Sabahattin Ali polis ya da istihbarat görevlileri tarafından, sıkı bir sorguya tabi tutulmuş, bu esnada ölmüştü.
Ali ertekin‘in,, istihbarat teşkilatının baskısı altında, Sabahattin Ellie cinayetinin üzerine almak zorunda kaldığını düşünüyordu genç adam. Ertekin’e hapishanede çok kalmayacağına, kısa zamanda savıncağına dair söz verilmiş olmalıydı. Böylece, Sabahattin Ali gibi çok ünlü bir yazar göz altında kaybolmamış, adi bir cinayete kurban gitmiş gibi görünecekti. Sözümona, devletin eli temiz kalacaktı! Tam da rasih nur iler Ynin düşündüğü gibi oldu. Cinayet işlediğini itiraf eden Ali ertekin, sadece dört yıl hapis cezasına çarptırıldı. Bunun iki yılı sorgulamada geçmiş, geri kalan iki yılı da affa uğramıştı. Sabahattin Ali’nin sözde katili, elini kolunu sallayarak dışarıya çıkmıştı, aramıza karıştı.
Esasen, Sabahattin Ali’nin işkencede yok edilmesi ile istihbaratta çalışan bir eleman tarafından kafasına bir odunla vurularak öldürülmesi arasında büyük bir fark yok. Önemli olan, iyi yetişmiş beyinlerin en verimli çağlarında, Siyasal iktidarlar tarafından hayatından bezdirilmesi, ülkelerinden kaçacak noktaya getirilmesi. Sabahattin Ali hapis köşelerinde süründürülmemiş, lafını söylemeye devam edebilmiş olsa Ankara ismini vereceği kitabını yazacak, devletin ve bürokrasinin derinlerinde ne tür hatalar yapıldığını, örnekleri ile, bundan 68 yıl önce anlatacaktı.olmasına izin verilmedi!
Yanlışlarından arınmayı, çağdaş uygarlık düzeyini yakalamayı hedefleyen ülkeler için, Sabahattin Ali gibi evlatlarına sahip olmak kuşkusuz çok önemli ve değerlidir.
Ülkemiz, maalesef, bu medeniyet düzeyini yakalamaya henüz niyetli değil.
Sabahattin Ali’nin öldürülmesinin üzerine geçen bunca süre içinde, Türkiye’yi yönetenler, Sabahattin Ali’ye ıldığı gibi seçip, ülkemizin rotasını