işte böyle rosa,
işler böyle kesat.
salim abi bir kazık daha vurdu geçenlerde toprağa,
fasulye ekecekmiş bu kez.
fasulyenin zamanı geçti dedim,
benim bir rabbim var diye göstermeye çalıştı bana.
keşke görebilseydim rosa;
fasulyeyi değil,
rabbini
keşke
görebilseydim.
fasulye yerken gördüğün kim ki dedi bana.
sevgilim diyemedim,
şirke yorardı mazallah.
Öyle güzeldi ki... Sait Faik'i hep öykü ve roman yönüyle bilirdim. Bir tavsiye sonucu alıp okudum ve gerçekten dili, üslubu, herhangi bir konuyu ele alış biçimi, hepsi muazzam. Bir de beklenmedik bir şeydi benim için bu, o yüzden daha da hayret ettim. Alın, okuyun. Şiiriyle hafızalarda yer edinmiş çoğu şaire -öykücü yönüyle bilmemize rağmen- taş çıkartır.
Alnı hülyalım
Önümden insanlar geçiyor
Tanıyorum hepsini
Ama kim bunlar
Niçin koşuyorlar şehre
Bu yüzlerindeki rahatlık neden?
Ben mesutken de rahat değilim