Aslında hayatı, yardımlaşarak, elbirliğiyle sürekli bir biçimde barışçı bir terakki ve tekamül gerektirecek şekilde tasavvur etmeliyiz. Fakat Darwin'e uyarak bir mücadele meydanı olarak görmeye alıştık bu hayatı..
İletişimin kolaylaşması, seyahat sıklığı, gezme alışkanlığı düşüncelerimizi dağıtmaya sebep olur. Okumaya zaman bile bulamayız. Coşkulu ama bir okadar da boş bir hayat yaşıyoruz.
Bir hadisi şerifte, "Borçluların ödeme imkanı yoksa borçlarını affeden" bir zenginden bahsedilir. Borçlulara karşı ihsan sahibi olmaktan başka bir iyiliği bulunmayan bu zengin adam öldüğünde,Allah meleklerine hitaben,"Bu adam borçlularının kendi hakkında ilişkin suçlarını affetmişti. Ben ise günahları affetmeye daha layığım ve onu affediyorum." buyurmuştur.