Yunus Emre

Yunus Emre
@bookdank
88 okur puanı
Ekim 2018 tarihinde katıldı
8/10
·184 syf.··
2020 5. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2020 16:38
İnsancıklar Bildiğiniz gibi Dostoyevski'nin ilk eseri. Daha ilk kitabından belliymiş ne kadar büyük bir yazar olacağı. Zaten dönemin ünlü eleştirmeni Belinski de kitabı okuduktan sonra "Yeni bir Gogol doğdu!" demiştir. Kitap Makar Devuşkin ile Varvara Alekseyevna arasındaki mektuplaşmalardan oluşuyor. Aynı zamanda bir aşk hikayesiyle beraber Petersburg'daki o yoksulluğu yaşıyorsunuz. İnsancıkların ne tür çabalarla hayatta kaldıklarına şahit oluyoruz. Hayatın gerçeklerini gözler önüne seriyor. Kısacası harika bir kitap. Dostoyevski okumaya başlamak istiyorsanız ilk tercih edeceğiniz kitabıdır. Kronolojik olarak gitmek istiyorum uzun bir yolculuk olacak. İyi okumalar..
İnsancıklarFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 202376,7bin okunma
9/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2019 61. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 01 Aralık 2019 14:34
Fahrenheit 451: Kitap kağıdının tutuşup yanma sıcaklığı... -SPOILER- Fahtenheit 451, bilimkurgu türüne yepyeni bir bakış açısı kazandırmıştır. Bradbury'nin hayal gücüne hayran kalmamak imkansız.
Fahrenheit 451Ray Bradbury · İthaki Yayınları · 2022108,2bin okunma
10/10
·127 syf.··
Beğendi
·
2019 54. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Ekim 2019 23:23
Acımak... Nasıl bir duygudur böyle? Küçümsemek mi? Üzülmek mi? Merhamet mi? İşte Zehra bu duygudan yoksun. Zehra, otuzlu yaşlarında başarılı bir muallim. Çok zor şartlarda annesiz, neredeyse babasız büyümüş bir kadın. Ve haliyle acıma duygusundan yoksun. Bunun nedenini babasına bağlıyor. Âdeta babasından nefret ediyor. Yaşayıp yaşamdığını bile bilmiyor babasının. Ancak bir mektup alır ve babasının hasta olduğunu ve onu çağırdığını öğrenir. Önce çok kızar, ne yüzle beni çağırır diye düşünür. Ama yine de gitmeye karar verir. Gittiğinde de babasından kalma bir hatıra defteri bulur ve maceramız başlar. Zehra o defteri okur ve acıma duygusunu öğrenir. Kitap insanın içine işliyor. Empati yaptığınızda- kendinizi Mürşit Bey'in yerine koyduğunuzda- anlıyorsunuz o acıyı, sefaleti, hüznü... Bir adamın yok olma hikayesi denilebilecek nitelikte. Türk edebiyatının en iyilerinden olduğu âşikar.
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılap Kitabevi · 200251,5bin okunma
8/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2019 52. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Ekim 2019 01:29
Öncelikle kitaptan çok etkilendiğimi söylemek istiyorum. Öyle bir kitap ki zaman zaman gülüyorsunuz, zaman zaman üzülüyorsunuz, zaman zaman geriliyorsunuz... Zaman Makinesi, yazılan ilk bilimkurgu romanlarından biri ve birçok kitaba da esin kaynağı olmuştur. Bu kitaptan sonra zaman makinesi kavramı hayatımıza girmiştir. Kitaptan kısaca bahsedecek olursam; Romanda Zaman Gezgini olarak geçen bir adamın gözünden zamanda yolculuğunu ve yaşadıklarını okuyoruz. Zaman Gezgini, Sekiz Yüz İki Bin Yedi Yüz Bir yılına yolculuk yapıyor ve oradaki yaşamı insanların, hayvanların, doğanın nasıl değiştiğini aktarıyor. Yeni insanların ilkel zamanlardaki insanlardan bir farkı kalmadığına şahit oluyor. Şaşırıyor. Onlarla iletişim kurmaya çalışıyor. Ve küçük bir arkadaş ediniyor. Daha sonrasında onunla yaşadığı şeyleri anlatıyor ve böyle devam ediyor kitap. Gerçekten merakla okudum. Bilimkurgu seven sevmeyen herkese öneririm. İlk defa bu türde kitap okuyacak kişiler içinde başlangıç olabilir.
Zaman MakinesiH. G. Wells · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202437,1bin okunma
10/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2019 35. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 18 Temmuz 2019 12:46
Kitabımız Beylik Çiftliği(Hayvan Çiftliği) nde geçiyor. Bu çiftlikteki hayvanlar, insanların yönetiminden şikayetçi olup ayaklanıyorlar ancak hayvanlar insanlardan daha baskıcı olup âdeta bir diktatörlük kuruyorlar. Bu kitap günümüzdeki veya geçmişteki devletleri ve devlet adamlarını temsil ediyor. Zaten önsözde de belirtildiği gibi kitaptaki Napoleon adlı domuz büsbütün Stalin i çağrıştırıyor. Ayrıca bana göre Boxer(at) karakteri proleter kesimi temsil ediyor hiçbir şey demeden gece gündüz çalışıyor, çiftliğin tüm sorumlulukları neredeyse onda, emekliliğinde daha rahat olmak için dişini sıkıyor ama sonuç olarak kendini kasapta buluyor nerede adalet? Domuzlar hiç çalışmıyorlar yiyip içiyorlar herkesi kandırıyorlar adeta insan gibi yaşıyorlar ama yine de çiftliğin başında onlar var. Neden? Çünkü hiç kimse bir şey yapamıyor insanların zamanında kendilerinin daha kötü yaşadıklarına inandırıyorlar kendilerini. Domuzlar "Bütün hayvanlar eşittir" sözünü değiştirip "Bütün hayvanlar eşittir ama bazıları öbürlerinden daha eşittir" yapıyorlar ama yine kimse bir şey yapamıyor. Herkes domuzlar ne derse ona inanıyorlar ve bu onların sonu oluyor.
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2016296bin okunma