezasının bir çözüm sunmadığını belirtiyor ve bir mahkûmun suçu ne olursa olsun, toplumun ahlaki durumunun ve toplumsal sonuçlarının incelenmesi gerektiğini söylüyor.
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026152,3bin okunma
9/10
·215 syf.··
Beğendi
·
2021 12. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2021 21:36
“Zeynep Hanım, 1906-1912 yılları arasında bazen tek başına, bazen kız kardeşiyle birlikte Avrupa’yı neredeyse karış karış gezip, izlenimlerini yazan, Rodin’den Britanya milletvekillerine kadar farklı çevrelerin davetlerine katılıp onlarla, anadillerinde derin fikir tartışmalarına girmekten hiç çekinmeyen, altı dilde yazan ve okuyan, piyano ve ud çalan sıradışı bir kadın.” -Düşünce, bilgi, görgü ve cesaretiyle onlarla erkeği cebinden çıkartacağını bilen kadınlar için yalnızca cinsiyetleri nedeniyle ayrımcılığa uğramak büyük adaletsizlik duygusu ve öfke yaratır.- Zeynep Hanım da bu adaletsizliğe boyun eğmemiş ve hayatını yaşayabilmek için kardeşiyle birlikte yurdunu terk etmek zorunda kalmıştır. Yurtdışı seyahatlerinden birinde de gazeteci Grace Ellison’la tanışmış, arkadaş olmuş ve mektuplaşmaya başlamıştır. İyiki bu mektuplaşmalar gerçekleşmiştir ki biz de o dönem kadınlarının hayatları ve yaşadıkları hakkında çok çarpıcı gerçeklerle yüzleşebilmişizdir. Zeynep Hanımın, farklı kültür ve coğrafyalar hakkında ki yorumları kimi zaman şimdiki düşüncelerimize ters düşsede o dönem koşulları ve yetişme tarzları göz önüne alındığında normal karşılanabilir. Kişisel olarak ben Zeynep Hanım’ı çok sevdim ve içselleştirdim, keşke Cumhuriyet’in ilanına ve kadın hakları konusunda yaşadığımız değişimlere şahit olsaydı diye de içimde bir ukte kalmadı değil. O dönemlerde kadınların yaşadığı bu olağan(!) durumu sindirememiş kültür sahibi, akıllı ve gözü pek bir kadının boyun eğmeyip kendi hayatını yaşama isteğine saygı duymaktan başka hiçbir şey elimizden bir şey gelmiyor.
Bir Türk Kadınının Avrupa İzlenimleriZeynep Hanım · Everest Yayınları · 201692 okunma
8/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2021 9. kitabı
“Papalagi, denince beyazlar ya da yabancılar anlaşılır. Ama sözcüğü sözcüğüne çevrilirse “göğü delen” anlamına gelir. Samoa’ya ilk misyoner bir yelkenliyle gelmişti. Yerliler bu beyaz yelkenliyi ufukta bir delik olarak gördüler, beyaz adamın içinden çıkıp kendilerine geldiği bir delik. O, göğü delip geçmişti.” Samoa yerel halkının şeflerinden biri, bir Avrupa seyahati geçirmiş ve yaşam şekillerine şahit olmuştur. Kitabın yazarının Samoa’da kaldığı dönemde kabile şefinin düşüncelerini not aldığı ve bu kitabı yazdığı biliniyor. Şef, Avrupalıların “gelişim” ve “uygarlık” adı altında yerel halkın güzelliklerininden fayda sağlama amaçlarını anlatıyor ve halkını sert bir şekilde uyarıyor. Kitapta; eşyaya, paraya, hırslara, otoriteye ve diğer her şeye ait eleştiriler çok fazla. Sistemin içerisinde nasıl kaybolduğumuzun çok güzel analizleri mevcut. Bizler tarafından ilkel görülen kabilelerin, uygar toplumları nasıl gördükleri ve neler düşündüklerini anlayabilmek adına çok güzel bir örnek. 110 sayfadan oluşan gayet kısa ve öz bir kitap. Bir gün içerisinde bitirdim ve çok sevdim.
Göğü Delen AdamErich Scheurmann · Ayrıntı Yayınları · 202017,1bin okunma
8/10
·96 syf.··
2021 8. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2021 13:26
Kitapta yer alan ilk öykü, konusu ve anlatımı bakımından kitabın en güzel öyküsü kesinlikle. Tolstoy’un Tanrı inancına çok bağlı olduğu açıkça görülüyor ancak kurguları o kadar iyi ki, insanı yormadan çok naif bir dille insanı kitaba bağlıyor. Dünyanın bilinmezliği içerisinde insanoğlunun hırslarını, yarının belirsizliğinde yapılan büyük planların anlamsızlığını o kadar güzel hikayelerle bize anlatıyor ki, kitap bittiğinde kendi hayatınızı sorgular hale geliyorsunuz. Okuması kolay ve su gibi bir anlatımı olan kitap, çok severek okudum ve kesinlikle tavsiye ederim.
İnsan Neyle Yaşar?Lev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024233,9bin okunma
Reklam