Hafıza ağır bir yüktü. Hele de içinde tıka basa unutulmayan şeyler varsa. Hatırlamak mı bir lütuftu yoksa unutmak mı hiç bilmiyordum. Belki de hatırlamak da unutmak da bir cezaydı.
Hayat bir avuç sırdan ibaretti. Sırlar küçük yalanlardan, yalanlar korkak insanlardan, korkak insanlar ise karanlık tohumlardan filizlenirdi. İhtişamla bezeli cennetler bazen en büyük cehennem, alevler içindeki cehennem ise
insana en büyük cennetti. Hayat aslında sırlardan da öte bir avuç bilinmezlikten ibaretti. Ben sırdım. Yalanlardan sıyrılıp korkak insanların elinde filizlenmiş, içine düştüğüm cehennemi yıllarca kendime cennet diye ezberletmiştim. Bir avuç bilinmezliğin ötesindeki o en bilinmez olan bendim.
Duygularınızı nasıl ifade edeceğinizi ve bunları diğer insanlara nasıl paylaşacağınızı biliyor gibisiniz. Korkarım benim yeteneğim bunun tam zıttı; her şeyi içimde tutma konusunda yetenekliyim.
Hatalar. Deneme yanılma. Aynı şey. Yürümeyi, koşmayı, sıcak bir şeye dokunduğunda elinin yandığını hatalarla öğreniriz. Hayatın boyunca hata yapmışsındır ve yapmaya da devam edeceksin.