bütün budalalar gibi paul’de de bir mütevazılık, karşısındakinin hislerine değer verme alışkanlığı vardı, arada bunu çekici bulduğu olurdu mrs. ramsay’in.
eğer uzay aşksa profesör, o zaman aşk uzay mıdır? yoksa aşk uzayı doldurmak için kullandığımız bir şey midir? eğer zaman, simidi yerse, aşk da ortasındaki boşluğu mu yer?
güzelim tenini gergedan derisiyle kaplayamazsın çünkü bu, acı kadar zevki de uzak tutar senden. benliğinin bir kabuğun içinde kokuşmasına da müsade edemezsin, ama ne yaparsın, rüyaların kabuğu içinde bir girdapta döner durursun.
neticede başkalarının yaşamlarına dair fikirlerimizi nasıl şekillendirdiğimizi belirleyen onlarla ilgili hatırlamaya değer bulduğumuz şeylerdir. bu da karşımızdakinin kişiliğine dair isabetli bir değerlendirmeyle değil, gündelik ilişkilerimizdeki gerilim ve dengeyle belirlenir.