‘Nihai bir bilgi imkânsızdır,’ dedi. ‘Çünkü duyularımız bizi aldatır.
Etrafımızı kuşatan şeylerle aramızdaki yegâne bağ zekâmızın ürünü olan düşüncelerimizdir.’
“Yani ulaşılacak nihai bir hakikat yoktu. O zaman ne yapmalıydık? Hiçbir şey bilemeyeceğini idrak edip, hiçbir şeye inanmayan biri bu durumda tutkularının peşinde arzu ettiği her şeyi yapabilirdi.”