Son zamanlarda okuduğum iyi kitaplardan. Masal içinde masal gibi… Ana karakterle onun hayatındaki yolculuğa çıkarken kendi hayatınız da gözünüzün önünden film şeridi gibi geçiyor. Bir bakmışsınız sizde kendi kök hayatınızın haricinde birçok hayatta bulmuşsunuz kendinizi. Pişmanlıklar, yaşanmamışlıklar ve hayata dair bir sürü duygu ve düşünce arasında gidip geliyorsunuz.
Edinemediğiniz arkadaşlara yapamadığımız işlere evlenmediğimiz insanlara yapmadığımız çocuklara özlem duymak an meselesi. Kendimizi başkalarının gözünden görmek ve olmamızı istedikleri binbir kişiye dönüşmüş olduklarını dilemek için en ufak bir çaba gerekmiyor. pişmanlık duymak ve sonsuza zamanımız doluncaya kadar duymaya devam etmek çok kolay. Ama esas sorun yaşamadığımız için pişmanlık duyduğumuz hayatlar değil. Sorun pişmanlığın kendisi. Büzüşmemize, kuruyup kalmamıza, kendimizin ve bütün insanlığın en büyük düşmanı olduğumuzu hissetmemize neden olan pişmanlığın ta kendisi. Olası hayatlarımızdan herhangi birinin bundan daha mı iyi yoksa daha mı kötü olacağını bilemeyiz. O hayatlar yaşanıyor evet. Ama bizde yaşıyoruz ve asıl bu yaşantıya odaklanmalıyız. Her yere gidip herkesle tanışamaz, istediğimiz her mesleği yapamayız tabi. Ama o hayatlarda hissedebileceklerimizin çoğunu hissedebiliriz yine de. Kazanmanın nasıl olduğunu anlamak için bütün sporları yapmamız gerekmiyor. Müziği anlamak için gelmiş geçmiş bütün müzik eserlerini dinlememiz gerekmiyor. Şaraptan zevk alabilmek için dünyadaki bütün bağların üzümleriyle yapılmış bütün şarapları tatmamız gerekmiyor. Sevgi ve gülmek korku ve acı, bu hayattaki en geçer akçeler. Gözlerimizi kapayıp önümüzdeki içeceğin tadını çıkarmak ve çalan müziği dinlemek yeterli. Şu anda olası bütün hayatlarda yaşadığımız kadar eksiksiz ve tam bir hayat yaşıyoruz. Aynı türden duyguları bu hayatta da deneyimleyebiliriz. Olmamız gereken tek bir kişi var. Hissetmemiz gereken tek bir varoluş var. Her şey olabilmek için herşeyi yapmamız gerekmiyor. Çünkü zaten sonsuzuz. Yaşadığımız her an sonsuz olası geleceğe gebe. Onun için bu hayatımızdaki insanlara iyi davranalım. Arada bir başımızı kaldırıp yukarı bakalım. Çünkü nerde olursak olalım
Hayatta ne kadar dürüst olursan ol, insanların kendi gerçekliklerine en yakın olan şeyleri görebildiğini artık anlamıştı. Neye baktığın değil ne gördüğün önemlidir.