Bu kez buraya ölmek istediğin için değil, yaşamak istediğin için döndün. Kütüphane öleceğin için yıkılmıyor. Sana bir şans daha vermek için yıkılıyor. Sonunda kararını verdin. Yaşamak istediğine karar verdin. Haydi, hala şansın varken, git ve yaşa.
“Eski yaşamının bitmesi ihtimali her zaman vardı. Bunu söylemiştim, değil mi? Ölmek istemiştin ve belki de öleceksin.”
“Evet ama gidecek bir yer bulmanın yeterli olduğunu söylemiştiniz. ‘İniş yapacak bir yer,’ dediniz. ‘Başka bir hayat.’ Aynen böyle dediniz. Tek yapmam gereken, iyice düşünüp doğru hayatı seçmekti ve-“
“Biliyorum. Biliyorum. Ama öyle olmadı işte.”
“Peki sana başka hayatlarımı da denediğimi ve galiba bu hayatta karar kılacağımı söylesem, ne derdin?”
“Delirdiğini düşünürdüm. Ama yine de seni severdim.”
“Ama denedim. Ben bir çok hayatı deneyimledim.”
Ash gülümsedi. “Süpermiş. Beni bir kez daha öptüğün bir hayat var mı peki?”
“Ölen kedimi gömdüğün bir hayat var.”
Ash güldü. “Çok iyiydi, Nor. Sayende kendimi normal biri gibi hissediyorum.”