Beyza Güçlü

Beyza Güçlü
@boyzooo
Insta: @beyza_g9 Tiktok : @g.beyzaaa
Kütahya
Ankara, 5 Ekim 1997
83 okur puanı
Ekim 2018 tarihinde katıldı
Fransız sosyolog ve antropolog Le Bon'a gore birey, kitle içerisine girdiğinde kendi kimliğini yitirir ve içinde bulunduğu kitlenin davranışına ayak uydurur. Bireysellik yoktur.Kitlelere hükmeden asıl şey zeka,eğitim seviyesi vb. değerler sistemi değildir.Asıl etkinin altında yatan sebepler arasında liderin nüfuz etme kabiliyeti,tekrar ve sirayet etme yeteneği ve akla değil de duygulara etki edebilme becerisi yatar. Milletlerin kaderi artık hukumdar divanlarinda değil,kitlelerin ruhunda hazırlamaktadır. Freud işe Le Bon'un aksine,toplumsalligi reddeder,duruma bireysel bir bakış açısıyla yaklaşır. Bireyin kimlik kaybı yoktur. Kişi günlük hayatta baskıladığı içgüdülerini kitle içerisinde dışa vurur. Bu dışavurumu kitle sağlar. Kitle,bireyin baskıladığı içgüdüsünün dışavurumu için bireye uygun ortamı kendisi yaratır. Kitle önderi, topluluğu etkilemek için elindeki nedenleri mantık süzgecinden geçirme ihtiyacı duymaz. İşi alabildiğine güçlü imajlara dökmek,abartmak ve sürekli aynı şeyi yinelemek nihai amaca ulaşmayı sağlar
1000Kitap Gerçek Okurlar
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Unutmaya çalışmayın,affetmeye çalışın
Şimdi size bir hayat çizicem. Sizden tek isteğim bu hayatı kendinizin yaşadığını düşünerek okumanız Alkolik bir annenin evlilik dışı ilişkisinden yaptığı bir çocuk olarak dünyaya merhaba diyorsunuz. Anneniz size bakamadigi gerekçesiyle bir yurda veriyor. Bir süre yurt hayatı sürdükten sonra evli bir çift sizi evlatlık ediniyor. Şans burada da yüzünüze gülmüyor,çünkü Italyan asıllı bu çift tam bir psikopat çıkıyor. Evin bodrum katına hapsedilip,sürekli olarak işkence görüyorsunuz. Sadist çift aslında maddi durumları çok iyi olan ve çevreleri tarafından saygı duyulan bir çift olduğu için durumdan kimse suphelenmiyor ve uzun yıllar bu işkenceye maruz kalıyorsunuz. 17 yaşına geldiğinizde depresyon kaynaklı felç geçiriyorsunuz. Doktorlar şizofren teşhisi koyuyor ve akıl hastanesine yerleştiriyorlar sizi. Bir 17 yıl da hastanede geçiriyorsunuz. Çaresizlik içinde kivrandiginiz ,sürekli intiharı düşündüğünüz, umutsuz yıllar ... Hikayeniz de asıl burada başlıyor, hazırlanın. Terk edilme,işkence,taciz ve birçok olumsuzluk ile geçen 34 yılın ardından, hastaneden çıkınca yaptığınız ilk iş ne olurdu? Size tüm bunları yaşatan yaşamdan,kişilerden intikam alır mıydınız? Bu yaşanmış hikayenin kahramanı Marie adında bir kadın. Marie, yetkililer "Akli dengesi yerinde değil,okuması imkansız "dedikleri halde ilk iş olarak Salem State Üniversitesi'nde Psikiyatri bölümüne girer ve başarıyla mezun olur.Bu arada kansere yakalanır,kendisi gibi akıl hastanesinden çıkmış Joe ile evlenir.Ardindan mücadeleyi bırakmaz ve kanseri atlatır.Esi ile sadece 6 yıl evli kalabilir çünkü Joe hayatını kaybeder.Hal böyle olunca Marie işine dört elle sarılır. Uzun yıllar doktor olarak çalıştıktan sonra Harward Universitesi'nde mastır yapar.Oldukca başarılı bir iş hayatı sürer,konferanslar
Acının içine karışmış yalnızlık,ızdıraba hapsolmuş sırlar kayboldu. Onun kusurlu kalbi benim yaralı kalbimle bir oldu
1000Kitap Gerçek Okurlar