beyza nur

beyza nur
@blueprint0325
“…ah, bir de bana yeni bir şapka siparişi ver.” “lütfen.” kaz kendini acı dolu üç kat merdiven için hazırlarken göğüs geçirdi. omzunun üzerinden bakarak, “lütfen, biricik inejim benim, kalbimin hazinesi, bana yeni bir şapka siparişi verme nezaketini gösterir misin?” dedi.
Sayfa 90·Kitabı okudu
"biricik inejim benim"
kalbimin hazinesi
Reklam
Biraz sonra Helen son derece tatlı bir sesle, "Ne kadar rahatım!" diye mırıldandı. "O son öksürük yordu beni biraz. Uykum geldi. Ama sakın yanımdan gitme, Jane. Hoşuma gidiyor senin böyle yanımda olman." "Hep burada kalacağım, benim bir tane Helen'im. Kimse alamaz beni senin yanından." "Rahat mısın, canım?" "Evet." "İyi uykular, Jane." "Sana da iyi uykular, Helen." Beni öptü. Sonra çok geçmeden, ikimiz de uyumuşuz.
Sayfa 117
Birkaç gün sonra öğrendiğime göre Miss Temple, şafak sökerken odasına dönünce beni o küçük yatakta, yüzüm Helen'in omzuna gömülü, kollarım boynuna sarılı bulmuş. Ben uyuyormuşum, Helen'se ölmüş.
Birbirlerini bilmeden, zamanda savaşarak çok uzun süre yaşamışlardı. Ayrıydılar, konuşmuyorlardı fakat ikisi de birbirini şekillendirmişti, hatta karşılığında kendilerinin şekillendirildiği sırada bile.
Sayfa 150
birbirlerinde var oluyorlar
Ben ölünce ardımdan kim yas tutacak?
"Nina Zenik bugün burada ölürse, ismini kim hatırlar? Bir Aziz değil, mucizeler gerçekleştirmedi." "Ben hatırlarım," dedi Zoya öfkelendiğini hissederek. "Hepsinin ismini hatırlıyorum."
Sayfa 521
Herkes ilk tomurcuk için yas tutar. Düşen tomurcukların kalanı için kim ağlayacak?
"Sana tapınan kimse olmadığında, bir tanrı olmanın ne anlamı var? Ya da halkı olmayan bir kraliçe olmanın? Ben ormandaki cadı, tahtında oturan bir kraliçe, tapınağında oturan tanrıçaydım ve yeniden öyle olacağım."
Sayfa 550
gerçekten de ormandaki cadı
Reklam