Ahmet Hamdi Tanpınar
Cahilsin, okur öğrenirsin. Gerisin, ilerlersin. Adam yok, yetiştirirsin. Paran yok, kazanırsın. Her şeyin bir çaresi vardır bu dünyada. Fakat insan bozuldu mu, bunun çaresi yoktur.

Benden selam olsun Bolu Bey'ine 
Çıkıp şu dağlara yaslanmalıdır 
Ok gıcırtısından kalkan sesinden 
Dağlar seda verip seslenmelidir. 

Düşman geldi tabur tabur dizildi 
Alnımıza kara yazı yazıldı 
Tüfek icad oldu mertlik bozuldu 
Eğri kılıç kında paslanmalıdır. 

Köroğlu düşer mi yine şanından 
Ayırır çoğunu er meydanından 
Kır at köpüğünden düşman kanından 
Çevrem dolup şalvar ıslanmalıdır.

Neslişah Özbay, bir alıntı ekledi.
19 May 19:29

HALKIN EKMEĞİ
Bilin: Halkın ekmeğidir adalet.
Bakarsınız bol olur bu ekmek,
bakarsınız kıt,
bakarsınız doyum olmaz tadına,
bakarsınız berbat.
Azaldı mı ekmek, başlar açlık,
bozuldu mu tadı, başlar hoşnutsuzluk boy atmaya.
Bozuk adalet yeter artık!
Acemi ellerde yoğrulan, iyi pişirilmemiş adalet yeter!
Yeter katıksız, kara kabuklu adalet!
Dura dura bayatlayan adalet yeter!
Bolsa insanın önünde ekmek, lezzetliyse,

Uygarlık Tarihi, Server TanilliUygarlık Tarihi, Server Tanilli
Müberra ENBİYAOĞLU, bir alıntı ekledi.
19 May 13:42 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Düşünenler, okuyanlar, yazanlar: Issız yerde haksızlığa kızanlar, Dadaloğlu mirasçısı ozanlar.
Lisanınız mı yok, ölü müsünüz?
"Bana ne" dedikçe bozuldu çarkın; işgale uğradı evinle barkın.
Yeter yattığınız ayağa kalkın.
Dermanınız mı yok, ölü müsünüz?

Vur Emri, Abdurrahim KarakoçVur Emri, Abdurrahim Karakoç

Süleyman Çobanoğlu, "artan artar, eksilen eksilir; lakin insan, hep bir tartıdan ibaret kalır" diyor. (Yobazlığa Övgü, Mavi Yayıncılık, 1997, sayfa 87)
Görünen, anlaşılan o ki, terazimiz bozuldu, bozuluyor. Çünkü yaptıklarının neye karşılık geldiğini bilmeyenlerin sayısı hızla artıyor. Emeğe ve ekmeğe hürmet etmeyenlerin. Milletin iradesini ve irfanını hor görenlerin. Memleketini, yani ana yurdunu / baba ocağını yabancılara şikâyet edenlerin.

İbrahim Tenekeci: Doğru insana yanlış yapmak

Yazgı Yurdaarmağan, Cadı Kazanı'ı inceledi.
 18 May 14:37 · Kitabı okudu · 5 günde · Puan vermedi

Geçmiş yıllardaki yobazlığı konu edinen bir kitap. Okurken gerçekten çok sinirim bozuldu. “Yok artık!” dedim çoğu yerde. Dini, devlet yönetiminde kullanan bir yargı sistemi anlatılıyor. Din dediğime de bakmayın, ben “sözde din” diye tanımlamak istiyorum. Yalanlarla masum insanların nasıl canına kıyıldığı, yalancı insanların nasıl birer pisliğe dönüşebileceğini anlatan bir kitap.
Tavsiye ederim. Sinir hastası olanlar, doktorlarına danışıp da okusun(!)

@Pesa, bir alıntı ekledi.
17 May 21:27 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

ÖLÜMDEN SONRA
Öldük, ölümden bir şeyler umarak.
Bir büyük boşlukta bozuldu büyü
Nasıl hatırlamazsın o türküyü,
Gök parçası, dal demeti, kuş tüyü,
Alıştığımız bir şeydi yaşamak.
Şimdi o dünyadan hiçbir haber yok;
Yok bizi arayan soran kimsemiz.
Öylesine karanlık ki gecemiz,
Ha olmuş ha olmamış penceremiz;
Akarsuda aks'imizden eser yok.

Otuz Beş Yaş, Cahit Sıtkı TarancıOtuz Beş Yaş, Cahit Sıtkı Tarancı
Bolahenk, bir alıntı ekledi.
17 May 17:15 · Kitabı okuyor

Bağışlayın. Tatlılarla yeterince beslediler insanlarımızı. Bu nedenle mideleri bile bozuldu: Acı ilaçlar, katı gerçekler gerekli onlara şimdi.

Zamanımızın Bir Kahramanı, Mihail Yuryeviç Lermontov (Sayfa 44 - İletişim Yayınları-önsöz)Zamanımızın Bir Kahramanı, Mihail Yuryeviç Lermontov (Sayfa 44 - İletişim Yayınları-önsöz)

Saatçiler saatlerden çok zamanı önemsediği gün akrebi yelkovana yedirip
sana geleceğim sevgilim artık buralarda zaman geçmiyor hep bir şeyler eksik gidiyor ya pilleri çabuk tükeniyor ya da bozulup duruyorlar
saatçiler de oturmuş masalarında saatleri izliyorlar artık insanlar saatlere de bakmıyorlar hep birer akıl hastaları olmuşlar ya kollarında bozuk saatler ile dolanıyorlar ya da çok yaşayacaklar gibi beklemeyi de bekliyorlar
sevgilim bak benimde saatim bozuldu ama ömrüm çok gibi beklemeyeceğim seni...