İsminden de anlaşıldığı üzere kitapta bir idam mahkumunun son günü anlatılmış. Kitabı okumamla birlikte düşüncem de değişti diyebilirim. Kitabı okurken kendimi sadece idam mahkumunun yerine değil karşı tarafta zarar verilen , öldürülen , tecavüz edilen kişinin yerine de koydum kendimi. Kitapta idam mahkumu ölünce kızının , eşinin , annesinin üzüleceğinden o öldükten sonra kızının ne yapacağından bahsediyor peki ama karşı tarafta bir öldürelen bir anne, bir baba , bir yetim , bir aile yok mu sorusu geliyor akıllara . Tam da bu noktada "İNTİKAM " devreye giriyor "benim hayatım karardıysa ben hayattan koparıldıysam o da hayattan koparılmalı düşüncesi " işte bunu düşünürken o idam mahkumunun , 6 hafta boyunca çektigi zihinsel acının nasıl dayanılmaz bir şey olduğunu düşünemiyoruz içimizde sadece intikam . Bunları söylerken tabiki suçlunun cezasız kalmasını gerektiğini düşünmüyorm ama bu şekilde vicdansızca bir cezayı da doğru bulmuyorum.
Zira can almak ta vermek de Allah ' a mahsustur...
Tıpkı kitapta da " öç almak insana özgüdür , cezalandırmak da tanrıya dediği gibi "
Kitabı okurken yaşıyor olduğunuz, hayatta olduğunuz inanılmaz bir mutluluk verecek.
Son olarak ölüm günümüzü , saatimizi bilmemek ne büyü lütufmuş meğer halbuki kitapta da dediği gibi " bütün insanlar sonu bellirsiz bir infaza mahkumdur ." Öleceğimiz bilip ama sırf gün / saat / tarih bilinmediği için o idam mahkumunun bütün o çektiği zihinsel acıdan kurtulmak , ilginç!
Okumanızı tavsiye ettiğim hatta şiddetle tavsiye ettiğim bir kitap .
Şimdiden iyi okumalar.