Yunan mitolojisine dair hiçbir şey bilmeyerek okumaya başladım bu kitabı ve hem çok sevdim hem de bana kattıkları için de mutluyum. Troya Savaşını bir kadının, Briseis'in gözünden görmemizi sağlayan bir kitap bu. Savaşın kadınlar ve çocuklar üzerindeki etkisi çarpıcı bir şekilde gözler önünde. Savaş kahramanları olarak bahsedilen o intikam ile gözü kör olmuş erkeklerin kadınları sadece bir nesne, savaş 'ganimet' i olarak görmesi ve kadının hiçbir değerinin olmayışını anlatıyor. Babaları, kardeşleri, eşleri ve çocukları savaşta ölen bu kadınların köle olarak düşman topraklarında hayatta kalmaya çalışışı sanırım savaşta ölmekten daha kötü. Bu yüzden sürekli Briseis 'siz bilemezsiniz çünkü hiç köle olmadınız' diye okuyucuya duygu ve düşüncelerini yargılamaya hakları olmadığını söylemek istiyor. Aslında bir açıdan da bu sözleri Briseis'in kendi iç çatışmaları olarak da görebiliriz. Bunun yanı sıra bazı yerlerde Akhilleus'un bakış açısından da okuyoruz.
◾Çok akıcıydı kitap gerçekten ve Yunan mitolojisi hakkında daha fazla şey öğrenme isteği uyandırdı bende. Daha sonra İlyada ve Odysseia destanlarını da okumak isterim. Bunların yanı sıra Akhilleus'un Şarkısı ve Ben, Kirke kitaplarını da çok merak ediyorum. Yakın zamanda okuyamam gibi ama elimdeki kitapları okuduktan sonra ilk işim bu kitapları okumak olacak. Pat Barker'ın dilini, anlatımını ve konuyu işleyişini de ayrıca çok sevdim. Bildiğim kadarıyla başka kitapları da var. Mutlaka okumak istediğim kitaplar olacaklar.