İstanbul'da bir Eylül akşamı,
Sinsi gülümsemesi ile yanı başımda,
Yine nefretlik yalnızlığım.
Ona da alışıyorum fakat,
Kaybetsem muhakkak ağlarım.
Masalsı bir şehir,
Alem-i Cihan Aşık.
Öyle mi?
Denizi de varmış.
Peh!
İstanbul dendiğinde,
Sen geliyorsun, benim aklıma.
Ve ben seni Ankara'dan sevdim.
Senin hayalin var Ankara'nın sokaklarında.
Karanfil'de, Tunalı'da, Sakarya'da...
İneyim mi aşağı?
Hadi gel de ineyim sokağa.
Vur kelepçeyi al götür,
İster işkence et ister sorgula.
Sir.