Kendini gereksiz yere, Gereksiz zamanlarda, Gereksiz insanlar için yoruyorsan; En gerekli zamanda, en değerlinin sadece kendin olduğunu Çok gereksiz bir acıyla anlarsın ..

Boris vian

YÜZYILIN YÜZ KİTABI
1- Yabancı - Albert Camus (Nobel Ödüllü 1942)
2- Kayıp Zamanın İzinde - Marcel Proust (1913–1927)
3- Dava - Franz Kafka (1925)
4- Küçük Prens - Antoine de Saint-Exupéry (1943)
5- İnsanlık Durumu - André Malraux (1933)
6- Gecenin Sonuna Yolculuk - Louis-Ferdinand Céline (1932)
7- Gazap Üzümleri - John Steinbeck (Nobel Ödüllü 1939)
8- Çanlar Kimin İçin Çalıyor - Ernest Hemingway (Nobel Ödüllü 1940)
9- Adsız Ülke - Alain-Fournier (1913)
10- Günlerin Köpüğü - Boris Vian (1947)
11- İkinci Cins - Simone de Beauvoir (1949)
12- Godot’yu Beklerken - Samuel Beckett (Nobel Ödüllü 1952)
13- Varlık ve Hiçlik - Jean-Paul Sartre (Nobel Ödüllü 1943)
14- Gülün Adı - Umberto Eco (1980)
15- Gulag Takımadaları - Aleksandr Soljenitsin (Nobel Ödüllü1973)
16- Paroles (Fransızca) - Jacques Prévert (1946)
17- Alkoller - Guillaume Apollinaire (1913)
18- Mavi - Lotus Hergé (1936)
19- Het Achterhuis (Felemenkçe) - Anne Frank (1947)
20- Hüzünlü Dönenceler - Claude Lévi-Strauss (1955)
21- Cesur Yeni Dünya - Aldous Huxley (1932)
22- Bin Dokuz Yüz Seksen Dört (1984) - George Orwell (1949)
23- Galyalı Asteriks - René Goscinny ile Albert Uderzo (1959)
24- Kel Kantocu - Eugène Ionesco (1952)
25- Cinsellik Üzerine - Sigmund Freud (1905)
26- Zenon - Marguerite Yourcenar (1968)
27- Lolita - Vladimir Nabokov (1955)
28- Ulysses - James Joyce (1922)
29- Tatar Çölü - Dino Buzzati (1940)
30- Kalpazanlar - André Gide (Nobel Ödüllü 1925)
33- Yüzyıllık Yalnızlık - Gabriel García Márquez (Nobel Ödüllü 1967)
34- Ses ve Öfke - William Faulkner (Nobel Ödüllü 1929)
35- Thérèse Desqueyroux - François Mauriac (Nobel Ödüllü 1927)
36- Zazie Metroda - Raymond Queneau (1959)
37- Duygu Karmaşası - Stefan Zweig (1927)
38- Rüzgâr Gibi Geçti - Margaret Mitchell (1936)
39- Lady Chatterley’in Sevgilisi - D. H. Lawrence (1928)
40- Büyülü Dağ - Thomas Mann (Nobel Ödüllü 1924)
41- Günaydın Hüzün - Françoise Sagan (1954)
42- Le Silence de la mer (Fransızca) - Vercors (1942)
43- Yaşam Kulanma Kılavuzu - Georges Perec (1978)
44- Baskervillerin Köpeği - Arthur Conan Doyle (1901–1902))
46- Muhteşem Gatsby - F. Scott Fitzgerald (1925)
47- Şaka - Milan Kundera (1967)
48- Il disprezzo (İtalyanca) - Alberto Moravia (1954)
49- Roger Ackroyd Cinayeti - Agatha Christie (1926)
50- Nadja - André Breton (1928)
51- Günaydın Hüzün - Louis Aragon (1944)
52- Le Soulier de satin (Fransızca) - P
53- Altı Kişi Yazarını Arıyor - Luigi Pirandello (Nobel Ödüllü 1921)
54- Arturo Ui’nin Önlenebilir Tırmanışı - Bertolt Brecht (1959)
55- Cuma ya da Pasifik Arafı - Michel Tournier (1967)
56- Dünyaların Savaşı - H. G. Wells (1898)
58- Yüzüklerin Efendisi - J.R.R. Tolkien (1954–1955)
61- Martin Eden - Jack London (1909)
62- Bir Tuz Denizi Şarkısı - Hugo Pratt (1967)
63- Yazının Sıfır Derecesi - Roland Barthes (1953)
64- Katharina Blum’un Çiğnenen Onuru - Heinrich Böll (Nobel Ödüllü 1974)
65- Sirte Kıyısı - Julien Gracq (1951)
66- Kelimeler ve Şeyler - Michel Foucault (1966)
67- Yolda - Jack Kerouac (1957)
68- Nils Holgersson’un yabankazlarıyla maceraları - Selma Lagerlöf (Nobel Ödüllü 1906–1907)
69- Kendine Ait Bir Oda - Virginia Woolf (1929)
70- The Martian Chronicles (İngilizce) - Ray Bradbury (1950)
72- Tutanak - Jean-Marie Gustave Le Clézio (Nobel Ödüllü 1963)
73- Tropismes (Fransızca) - Nathalie Sarraute (1939)
74- Journal 1887-1910 (Fransızca) - Jules Ren
75- Lord Jim - Joseph Conrad (1900)
76- Yazılar - Jacques Lacan (1966)
77- Tiyatro ve İkiz - Antonin Artaud (1938)
78- Manhattan Transfer - John Dos Passos (1925)
79- Ficciones Hayaller ve Hikayeler - Jorge Luis Borges (1944)
80- Moravagine (Fransızca) - Blaise Cendrars (1926)
81- Ölü Ordunun Generali - İsmail Kadare (1963)
83- Çingene Romansları - Federico García Lorca (1928)
85- Çiçeklerin Meryem Anası - Jean Genet (1944)
86- Niteliksiz Adam - Robert Musil (1930–1932)
88- Gönülçelen - Çavdar Tarlasında Çocuklar - J. D. Salinger (1951)
90- Blake ve Mortimer - Edgar P. J
91- Malte Laurids Brigge’nin Notları - Rainer Maria Rilke (1910)
92- Değişme - Michel Butor (1957)
93- Totaliterizmin Kökenleri - Hannah Arendt (1951)
94- Usta ile Margarita - Mihail Afanasyeviç Bulgakov (1967)
95- Triloji: Seksus, Pleksus, Neksus - Henry Miller (1949–1960)
96- Büyük Uyku - Raymond Chandler (1939)
97- Amers (Fransızca) - Saint-John Perse (Nobel Ödüllü 1957)
98- Şapşal Gazi - André Franquin (1957)
99- Yanardağın Altında - Malcolm Lowry (1947)
100- Geceyarısı Çocukları - Salman Rüşdi (Salman Rushdie - 1981)

Seni sevmeyene asla sabır gösterme. Çünkü sabrının adı yüzsüzlük, fedakârlığının adı eziklik, sevginin adı kişiliksizlik olur.

Boris Vian

"kolay değildir; uğruna her şeyinizi verdiğiniz insana yabancı gibi bakmak."
Boris Vian

Li-3, Kalemimin Sapını Gülle Donattım'ı inceledi.
 29 Nis 22:15 · Kitabı okudu · 27 günde · Beğendi

İNCELEME DEĞİL YİNE YORUMLAMA ÇARŞAMBALICA

Hiçbir Türk erkeği demesin ki "ben ne hovarda günler geçirdim be lisede ve üniversitede" ta kiiiiiiiiiiiiiii Bu kitabı okuyana dek.

Ferhan Şensoy'u hemen hemen hepimiz biliriz. Oyunlarını izlemeyenler belki de çok azdır. Ben de bu kitabı imzalatmıştım "Ferhangi Şeyler" oyununda. Adam hala yakışıklı abi. Avrupa'da o kadar kızın kalbini çalması boşuna değil yani :))


Gelelim kitaba.

Yahu insan kitap okurken kahkahalara boğulur mu ya? Ciddiyim, okurken çoğu yerde yataktan düşme vaziyetine geldim. Üstelik okurken de onun üslubu ile okuyorsunuz gayrı ihtiyari. Bu da inanılmaz bir zevk veriyor. Aynı memleketten olmam hasebiyle kitapta geçen yöresel ağzı ve küfürleri severek okudum. Küfür etmek bir insana ancak bu kadar mı yakışır ve eğreti durmaz :))

Kitap zaten sohbet havasında. Sanki karşıma oturmuş ta anlatıyor. O kadar samimi ve içten yazmış. Üstelik hiç bir olayı da atlamamış. İçinde bolca cinsel hayatından da bahsediyor ve bunları da utanma veya sıkılma duygusu olmadan aktarıyor. Zaten onu bilen bilir, tiyatro için baya baya soyunmuş, tabiri caiz ise anadan üryan olmuş :)

Kitap Ferhan Şensoy'un çocukluğundan başlayıp, lise hayatı, daha sonra Fransa dönemi vs ile devam ediyor ve yurda dönüşü ile noktalanıyor.
İnanılmaz eğlenceli ve macera dolu bir lise hayatı yaşıyor. Galatasaray Lisesi ve taksim haliyle. Düşününce çok şahane değil mi?

Daha eğlenceli olan kısım ise Fransa ayağı. Tiyatro okulunda tiyatrolar sergiliyorlar. Hatta sokak tiyatrosu da yapıyorlar ve adı da "Nazım Hikmet Tiyatrosu". Farklı insanlarla kaynaşıyor, dünyaca ünlü tiyatrocuların asistanlığını yapıyor.

İnanılmaz yetenekli ve girişimci birisi. Ülkemizdeki tiyatronun gelişimi için de fikirler üretiyor ve bunları uygulamak için yanıp tutuşuyor.

Bazı bölümlerde de çok çok çok ince ayrıntılardan bahsediyor.

Mesela, çok ünlü tuluat sanatçısı Ahmet Yekta'nın nasıl bu işe başladığı anısı. Ayrıca kendisi Ferhan Şensoy'un dayısı oluyor sanırım. Ufak bir araştırma ile bunu öğrendim.
#28357903 />
Bir diğer örnek ise Ergin Kolbek. O kim mi diyorsunuz? Buyrunuz.

http://www.cumhuriyet.com.tr/...ittigi_yerde....html

Okurken sık sık farklı isimlere ve olaylara atıfta bulunuyor Ferhan Şensoy. Ergin de bunlardan biri. Muhtemelen kimse bu ismi duymadı. Tıptı Ahmet Yekta gibi belki de.

Türkiye'de mizaha ve tiyatroya olan büyük katkısı için Ferhan Şensoy'a teşekkür etmemiz gereklidir diye düşünüyorum. Hele hele de "Pardon" filmi için :)

Pardon demişken;

-Hemen cevap vermek zorunda değilsin Asuman.
- Ben sözlüyüm.
- Sözlü mü? Ne sözü? Kimle sözlüsün?
- Kendisi subay.. Ben doğduğumda onlarla komşuymuşuz. O da benden üç ay önce doğmuş. Sonra annelerimiz bizi beşik kertmişler.
- Salak karılar! Beşik kertme neymiş? Sen beşikte mi büyüdün?
- Söz gelişi.. İşte.. Ne bileyim?
- Kerttirtmeyin beşiğinizi! Komşuda biri doğdu diye senin onunla evlenmen gerekmez! Sapıklığın alemi yok! Evlenemezsin! Evlendirtmem! Seni benden başka kimseye yar etmem Asuman! Ayrıca ben kahvede “Asuman benimki!” demişim artık, ağızdan çıkmış bir laf var.
- Evet ama, bizim de kesilmiş bir sözümüz var ortada.
- O sözü keseni dilim dilim keserim ulan! Heeeeyyyt

sssseee sseeee seee ssseeee :D

Yazımı bitirirken kitabı çok sevdiğimi belirteyim. İçinde bol küfür ve cinsel olaylar ama asla rahatsızlık uyandıracak türde değil. Hayatın içinden olaylar olarak anlatılıyor. Yani sırf tema cinsel yaşamı değil anlayacağınız.

Okumak isteyenlere şimdiden iyi okumalar diliyorum. Keyif alacağınızdan da eminim. son olarak adettendir bir şarkı iliştireyim.

Turgut Uyar şiirine yapmış olduğu yorum ve ekleme:

Ağustos yirmi iki, dediler ‘Ustan ölmüş’,
Çok komiksin Azrail, Turgut Uyar ölür mü?
https://www.youtube.com/watch?v=KsuAESsToZo

Aşık Mahsuni'ye yazılmış şarkı:
https://youtu.be/h-1aXlJQFe0

Boris Vian ne dese beğenirsiniz? :D
https://youtu.be/58mgXOwUd4k

Para Olmasaaaaaaaaaaa
https://youtu.be/lanrH_UbM28


Ve finali de Ütopyalar Güzeldir ile yapalım :D
https://youtu.be/3CWWWzVdlHY

Boris vian diyor ki
daktiloyla evlisin zaten.
Yoksul gönlüm susar
sevgiden yana.
Boris vian diyor ki
yalnızlıktır dinimiz,
örneğin bir trenden
istediğiniz yerde ininiz.

Ruh-u Revan, bir alıntı ekledi.
21 Nis 16:07

Hayır, aklımı kaçırmışım. Gözlerde hiçbir şey görülmez. Hiçbir şey görülemez.

Bütün Ölülerin Derileri Aynıdır, Boris Vian (Sayfa 23)Bütün Ölülerin Derileri Aynıdır, Boris Vian (Sayfa 23)