İki ayna gibi karşı karşıya gelen bu iki özlem arasında bulunan Katalonyalı, o eşsiz gerçek dışı duygusunu yitirdi ve çocuklara yazdığı mektuplarda hepsinin Macondo,dan ayrılmalarını, dünyaya ve insan yüreğine ilişkin bütün öğretilerini unutmalarını, Horace'ın tepesine sıçmalarını, nerede olurlarsa olsunlar geçmişin bir yalan olduğunu, anıların dönüşü bulunmadığını, geçip giden hiçbir baharın yeniden ele geçirilemeyeceğini, aşkların en çılgınca ve en vazgeçilmez olanının ömrünün sonundaki bir anlık gerçek olduğunu akıllarından çıkarmamalarını öğütlemeye başladı.