• Omuzlarıma kuşlar konar kalkar, kuşlar da kurtulacaklar.
    Sonra bir marsıvanın üstünde uzadı boyum. -Demek sizi gönderdiler kendileri gelmediler.
  • 152 syf.
    ·2 günde·Beğendi·9/10
    Şimdi bitti kitap,
    Diyorum ki; bir yanda Gülşen Bubikoğlu, diğer yanda Emel Sayın yıllarca hiç başın ağrımadan bir dolu film çekerdi servetine servet, parasına para katardı...
    Havuzlu evlerin içinde, sahil de, deniz kıyısında bikinilerle takım elbiselerle ne pozlar verirdi, konusu aşklı meşkli ne roller keserdi ama sen gittin, kar da kışta YOL u seçtin, yaz sıcağında SÜRÜ yü, yer altında MADEN i seçtin...senin bi imzalı fotoğrafına fit olucak insanların dertlerinine talip oldun.
    Büyük adamsın vesselam...
    Hayrandım sana. Pazarı, bayramı farketmez nerde görsen izlerim filmlerini hala... hayrandım ama ne senin kadar boyum uzadı ne senin kadar cesur olabildim...
  • Ya ben gitmek istemiyorum ki Hatay'a...

    Ulan bir kere tutsa şu şansım şu otogarlarda nolur ki, her seferinde ayrı macera ayrı manyaklık. Serçe parmağını sehpa kenarına vurmuş da sesini çıkaramamış komşu kızı gibi öyle tutuyorum sinirimi. Bir kere Ankara Aşti'de kavga ettiydim, adamın şeker tabağını kırdıydım fırlatıp, o sinirle otobüs firmasının müşteri hizmetlerini aradıydım da nolduydu sanki. Aradığım adam kavga ettiğim adamın kendisi çıkınca 'hanfendi beni aradınız' diyince dönüp arkaya bakmıştım da hem rezil olmuştum hem sinir küpü. Hep beni buluyor arkadaş. Kokanı mı istersin horlayanını mı, kitap okuyacaz diye ışık açtığımda oflayıp poflayanından 25 kuruşluk çubuk krakeri ağzında bitmesin diye şap şap iki saat dolaştıranını mı, hiç susmayan bebekleri mi, cam kenarıma göz diken, anında uyuyup kaldığı (!) için müdahale edilemeyen hain yolcuyu mu diyeyim. Sıcak su dökülür korkusuyla çayı yalnız dudak payı kadar veren muavini mi leş gibi sigara içen şöforü mü... Nedir çektiğim lan bu otobüslerden. Binme kzıım o zaman, arabamız vardı da biz mi tasarruf ettik, macera mı arıyorum sanki, otostopla gidilmez ki bu ülkede. Şerefsiz bla bla sürücüsü, söz verip almadı ki.
    Neyse sakin ol şampiyon, bir şey olmayacak de, gönder evrene enerjini, en kötü kaza yapar ölürsün, hayıflanmaya gerek kalmaz. Ben şimdi olumsuzlukların hepsini zihnimden geçireyim de başıma kötü şey gelmesin. Felaketten korunma yöntemim bu benim. Tüm kötü olayları aklıma getiririm yaşanmış gibi, aynısını hayatta yaşamam.

    Bu otobüs de zırt turizm ama kendine uçakmış gibi harfli rakamlı sefer sayısı vermiş ya lan ahaha. Keki etidendir inşallah. Gözünü seveyim kamilim koçum, ulusoyum bir kere de istediğim zaman sefer yapın be. Neyse pozitiz (pozitif) olacağız. Gerginlik yok, açarım Andre Rieu (https://www.youtube.com/...C0yRNRkQQENq3Ey_IblA) , kitabım da tamam, nayn Elif nayn. Otobüs kıyafetlerimi giydiğime boyun kırmayan yastığımı da aldığıma göre başlasın nalet yolculuk. Önceden ayaklarımı toparlayınca sığıyordum ben bu koltuklara , boyum mu uzadı ne? Anamm yanım boş umarım kimse gelmez, amin. Arkadaş gerilmeyeyim diyorum ama bu otobüs de tor tor ses çıkarıyor, umarım yol ortasında itmek zorunda kalmayız.

    Hele binen tiplere bak, en öne vermişler şişman sarışın adamı, bir kere en öne prezentabıl koyarlar, otobüsün vizyonu tipinden tutmadı. Hee ama elinde kitap var, aferim. Aaa rapçi mi lan onun yanındaki ahah süper. Anaa kültürlü otobüse bindim herhalde her birinin elinde kitap görüyorum, kavga çıkmayacak ışıktan demek ki, keşke önlere oturaydım. Ayyy kör de var, kıyamam, yalnız maşallah çene sağlam belli ki adamın oturmasına müsaade etmeden anlattı tüm hayat hikayesini.
    Haydin gidiyoz, o değil de Yediveren Turizm neymiş ya , soyadı zaar, yalnız hostes akrabaları herhalde kızın da soyadı aynı. Benim akrabanın otobüsü olsa hostesliği hakaret sayarım be, ver müşteri temsilciliğini, sioluğunu hey yavrum hey, varan 2 yapardım bee.
    Neyse, şimdilik elveda İstanbul...
    (devamı gelir herhalde)
  • Nasıl da uzadı saçlarım ellerinin gezintisi kısa sürmesin diye. Bak, boyum bile uzadı yanında dik duracağım diye. Ellerim nasıl da yumuşak sen tutuyorsun diye. Bana bak, senleşene, senin için olana ve ayakları geri gitmek nedir bilmeyene. Buradayım!