Masal bahçelerinde açmış küçük bir kırmızı çiçekmiş aşkı. Ama o, gittiği yerde, sessizlik ve yalnızlık içinde ilk tatlı ama can yakıcı acıların üstesinden gelmek, sonrasında ise uzun süreliğine, sonsuza dek, ölünceye dek içindeki Suhodol ruhunun derinliklerine gömmek için aşkını bozkıra, Suhodol’un ıssızlığından daha da gizli bir ıssızlığa götürmüş yanında.
Köşke geç vakitte dönerdik. Bozkırın, kır çiçeklerinin ve otların çiyini, serinliğini içimize çekmiş olarak merdiveni dikkatlice çıkar, karanlık antreye girerdik.