Belli bir noktaya kadar sefalet düşüncesinin, görüntüsünün içimizde şefkat uyandırdığı doğrudur, hatta korkunçtur da; ama belli durumlarda o noktadan ileri gitmez. Bunun hiç şaşmaz biçimde insan kalbinin kalıtsal bencilliği olduğunu ileri sürecek olanlar hata ederler. Daha çok, aşırı ve yapısal bir hastalığa çare bulma umutsuzluğundan gelir.