• ... diviteo e consorte...
    Dante Alighieri
    Sayfa 375 - Timaş Yayınları- 1.baskı, Eylül 2013- Çev: Nurseren Yurtman
  • İnsanları sadece Vikipedi'den bilgi ediniyor zanneden zavallı insanlar var burada. Zavallı diyorum çünkü sadece kendini bilgili zanneden bu zavallı insanların yan sekmesinde Vikipedi eksik olmaz. Kişi kendinden bilir işi hesabı, karşısındaki insanın bilgiyi sadece oradan edindiğini düşünür.

    Bu zavallı insanlar günlük hayattaki ezikliklerini burada roket, füze, güdüm, balistik raporu (hadi iyisin köftehor bu da benden) gibi kelimeler ile gidermeye çalışıyor. Madem bu konulara bu kadar meraklısın o zaman gidip savaş sanayiinde işe girseydin derler adama. Tabii zeka yetmeyince, sadece çene çalışıyor. Anlıyorum, gayet doğal bu tür hareketler. Asıl sorunu caps lock açıp bayat lafları çok büyük zeka ürünü gibi satmak olan bu vatandaşların çenesi ortalama bir su aygırından daha güçlü olur. Malum başka yerler işlemeyince iş sadece çeneye vurur ve bu türlerin en belirgin özelliği de şudur: "Ad hominem" yapmaları. Tabii bunu da normal karşılıyorum.

    İncelemelerinde sayı yuvarlıyorum falan filan gibi bir şeylerden bahsetmiş olan bu kişiler, çünkü bir kişi değil bunu yapan, birkaç kişi var, ama her nedense bir kişi üstüne alınmış çünkü yarası var gocunuyor, 70 bin olan bir sayıyı 200 bine yuvarlıyor. Bu da gerçekten büyük bir zeka işi. Gerçekten takdir ettim bu konuyu. Tarihi, kitaplardan değil de, incelemelerden ben sizlere öğretmeye çalışıyorum gibi bir tür acındırma edebiyatına girmek ise ayrıca komik. (Gerçi herhangi bir konu hakkında, herhangi bir bilginin otoritesi gibi davranıp, aslında hiçbir şeyi doğru düzgün bilmiyor olmaktan daha komik değil.) Demek ki bundan sonra, tarihi kitaplardan değil, bu vatandaşların incelemelerinden öğreneceğiz. Tabii kaynak isteyen yine sanayiye gidip münasip yerine kaynak yaptırabilir. Ama en güvenilir kaynak Turgut Özakman Kaynak Dükkanı'nda yapılıyor. Yani öyle bir kaynak ki, kralı gelse bir şey olmaz.

    Yine de bol keseden atmasyonla, kesin yaşanmıştır bu dedirten anılarla, çeyrek tarih bilgisi, birkaç da bayatlamış espriyle, ergen usulü random gülmelerle, caps lock açıp Nihat Doğan gibi "bakın buraya dikkat!" mesajı vererek ve tabii ki olmazsa olmaz üç beş zeka problemli yancıyla olan inceleme keyfini böldüğüm için herkesten özür dilerim.

    İncelemelerimi isterse tek kişi beğenmesin yine yazarım diyen birinin de, aynı incelemeyi mütemadiyen yeniden paylaşması da gerçekten hiç beğeni peşinde olmadığının bir göstergesi. Evet, zaten onun için beğen, paylaş, yorum yap tarzında yorumlar ve özel mesajlar hiçbir zaman da atılmaz zaten.

    Dur bir de bayat espri ben yapayım: Nasıl diyorlar Ankara'da? "SAÇMA SAPAN KONUŞMA LA!" (Dur not da bırakayım, çünkü okuyanlar bunun ironi olduğunu anlamaz, çünkü herkes aptal, en akıllı benim, evet!)

    Son sözüm de yancılara, gerçekten buradaki incelemelerden bir şeyler öğrendiğinizi sanıyorsanız ya gerçekten çok ama çok cahilsiniz ya da neyse devamını getirmeyeyim. Bu arada fazla oralet içip hesabı da şu işsiz vatandaşa kilitlemeyin. Yancılığın da adabı vardır.

    Kendime dipnot: Ya o değil de, dahi anlamındaki -de'yi ayırmayı bilmeyen adamlara yazı döşüyorsun ya, sana da ne desem bilemiyorum.

    Mecburi edit: Sana değil demedim, sadece sana değil dedim. Okuduğunu anlama problemli insanlar da ayrı sıkıntı oluyor. Ayrıca sinsi görmek istersen aynada sıfatına bakman yeterli. Şarkı da güzelmiş sevdim telefon melodim yapacağım. Teşekkür ederim.
  • Yeni Binyılın Değereleri, Dalai Lama

    ▪️2017 yılının son kitabını seçerken, hem yılın yorgunluğunu alacak beni rahatlatacak hem de mistik değerlere sahip bir insandan olmasını isteyerek başladım okumaya ve de bittiğinde okuduğum için de mutlu oldum..

    ▪️Kitabı anlatmadan önce Dalai Lama nedir kısaca netten bulduğum bilgiyi arz edeyim;
    * Dalai Lama Budizmin bir kolu olan “Makayana”nın ruhani liderine verilen ünvan.
    * Budizmin Makayana kolu; Tibet, Moğolistan, Batı Çin’in bir bölümü, Bhutan ve Sıkkım çevrelerinde yaygındır.
    * Tibetlilerin inancına göre, Dalay Lama, Mahayana Tanrısının dünya üzerindeki görünüşüdür. Tanrının ruhu Dalay Lamada yaşamaktadır. Dalay Lama ölünce, içindeki kutsal (ilahi) ruh, en az 49 günlük geçen bir zamandan sonra yeniden bir çocuğun vücuduna girer.
    * İlk Dalay Lama, 1474’te ortaya çıkmıştır. Budist inanışına göre zamanımıza (1993) kadar Makayana Tanrısının ruhu 14 Dalay Lamanın vücudunda yaşamıştır. Tibet’in son Dalay Laması kitabımızın da yazarı olanTenzin Gyatso'dur.

    ▪️Kitabı okumadan önce Budizm ve Dalai Lama felsefesi üzerine internette araştırma yaparken M. Serdar Kuzuloğlu beyefendinin hazırladığı bir yazıyı okumuştum. Kitabı okurken fark ettim ki bu kitapta anlatılanlar Serdar beyin bahsettiği Budizm Felsefesini içeriyor. İşte kitapta açıklamaları ile bulabileceğiniz Budizm Felsefsi veya Yaşamın 18 Altın Kuralı;

    1. Büyük aşk ve kazanımlar büyük risk almayı gerektirir.
    2. Bir konuda hata yapıp kaybedince aldığın dersi unutma.
    3. Üç ‘S’ kuralı:
    * Kendine saygı duy.
    * Başkalarına saygı duy.
    * Her hareketinin sorumluluğunu taşı.
    4. Bazen istediğin şeyin olmamasının bir şans olabileceğini unutma.
    5. Nasıl yıkacağını bilmek için önce kuralları iyice öğren.
    6. Küçük anlaşmazlıkların büyük dostlukları zedelemesine izin verme.
    7. Bir hata yaptığını anladığın anda düzeltmek için elinden geleni yap.
    8. Her gün biraz kendinle başbaşa kal.
    9. Değişime açık ol ama değerlerini kaybetme.
    10. Bazen susmanın en iyi cevap olduğunu unutma.
    11. Yaşlılığında hatıralarıyla keyif alacağın iyi ve onurlu bir yaşam sür.
    12. Yaşamının temeli, evindeki huzurdur.
    13. Sevdiklerinle anlaşmazlığa düşersen geçmiş defterleri açma. Sadece bulunduğun durumu dikkate al.
    14. Bilgilerini paylaş. Ölümsüzlüğe ulaşmanın yolu budur.
    15. Doğayı incitme.
    16. Her yıl daha önce görmediğin bir yere git.
    17. En iyi ilişki birbirinize duyduğunuz aşkın, duyduğunuz ihtiyaçtan fazla olduğu zamandır.
    18. Başarılarını, onları elde etmek için feda ettiklerine bakarak değerlendir.

    ▪️Aslında sizin de yukarıdaki maddeleri okurken fark edeceğiniz gibi, bazı kişisel gelişimcilerin “mutluluğun kaynağı kendinizi mutlu etmek, ben olmak, egoist olmaktır” tezinin aksine; Dalai Lama “birey” olmaktan öte toplum için, doğa için yaşamayı tavsiye ediyor. Ben de aynı fikirdeyim. Egoizm mutlaka bir nebze olsun yaşanmalı ama insan olmanın anlamı da yitirilmemeli. Kitabı bir çırpıda bitirdim. Tercümesi ve anlatımı çok akıcı. Bu kitabının yanı sıra ki bence bu kitabından daha iyi "Mutluluk Sanatı" kitabını da tavsiye ederim. Bol kitaplı günler dilerim hepimize..‍️‍️