Sağlıklı yaşam için her gün bir kaşık zerdeçal tavsiye edilmesi gibi huzurlu bir ruh için de her gün yarım saat kitap okumalıydı insanlar. Bu nedenle kasiyerler barkod makinelerine sadece domatesi,pirinci ve tavuk göğsünü değil Gogol'u, Çehov'u, Tolstoy'u ve daha nice müteveffa yazarı da tutup okutuyordu
Fakir çocuklar, omuzlarında ağır bir yükle doğar.O yüzden Onlarınki yaşamak değil, mücadeledir. ayağa kalkılacak, o yük taşınacak ,fırsatı kollanıp omuzdan atılacak...şanslı doğanların görevi ise sadece kendileri için düzleştirilen parke taşları ile döşenmiş yolda yürümek,hepsi bu
Her adımda Nereye bastığını kontrol ediyor, temkinli davranıyordu. hayat da böyleydi ona göre. ilerlemek, yolun tamamen güvenli olmasını bekleyerek olmazdı;insan düşme ihtimalini göze alırken dikkatle ama cesur bir şekilde yürümeliydi.