Çok eskiden TRT de Resim Sevinci diye bir program vardı. Bence bir yaşam bilgesi olan ressam Bob Ross, içinde yüzdüğüm, beni hoş eden resimler yapardı. Evde kavga mı vardı, gerginlik mi, korku mu, endişe mi, o esnada onların hiçbirini duymazdım. Aradan on yıllar geçmesine rağmen o programı düşündüğüm an gene o hoşluğu ve o hoşluk içinde yüzmeyi hissedebiliyorum. Öyle ki Resim Sevinci ve Bob Ross'u her anımsadığımda kendiliğinden gelip içime oturuyor o hoşluk duygusu.Mutlu çalılıklardan bahsederdi Bob Ross. Şuraya birkaç mutlu çalılık çizelim." derdi ve çizdiği mutlu çalılıklar da sahiden mutluluk verirdi. İşte kâinata baktığımda gördüğüm de bu minvalde bir șey oluyor çoğunlukla. Sevgiyle ve mutluluk versin diye yaratılmış her şey, bu yüzden bir çalıya yaklaştığımızda mutluluk duygusu geçiyor bize de.Bu yüzden bir yaprağa yaklaștığımızda sevgi ve muhabbet hissediyoruz. Her gün önünden geçtiğimiz bir ağaca yaklaşsak bir gün, bir tek, evet bir tek yaprağını elimize alsak ki burada bir büyük sır: Durmak ve yaklaşmak...
11 öğeden 1 ile 11 arasındakiler gösteriliyor.
;