illustrator, bir alıntı ekledi.
22 May 21:46 · Kitabı okuyor

Aslında her yer boğucu burada, insanın soluk alabileceği bir yer yok. Sokaklar bile penceresiz odalara benziyor.

Suç ve Ceza, Fyodor Mihailoviç Dostoyevski (Sayfa 298 - Türkiye iş bankası kültür yayınları)Suç ve Ceza, Fyodor Mihailoviç Dostoyevski (Sayfa 298 - Türkiye iş bankası kültür yayınları)
Bora Terim, Mecburiyet'i inceledi.
22 May 18:42 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Hangisi daha zor? Sistemin gücüne karşı koymak mı yoksa özgürlüğünün peşinde koşmak mı? Stefan Zweig'ın kendi yaşamından izlenimler sunduğu bu eser başta boğucu gelse de okuyucuyu olaya çekmeyi gayet iyi bir şekilde başarıyor. Savaş gerçeğinden kaçan bir erkeğin düşüncelerini ve devletin gücüne karşı koymanın ne kadar zor olduğu anlatılan bu kitapta Zweig, savaş karşıtı düşüncelerini okuyucuya tek solukta bitirebileceği bir kitap çok güzel bir şekilde işliyor.

Aslında doğru bir seçim yoktu.
Güneş yakıyordu tenimi, saatlerce sırt üstü yatmış bulutsuz gökyüzünü inceliyordum mucize arar gibi. Kendimi toparlamam gerekiyor ama bir türlü yapamıyordum. Son bir gayretle kalktım ayağa, terastan içeri geçip bir sigara yaktım. Dün gece doldurduğum bardaktaki sudan iki yudum içtim ve ardından sokak tarafındaki pencereyi açıp, top oynayan çocuklara dağılmaları için bağırdım. Çocuklar sinirli bir vaziyette sokaktan aşağı doğru giderlerken, ben pencere mermerine oturdum ve sigaramdan boğucu dumanlar almaya başladım. Bir karar vermem gerekiyordu. Aklımda bir kaç tane oyalanacağım fikirler geliyordu ama birini seçmek zorundaydım. Mermerden kalkıp bilgisayarımın olduğu odaya gittim. Sandalyeyi geriye doğru çekip oturduktan sonra bilgisayarda metin belgesi açtım. Yazmayı seçmiştim, dudaklarımın köşesinde takılı olan sigaramı masanın köşesindeki küllüğe bastırdım ve yazmaya başladım. Yanlış bir seçim yapmıştım. Aslında doğru bir seçim yoktu, ne yaparsam yapayım, aklıma hakim olan şey senin özlemin. Şuan bilgisayar başında oturup, az önce söndürdüğüm sigaranın dumanını üfleyip bunları yazarken olduğu gibi...

gül ulucan, bir alıntı ekledi.
22 May 10:38

“Bu boğucu gök altında yaşamak, bu iklimden çıkmamızı ya da kalmamızı buyurur. Birinci durumda oradan nasıl çıkıldığını, ikinci durumda ise neden kalındığını bilmek söz konusu. Böylece intihar sorununu ve varoluşçu felsefenin sonuçlarına gösterilebilecek ilgiyi tanımlamış oluyorum.”

Sisifos Söyleni, Albert Camus (Sayfa 38 - Can)Sisifos Söyleni, Albert Camus (Sayfa 38 - Can)
Sevgi Bütüner, bir alıntı ekledi.
21 May 14:34 · Kitabı okuyor

Kasabada yaşamak boğucu ve sıkıcıdır; yüksek ideallerden yoksun olan toplum zorbalıkla kaba bir sefahatle iki yüzlülükle çeşitlendirirmiş cansız, anlamsız bir yaşam sürmektedir. Namuslular kıt kanaat geçinirken, namussuzların karnı tok sırtı pektir.

Altıncı Koğuş, Anton Çehov (Sayfa 6 - İş bankası)Altıncı Koğuş, Anton Çehov (Sayfa 6 - İş bankası)
Kütüphanede Kafka, bir alıntı ekledi.
21 May 11:06 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Kate Türkiye'ye gelince;
Etrafında, otelin dışında, kulaklarının, gerçekten açıldıklarında aniden sağırlaşacağı ve hiçbir şey anlamaz hale geleceği bir dünya vardı: Bilmediği dil onu iyi temizlenmemiş, buğulu, boğucu bir cam gibi çevreliyordu.

Son Aydınlık Yaz, Doris Lessing (Sayfa 57 - Kırmızı Kedi Yayınevi, İdil Dündar çevirisi)Son Aydınlık Yaz, Doris Lessing (Sayfa 57 - Kırmızı Kedi Yayınevi, İdil Dündar çevirisi)
betül sema, bir alıntı ekledi.
20 May 20:54

"Lezzetlerine doyamadığımız bu dünya kim bilir ne kadar dar, boğucu ve yalnızlıklarla dolu. Fakat yaşanan an güzeldir. Şimdi bizim olan o.."

Romanlar, Cahit Zarifoğlu (Sayfa 17 - Beyan Yayınları)Romanlar, Cahit Zarifoğlu (Sayfa 17 - Beyan Yayınları)
Metin Özdemir, bir alıntı ekledi.
 20 May 19:07 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Bununla beraber, boğucu sıkıntılar ona Allah’a olan inancının ne kadar güçlü ve içten olduğunu da hissettiriyordu. Yüce Yaradan’ın insana dünyevî aşklar vererek, onun var olmasının en büyük sevincini de yarattığını keşfediyordu. Tanrı’nın lûtfu akıp giden zaman kadar sonsuzdu, çünkü her aşk ayrı ve tekti...

Dişi Kurdun Rüyaları, Cengiz Aytmatov (Sayfa 49)Dişi Kurdun Rüyaları, Cengiz Aytmatov (Sayfa 49)
Berdan Tabar, bir alıntı ekledi.
20 May 17:51 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Nedenini bilmiyorum, ama artık ders çalışamıyorum, hissizleştim, buradaki hiçbir meslek beni çekmiyor çünkü bu korkunç ve boğucu yalnızlık duygusundan kimse beni çekip çıkarmıyor. Burada hiçbir şey istemiyorum artık, her şeyden tiksiniyorum. Bastığım her taştan nedret ediyorum, odamdan, karşılaştığım insanlardan nefret ediyorum, şiddetli soğuğun nemiyle yüklü kirli havayı solurken işkence çekiyorum. Buradaki her şeyden boğuluyorum, tükeniyorum. Bataklığa gömülür gibi batıyorum.

Kızıl, Stefan Zweig (Sayfa 45)Kızıl, Stefan Zweig (Sayfa 45)