“Kader kavramı yaşla gelen bir düşünce. İnsan gençken genellikle düşünülmez bu. Kendini taş ardına taş dizip koşacağı yolu yapan bir işçi gibi görürsün. Yalnızca çok ileri vardığında farkedersin ki yok zaten örülüdür,sana orada yürümekten başka bir şey düşmez.”
“.. yaşamın ilk yıllarına eşlik etmiş olan neşe de yok oldu. En çok özlediğim şey bu olmuştur. Sonradan mutlu oldum ama mutluluk neşenin yanında güneşin yanındaki bir elektrik lambası gibidir. Mutluluğun bir nesnesi vardır, birşeyler yüzünden mutlu olunur , dışarıdan bir olaya bağımlıdır. Oysa neşenin nesnesi yoktur. Belirgin olmayan bir nedenle sarar seni, varlığı güneşe benzer, kendi yüreğinin ısısıyla yakar.”
…Hâlâ bir dala takılı kalıyorsun, ama artık düşmen an meselesi oluyor. Yakınlardaki yapraklar birbiri ardına düşüyor, sen onların düşüşünü seyrediyorsun, rüzgar çıkacak korkusu içinde yaşıyorsun.