• 336 syf.
    ·7 günde·10/10
    Erkeğin anatomisini yazan kadın, ruhsal duyguları, içsel savaşları nasıl da güzel anlatmış. Mürşit, kalbimde hep ince bir sızı olarak kalacaksın!
    Kendi kuyunuzdan fırsat bulursanız kendinizi Mürşit'in kuyusuna bırakın. Ayfer Tunç öyle bir anlatmış ki, erkekleri öyle bir çözmüş ve o mükemmel kalemiyle öyle güzel anlatmış ki, Mürşit oluyorsunuz.
    İçsel ağrılarla baş edemeyen, dünyanın ağrısıyla savaşamayan ve sonunda pes eden Mürşit. Kök salmış ama kökleri hep çürük, hisleri hep yabancı, ruhu hep eksik!

    Zamansız gelen sancıların, çakılı kalışların, vazgeçişlerin ve vazgeçemeyişlerin, ölmek isteyişlerin ama ölemeyişlerin, süre gelen mücadelenin, bitmek bilmeyen korkuların ve sorgulamanın - hayatı sorgulamanın- içsel yolculuğun sancılı sürecini anlatan tam üç yüz otuz altı sayfa!

    Cümlelerinin ağırlığını omuzlarımda hissettiğim bir kitap daha okudum. Mürşit'in ağrısı, ağrım oldu.

    Madenci (Uzay), sen adı gibi sonsuz bir boşluktun ve o boşluğa düştüm.
    Sana tutunmuştum, koparttın!

    Çok şey yazasım var da yazamıyorum. Kitabı okuyun ve sağ çıkmaya çalışın, zira ben çıkamıyorum.
  • hâle
    hâle Şu Hortumlu Dünyada Fil Yalnız Bir Hayvandır'ı inceledi.
    226 syf.
    ·1 günde·9/10
    Kitap öyle bir kitap ki sonsuz sayfa olmasını isterdim, bitmemesi için ne kadar yavaş okumaya çalışsam da bir çırpıda bitti. Bitirdikten sonra da apayrı bir boşluğa düştüm. Ahmet Şerif İzgören... Lisede müzik öğretmenimizin "avucunuzdaki kelebek" adlı videosunu izlettiğinde tanıdım ve iyi ki tanımışım. O videonun yeri bambaşka izlemeyen herkese izlemesini öneririm.
    Okurken çok eğlendim. Çoğu cümlede çoğu anlatılan hikayede gülmeye tutuldum. Kitabın arkasında iade garantisi bile var. Yani kitap o kadar güzel ki zaten iade edilmeyeceği ortada aslında. İçiniz daraldığında hemencik okunabilecek bir kitap. Çok kişiye önerdim hepsinden memnun olduklarına dair geri dönüşler aldım. Ayrıca ismi de beni çok fazla etkilemişti. Yani başlık bile bu kadar yaratıcıysa içini siz düşünün.
  • Uzun ama gerçekten ferahlatıcı bir yazı.
    •Acı ne güzel bir servettir...
    Vera adlı güzel bir YouTube sayfasından

    Bazen hayat çekilmeyecek bir hal alıyor. Sanki tüm olumsuzluklar ard arda dizilip bizi bulmak için bekleşiyor. Bir an bir şey yolunda gitmiyor ve her şey rayından çıkıyor Tüm bu haller bize, şerlerin hep bizi bulduğunu düşündürüyor. Nedense her böyle bir durumla karşılaştığımda hemen zihnimi toparlayıp imanımı yoklamak gereği duyuyorum Aceba hangi imanî konuda, neyi eksik yapıyorum da Allahın verdiğine rıza görtermem gerekirken böyle isyan vâri haletlere bürünüyor gönlüm . Bunları biraz düşündüğümde aklıma hep şöyle demek geliyor. ● Acı ne güzel bir servettir. Acı insan olmamızın, yaşıyor olmamızın ve hala bir şeyler hissediyor olmamızın göstergesi değil midir ? Hayatımızda her şey dört dörtlük olsa ve hiçbir sıkıntımız olmasa inanın bana yaşamın tadını asla alamayız. Geçen yıllarda bir haberde rast gelmiştim belki sizlere de denk gelmiştir. Dünyanın en zenginlerinden olan bir insanın intihar etmeden evvel yazdığı son mektubundan bahsediyordu. “ istediğim her şeye ulaştım, sayamayacağım kadar evim, arabam, gemilerim, uçaklarım vardı. istediğim her ortama giriyor, istediğim her kadınla evleniyordum. Çocuklarım vardı, beni çok sevdiğini söyleyen binlerce tanıdığım eş dost vardı. lakin bir gün yol kenarında çöpten yiyecek çıkartıp onları yemek için keyifle parkta çimlere oturan bir yaşlı amcayı uzunca izledim. Yüzündeki tebessümü, halinden memnuniyet duymasını, ekmeği ısırırken ki iştahlı hallerini ve benim bu sonsuz refah dolu hayatımda gittiğim yüzlerce ülkede yediğim tüm yemekleri, giydiğim tüm giysileri, ve daha nicelerini bir kefeye koysak aceba hangisi ağır basardı ? Büyük bir boşluğa düştüm ve hayatımın anlamsız bir şımarıklıktan başka bir şey olmadığını anladım. Artık bu dünyada yapacak hiçbir şeyimin kalmamış olduğuna karar verdim, kendi rızamla hayatıma son veriyorum.” Araştırmacılara göre bu tür intihar vakaları gün geçtikçe çoğalıyor. Sebebi bariz olarak ortada değil mi. ●Her şeye sahip olan bir insanın hayalleri bitmiştir. Hayalleri olmayan bir insanınsa yaşamda bir yer tutması beklenemez. Bu konuştuklarımız bana hep her şerde bir hayır olduğunu fısıldıyor. Dedim ya “ Acı ne güzel bir servettir ” Bir şeylere ulaşamamak, geç ulaşmak, hayal etmek, arzulamak, çalışmak, farkında olmak ne güzel bir nimettir. Hani Rabbimiz der ya; ● “Olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey, sizin için hayırlıdır ve olur ki, sevdiğiniz şey de sizin için şerdir. Allah bilir de siz bilmezsiniz” Bu ne güzel bir tesellidir. Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretlerinin bir şiiriyle son verelim hasb-i hal’imize “Hak şerleri hayr eyler Zan etme ki ğayr eyler Ârif ânı seyr eyler Mevlâ görelim neyler Neylerse güzel eyler…”
  • 🍀Acı ne güzel bir servettir. Acı insan olmamızın, yaşıyor olmamızın ve hala bir şeyler hissediyor olmamızın göstergesi değil midir? Hayatımızda her şey dört dörtlük olsa ve hiç bir sıkıntımız olmasa inanın bana yaşamın tadını asla alamayız. Geçen yıllarda bir haberde rast gelmiştim, belki sizlere de denk gelmiştir. Dünyanın en zenginlerinden olan bir insanın intihar etmeden evvel yazdığı son mektubundan bahsediyordu. "İstediğim her şeye ulaştım, sayamayacağım kadar evim, arabam, gemilerim, uçaklarım vardı. İstediğim her ortama giriyor, istediğim her kadınla evleniyordum. Çocuklarım vardı, beni çok sevdiğini söyleyen binlerce tanıdığım eş dost vardı. Lakin bir gün yol kenarında, çöpten yiyecek çıkartıp, onları yemek için keyifle parkta çimlere oturan bir yaşlı amcayı uzunca izledim. Yüzündeki tebessümü, halinden memnuniyet duymasını, ekmeği ısırırken ki iştahlı hallerini ve benim bu sonsuz refah dolu hayatımda gittiğim yüzlerce ülkede yediğim tüm yemekleri, giydiğim tüm giysileri ve daha nicelerini bir kefeye koysak aceba hangisi ağır basardı? Büyük bir boşluğa düştüm ve hayatımın anlamsız bir şımarıklıktan başka bir şey olmadığını anladım. Artık bu dünyada yapacak hiç bir şeyimin kalmamış olduğuna karar verdim, kendi rızamla hayatıma son veriyorum." Araştırmacılara göre bu tür intihar vakaları gün geçtikçe çoğalıyor. Sebebi bariz olarak ortada değil mi? Her şeye sahip olan bir insanın hayalleri bitmiştir. Hayalleri olmayan bir insanınsa yaşamda bir yer tutması beklenemez...
  • Bazen hayat çekilmeyecek bir hal alıyor.
    Sanki tüm olumsuzluklar ard arda dizilip bizi bulmak için bekleşiyor.
    Bir an bir şey yolunda gitmiyor ve her şey rayından çıkıyor
    Tüm bu haller bize, şerlerin hep bizi bulduğunu düşündürüyor. Nedense her böyle bir durumla karşılaştığımda hemen zihnimi toparlayıp imanımı yoklamak gereği duyuyorum
    Aceba hangi imanî konuda, neyi eksik yapıyorum da Allahın verdiğine rıza görtermem gerekirken böyle isyan vâri haletlere bürünüyor gönlüm .
    Bunları biraz düşündüğümde aklıma hep şöyle demek geliyor.
    ● Acı ne güzel bir servettir.
    Acı insan olmamızın, yaşıyor olmamızın ve hala bir şeyler hissediyor olmamızın göstergesi değil midir ?
    Hayatımızda her şey dört dörtlük olsa ve hiçbir sıkıntımız olmasa inanın bana yaşamın tadını asla alamayız.
    Geçen yıllarda bir haberde
    Dünyanın en zenginlerinden olan bir insanın intihar etmeden evvel yazdığı son mektubundan bahsediyordu.
    “ istediğim her şeye ulaştım, sayamayacağım kadar evim, arabam, gemilerim, uçaklarım vardı. istediğim her ortama giriyor, istediğim her kadınla evleniyordum.
    Çocuklarım vardı, beni çok sevdiğini söyleyen binlerce tanıdığım eş dost vardı.
    lakin bir gün yol kenarında çöpten yiyecek çıkartıp onları yemek için keyifle parkta çimlere oturan bir yaşlı amcayı uzunca izledim.
    Yüzündeki tebessümü, halinden memnuniyet duymasını, ekmeği ısırırken ki iştahlı hallerini ve benim bu sonsuz refah dolu hayatımda gittiğim yüzlerce ülkede yediğim tüm yemekleri, giydiğim tüm giysileri, ve daha nicelerini bir kefeye koysak aceba hangisi ağır basardı ?
    Büyük bir boşluğa düştüm ve hayatımın anlamsız bir şımarıklıktan başka bir şey olmadığını anladım. Artık bu dünyada yapacak hiçbir şeyimin kalmamış olduğuna karar verdim, kendi rızamla hayatıma son veriyorum.”
    Araştırmacılara göre bu tür intihar vakaları gün geçtikçe çoğalıyor. Sebebi bariz olarak ortada değil mi.
    ●Her şeye sahip olan bir insanın hayalleri bitmiştir.
    Hayalleri olmayan bir insanınsa yaşamda bir yer tutması beklenemez.
    Bu konuştuklarımız bana hep her şerde bir hayır olduğunu fısıldıyor.
    Dedim ya “ Acı ne güzel bir servettir ”
    Bir şeylere ulaşamamak, geç ulaşmak, hayal etmek, arzulamak, çalışmak, farkında olmak ne güzel bir nimettir.
    Hani Rabbimiz der ya;
    ● “Olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey, sizin için hayırlıdır ve olur ki, sevdiğiniz şey de sizin için şerdir. Allah bilir de siz bilmezsiniz”
    Bu ne güzel bir tesellidir.
    Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretlerinin bir şiiriyle son verelim hasb-i hal’imize

    “Hak şerleri hayr eyler
    Zan etme ki ğayr eyler
    Ârif ânı seyr eyler
    Mevlâ görelim neyler
    Neylerse güzel eyler…”
  • Bazen hayat çekilmeyecek bir hal alıyor.
    Sanki tüm olumsuzluklar ard arda dizilip bizi bulmak için bekleşiyor.
    Bir an bir şey yolunda gitmiyor ve her şey rayından çıkıyor
    Tüm bu haller bize, şerlerin hep bizi bulduğunu düşündürüyor.

    Nedense her böyle bir durumla karşılaştığımda hemen zihnimi toparlayıp imanımı yoklamak gereği duyuyorum
    Aceba hangi imanî konuda, neyi eksik yapıyorum da Allahın verdiğine rıza görtermem gerekirken böyle isyan vâri haletlere bürünüyor gönlüm .
    Bunları biraz düşündüğümde aklıma hep şöyle demek geliyor.
    ● Acı ne güzel bir servettir.
    Acı insan olmamızın, yaşıyor olmamızın ve hala bir şeyler hissediyor olmamızın göstergesi değil midir ?

    Hayatımızda her şey dört dörtlük olsa ve hiçbir sıkıntımız olmasa inanın bana yaşamın tadını asla alamayız.
    Geçen yıllarda bir haberde rast gelmiştim belki sizlere de denk gelmiştir.
    Dünyanın en zenginlerinden olan bir insanın intihar etmeden evvel yazdığı son mektubundan bahsediyordu.

    “ istediğim her şeye ulaştım, sayamayacağım kadar evim, arabam, gemilerim, uçaklarım vardı. istediğim her ortama giriyor, istediğim her kadınla evleniyordum.
    Çocuklarım vardı, beni çok sevdiğini söyleyen binlerce tanıdığım eş dost vardı.
    lakin bir gün yol kenarında çöpten yiyecek çıkartıp onları yemek için keyifle parkta çimlere oturan bir yaşlı amcayı uzunca izledim.
    Yüzündeki tebessümü, halinden memnuniyet duymasını, ekmeği ısırırken ki iştahlı hallerini ve benim bu sonsuz refah dolu hayatımda gittiğim yüzlerce ülkede yediğim tüm yemekleri, giydiğim tüm giysileri, ve daha nicelerini bir kefeye koysak aceba hangisi ağır basardı ?
    Büyük bir boşluğa düştüm ve hayatımın anlamsız bir şımarıklıktan başka bir şey olmadığını anladım. Artık bu dünyada yapacak hiçbir şeyimin kalmamış olduğuna karar verdim, kendi rızamla hayatıma son veriyorum.”

    Araştırmacılara göre bu tür intihar vakaları gün geçtikçe çoğalıyor. Sebebi bariz olarak ortada değil mi.
    ●Her şeye sahip olan bir insanın hayalleri bitmiştir.
    Hayalleri olmayan bir insanınsa yaşamda bir yer tutması beklenemez.

    Bu konuştuklarımız bana hep her şerde bir hayır olduğunu fısıldıyor.
    Dedim ya “ Acı ne güzel bir servettir ”
    Bir şeylere ulaşamamak, geç ulaşmak, hayal etmek, arzulamak, çalışmak, farkında olmak ne güzel bir nimettir.

    Hani Rabbimiz der ya;
    ● “Olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey, sizin için hayırlıdır ve olur ki, sevdiğiniz şey de sizin için şerdir. Allah bilir de siz bilmezsiniz”
    Bu ne güzel bir tesellidir.


    Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretlerinin bir şiiriyle son verelim hasb-i hal’imize

    “Hak şerleri hayr eyler
    Zan etme ki ğayr eyler
    Ârif ânı seyr eyler
    Mevlâ görelim neyler
    Neylerse güzel eyler…”