Bir kez değil, birkaç kez başıma geldi; aşk uğruna tüm yaşamımı feda etmeye hazırdım. akla yatkın gelen her şeyi değiştirmeye, tek iradenin sevgilinin iradesi olan bir dünyaya dalmaya hazırdım. böylesi bir fedakarlık ancak aşk sonucu söz konusu olabilir… ya da yaşam zaten yok olma aşamasında mıdır? belki o yaşamı tüketmiştim, ama korkudan ya da inadımdan kabullenemiyordum. ya da alışkanlık müthiş bir tutkal olduğundan, tükettiğimin farkında değildim.
“aşka uyandırmak olasıysa, engellemek de mümkün olmalı.”
“hiç de öyle değil,” dedi adam. “çünkü herkes aşka yatkındır. uyandırmak kolaydır ama kendi kendine son vermedikçe yok etmek imkansızdır.”