• Diyanet İşleri Başkanı Erbaş: Namaz kılan insan haram işler mi?
  • ( Adam koltukta yatmaktadır. Elinde ısırılmış elma vardır, elinden kaymış düşmüştür. Etraf dağınık, kağıtlar etrafa saçılmıştır. Kapı çalar, adam dayanamaz kapıyı açmaya gider. )

    ADAM – Ben sana kaç sefer diyeceğim Azray?. ( Şaşkın ) Siz kimsiniz?.
    KADIN – Özür dilerim, apartman ışığına basacaktım ama sizin zile basmış oldum.
    ADAM – Önemli değil canım.
    KADIN – Siz Sır olmalısınız?.
    ADAM – Tanışıyor muyuz?.
    KADIN – Yok buraya büyük harflerle yazmışsınız da…
    ADAM – ( Kapı Girişine bakar. ) Ha… evet… Sırrı olmayan bir sır ( Gülümserler. ) Siz?.
    KADIN – Yeni taşındım aslında, hemen üstünüzde oturuyorum artık.
    ADAM – Orası perili diye düşünmeye başlamıştık.
    KADIN – Tık derken?.
    ADAM – Ev arkadaşım, Azray… Sizi o sandım.
    KADIN – Hım.. ( Gülümser. ) Anladım.
    ADAM – Zaten anlayışlı bir kadın olduğunuzu sezmiştim.
    KADIN – ( Tutamaz kendisini. ) Sizin de, esprili yanınız halinizden belli oluyor.
    ADAM – ( Adam çıplaklığını fark eder, kapının diğer tarafına yaslanır. ) Çok özür dilerim, işte öyle bir anlık öfkeyle kalkınca, insan zararla oturuyor işte. Şey diyecektim, yardıma ihtiyacınız var mı?.
    KADIN – Yok hallettik her şeyi, teşekkür ederim.
    ADAM – Şey diyecektim…
    KADIN – Dediniz az önce şeyi… ( Gülümser. )
    ADAM – Yok, yani bir hoş geldin kahvesi arzu eder miydiniz, tabi ben hemen üstümü değiştirip, yapabilirim, üstümü derken, altımı yani?.
    KADIN – Tamam olur, o zaman bende bu eşyaları bırakıp geleyim.
    ADAM – Süper, nasıl tercih ederdiniz kahvenizi?.
    KADIN – Orta…
    ADAM – Baş üstüne, başımın üstünde yeriniz var zaten…
    KADIN – ( Gülümser. ) Teşekkür ederim, tamam bekle hemen geliyorum ben. ( Kadın hızlıca gider. )
    ADAM – Linda… ( Adam uzun bir süre anlamsızca durur. Kapıyı kapatır. ) Yok hayır, şaka olmalı bu... Linda… ( Yukarıya bakıp sevinir. ) Kahve!. ( Koltuğun orada ki pantolonu hızlıca geçirir. Mutfağa geçer. Kapı çalar. ) Ne çabuk!. Ama daha kahveleri yapmadım. ( Kapıyı açar. Azray elinde laptopuyla kapıdadır. ) Azray hiç hoş gelmedin, hemen sektire sektire git. ( Yüzüne kapıyı kapatır. Kapı hem zil, hem yumruklanır. ) Off!. ( Kapıyı açar. Azray bir hışımla içeri girer. )
    AZRAY – Nereye gidiyorum oğlum burası benim de evim!.
    ADAM – Yahu Azray!. Hayatımın kadını gelmiş, başımın üstüne konmuş, birazdan buraya kahve içmeye gelecek. Sen burada oturuyorsun, it’s a amazing!. Shit the fuck!.
    AZRAY – Ne oldu oğlum heyecandan beynin mi yandı?. Tamam gelsin gideriz.
    ADAM – Olmaz seni burada görürse ürke bilir.
    AZRAY – ( Kahkaha atar. ) Niye lan! Hayatında insan mı görmemiş?.
    ADAM – Bak sen öyle aralarsan topu, yok yok senin gibi bir kıl yumağı görmemiş, hadi biraz yumuşattım.
    AZRAY – Oğlum kız nereden geliyor?
    ADAM – Ya tutma beni lafa, daha kahve yapacağım, anlamıyor musun?. Ben sana böyle mi davranıyorum?. Üstümüze taşınmış, Linda oğlum o!
    AZRAY – Üstümüze mi?. Ooo beyimizin telleri yanmış, sen benden gizli bir şeyler mi kullanıyorsun lan bu evde?. Oğlum yukarısı boş, az önce kedi kaçtı, onu çıkarttım dışarı, lan şimdi anladım… bende diyorum pantolonu niye giydi bu herif?. ( Adam hızlıca yukarı çıkar. Azray Laptopu açar bir şeyler tıkırdatır... Sır kapıdan girer üzgün ve anlamsız bir halde. ) Oğlum erken geldin, misafir bulduğunu da yerdi bir şeyler yeseydin…
    ADAM – Ama…
    AZRAY – Tamam oğlum olur arada, sakinleş, relax man, calmn down, okey?. Bak etrafın azına sıçmışsın zaten, yine bir şeyler mi yazıyorsun?.
    ADAM – Linda…
    AZRAY – Çok sarıyorsun oğlum, çok içine giriyorsun yazdıklarının, böyle olmaz, profesiyonel düşün lütfen. Yazdıkların sana hükmetmemeli, sen yazdıklarına hükmetmelisin, gel böyle koca oğlan… ( Adam gelir koltuğa Azray’ın kucağına uzanır. ) Sen bence yazma hacı, benim gibi ol, yazılımcı ol, kodlar türet. Eskide kalmış öyle hayallerde yaşamak, artık kodlarla orta da her şey.
    ADAM – Linda, beklesem gelir mi?...
    AZRAY – Şekicem Linda’na, tamam sakin ol oğlum, benimde vardı bir Manolyam, ne oldu sonra? Elalemin oldu, eminim onlarında şimdi Lindasıdır, Marifaritikosudur, anlatabiliyor muyum?. Yok işte, hayal ettiklerimiz, hayal ettiğimiz gibi olmuyor, olsaydı hayal etmemiş olurduk. Ya oğlum sen beni yaz, uzakta arıyorsun mevzuları, konu yakınında.
    ADAM – Hayır, ben zaten huylandım zaten kardeşim de bir an öyle… Çok gerçekçiydi oğlum, ilk defa yaşadım bu mevzuyu anlıyor musun?.
    AZRAY – Ben çok yaşadım. ( Adam doğrulur. )
    ADAM – Sahi mi lan?.
    AZRAY – Tabi oğlum sana her baktığımda, gerçekten böyle bir insan var mı acep, cidden yaşıyor olabilir mi, diye düşünmüyor değilim yani.
    ADAM – Aman be geç dalganı sen…
    AZRAY – Sır,
    ADAM – Efendim.
    AZRAY - Sana bir sır vereceğim.
    ADAM – Bravo Zıbaray, İlkokul 3 esprileri ( Alkışlar ) Kahve içiyor musun?. Kime niyet, kime kısmet.
    AZRAY – Yap içeriz… orta olsun…
    ( Işıklar söner. Açıldığında adam koltukta yine benzer pozisyonda uzanmaktadır. Yine etraf kağıtlar, Kapı çalar. Direnir kalkmamak için, sonunda dayanamaz kalkar. )
    ADAM – Yahu senin anahtarın ( Kapıyı açar. ) sen?.
    KADIN – Ama sen hala çıplaksın?.
    ADAM – Nasıl yani?.
    KADIN – Üstünü değiştirip, yani altını. ( Gülümser. ) Gerçi değiştirmek yeni bir boxer demek olur neyse anladın sen işte, kahveleri koymayacak mıydın?.
    ADAM – Evet, ama sen yoktun?.
    KADIN – Uyudun mu yoksa?
    ADAM – Lan uyudum mu yoksa?.
    KADIN – Pardon?.
    ADAM – İnanmıyorum ya uyudum ben.
    KADIN – Evet halbuki çok istekliydin?.
    ADAM – Hala öyleyim. Yani kahve koymak konusunda, lütfen içeri geç lütfen, ( Koltuğun üzerinden Pantolonu alır. ) Biraz dağınık kusura bakma lütfen, orta içiyordun değil mi?
    KADIN – ( Kadın etrafa anlam vermeye çalışarak ) evet… Bu kağıtlar ney böyle?.
    ADAM – ( İÇERİDEN SESLENİR ) Sen keyfine bak geliyorum.
    KADIN – ( Kadın koltuğa oturur. Yerden rasgele bir kağıt alır, okur. ) Gözyaşı doğdu geceye, doğup durmaktan, ölmeyi beceremedi. Tuhaf, öldükçe yeniden doğuyor aynı yerden, acaba bu spermi, kim akıtıyor gözlere?. Gözler çocuk sahibi, çocuklar yetim. Linda, ağlama yeter… ( ADAM Girer. Kahveyi uzatır. ) Sen şair misin?.
    ADAM – Yok be canım, öyle kendimce karalıyorum bir şeyler diyelim.
    KADIN – Şey mi yapıyorsunuz şu an, mübalağa.
    ADAM – ( Gülümser. ) Yok henüz yapamadım.
    KADIN – Ama çok güzeldi, gerçekten gözlerimize kim koyuyor acaba sperm mi?. ( Adam kahvesini içerken etkilenir. ) Şey diyeceğim…
    ADAM – Evet…
    KADIN – Linda kim?.
    ADAM – Siz ( Toparlamaya çalışır. ) Yani sizin gibi bir bayan, yani kadın, hanım efendi.
    KADIN – Bir özelliği yok mu yani?. Herkes gibi mi?.
    ADAM – Yok, aslında çok özelliği var.
    KADIN – Açıklayabilirsin bana Kerem?.
    ADAM – Kerem mi?.
    KADIN – Evet, Kerem?.
    ADAM – Yani aslında ona çok benziyorsun.
    KADIN – Kime Linda’ya mı?.
    ADAM – Evet, yani O’sun diyebilirim, değilsen de o zaman Linda kim?.
    KADIN – Tamam sen nasıl istersen, öyle olsun olur mu?. Sen yazarsın, istediğin zaman silersin.
    ADAM – Peki sen nesin?.
    KADIN – Kağıt… Her şeyini üzerime işliyorum…
    ADAM – Şey diyeceğim…
    KADIN – Tabi söyleyebilirsin Ekrem
    ADAM – Kerem değil miydim?.
    KADIN – Ekrem?.
    ADAM – Linda sen misin?.
    KADIN – Sen nasıl istersen öyle dedim değil mi?.
    ADAM – Ama, sen yoksun, yoktun, yok…
    ( KADIN Adamı öperken ışıklar söner. Işıklar açıldığında Adam neredeyse Azray’ı dudaklarından öpecektir. )
    AZRAY – Napıyorsun şu an mesela?. Kim var rüyanda?. Beni öpüyorsun şu an mesela, lan gorum gorum kafana!
    ADAM – ( Fark eder. ) Hasiktir. Rüya mıydı lan, oğlum Azray kalk hastaneye gidelim.
    AZRAY – O nereden çıktı?.
    ADAM – İyi değilim abi ben, bir şeyler oluyor bana, Linda.
    AZRAY – Yine mi Linda?. Birader, insanın ayarını bozuyorsun ama oğlum niye böyle büyük yaşıyorsunuz anlamıyorum. Yok öyle bir aşk, hep filmlerin, oyunların etkisi bunlar. Gerçekten seven insanlar buluyor oğlum birbirini ya da birbirlerine ait değiller başka doğruları bulduklarında fark ediyorlar. Hayat real anlıyor musun, gerçek, sana bir şey olduğu yok, sadece kabullenmiyorsun, kafanı yaşamak istiyorsun, ama öyle bir kafa yok kardeşim, kabullenmek istemiyorsun ama ben sana bir Sır vereyim mi?. Gerçekten… siz bundan keyif alıyorsunuz, yani yabancı yüzlere benim gibi Manolyayı yapıştırmaktan ve o yabancı yüzlerde aynı şeyi yapıyorlar zaten!. Lan oğlum hiç sevmem kendisini çok ama Şeykss Pirrr boşuna dememiş lan cidden “ Beğendiğiniz bedenlere, hayalinizdeki ruhları koyup “ aşk “ sanıyorsunuz!. “ sen sanıyor musun ki bu adam yaşamadı?. Yaşadı ki yazdı, onun da mesela bir Juliet’i, ne biliyim, neydi, neydi, neyse boşver, vardı işte bir şeyleri ha! Hamleti, gerçi hamlet erkekti değil mi?. Ham atlet ( Sırıtır. Adam Yüzünü hiç bozmaz. ) Ya kardeşim hem adam tee ne zaman söylemiş azına sıçıyım, kapat oğlum ağzını sıçarım cidden. ( Ağzını kapatır. ) Biraz feyzlenin, bari adamın yaşına hörmet edin.
    ADAM – Ben kendimi mi kaybettim acaba?. Adım ne benim?.
    AZRAY – Sır…
    ADAM – Yok hayır, Kerem…
    AZRAY – Si Kerem, non capisco! Oggi a te, domani a me!.
    ADAM – Ne?.
    AZRAY – Yani diyorum ki, bugün sana olan, yarın bana olur.
    ADAM – Hayır hayır, Ekrem…
    AZRAY – Güzel kardeşim, senin adın Sır… Anlıyor musun?. Ve sen kafayı falan yemedin tamam mı?. İnatçılık ediyorsun diyorum sana. Ya her derdin bitti azına sıçayım bir Linda’sı kaldı. Oğlum kira var, ne biliyim elektirik var, su var, interneti var, kıçımın kenarı anca yatıyorsun boyuna.
    ADAM – Şey diyeceğim…
    AZRAY – Deme şey mey, gidiyorum ben… ( Kalkar ) Uslu dur… ( Çıkar gider. Adam pantolonunu giymiş olduğunu fark eder. Kadın havluyla saçlarını kurulayarak girer. Yeni duştan çıkmış gibidir. )
    KADIN – Aşkım…
    ADAM – ( Şaşkın ) Aşkım?.
    KADIN – Neyin var senin?.
    ADAM – Bende merak ediyorum, neyim var acaba?. Sanırım ben delirdim.
    KADIN – Bundan on, on beş dakika önce formun gayet yerindeydi ama.
    ADAM – Lan yoksa, bir saniye!. Özür dilerim lan diye bir giriş yaptığım için ama yapbozu tamamlamaya çalışıyorum. Biz burada en son öpüştük değil mi?.
    KADIN – Evet...
    ADAM – Azray yoktu?.
    KADIN – Azray?.
    ADAM – Ev arkadaşım.
    KADIN – Ben geldiğimden beri onu, hiç görmedim Serhat.
    ADAM – ( Sinirlenir. ) Serhat kim ya?.
    KADIN – Sensin…
    ADAM – Ya ben anlam veremiyorum, sanırım ara ara halüsinasyonlar görüyorum, yediğim bir şey mi dokundu acaba?.
    KADIN – İyisin sen aşkım, hiçbir şeyin yok senin.
    ADAM – ( Sırıtır. ) Aşkım?.
    KADIN – Aşk… ( Omuzlarına biraz masaj yapar Adamın )
    ADAM – Oy canım ya, Linda…
    KADIN – Efendim erkeğim, paşam, haşmetlim!
    ADAM – Allah allah!.
    KADIN – Havluyu bırakıp geliyorum hemen, bekle beni.
    ADAM – Hemen gel ya da dur gitme!.
    KADIN – Neden?.
    ADAM – Sen gidince, her şey de gidiyor, aklım gidiyor, sen aklımda bir hayal oluyorsun, gitme…
    KADIN – ( Kadın adamı öper. ) Korkma canım, buradayım, geçti o tüm olanlar tamam mı?.
    ADAM – Tamam… ( Arkasından bakar uzun bir mühlet. ) Yoğunlaş kopma oğlum buradan, aklını başka şeylere ver ama buradan kopma, ( Adım atarken ayağına takılan kağıdı alır okur. ) Kadın adamı öper. Korkma canım, buradayım, geçti o tüm olanlar tamam mı?. Adam – Tamam… Arkasından bakar uzun bir mühlet. Yoğunlaş kopma oğlum buradan, aklını başka şeylere ver ama buradan kopma, Kadın gelir. ( Kadın gelir. ) Adam… ( Kadına bakar. ) Hasiktir!. Nasıl ya?.
    KADIN – Ne oldu hayatım?.
    ADAM - Yaşadıklarımız?.
    KADIN – Ne varmış yaşadıklarımızda Gürkan?.
    ADAM – Ya değiştirme beni lütfen!. ( Kağıtlara bakınır. ) Yaşadıklarımız, hepsi yazılıyor mu?. Yoksa yazıldı mı?. Yoksa ben mi yazdım bunları?.
    KADIN – Hiçbir şey anlamıyorum dediğinden biraz daha açar mısın konuyu lütfen?.
    ADAM – ( Adam sayfayı bulmuştur. ) Al buyur. Kadın – Hiçbir şey anlamıyorum dediğinden biraz daha açar mısın konuyu lütfen?. Adam – Bak.
    AYNI ANDA – ( Adam kağıttan okur. ) Delirdin galiba sen?.
    ( Sessizlik. )
    ADAM – Bir saniye… ( Diğer kağıtları arar. ) Devamı?. Devamı nerde?.
    KADIN – Neyin devamı hiçbir şey anlamıyorum Ferit,
    ADAM – Ya beni değiştirip DURMA!. LÜTFEN!.
    KADIN – Teşekkür ederim Ahmet, hep bana kızıyorsun haksız yere!.
    ADAM – Lanet olsun!.
    KADIN – Biraz sakin olur musun?. Cengiz?.
    ADAM – Lütfen!. Sus artık!. Sen Linda değilsin!.
    KADIN – Hani ben oydum?.
    ADAM – Sen o değilsin, bende senin dediğin gibi Cengiz, Ahmet, Serhat ve diğerleri değilim tamam mı?.
    KADIN – Hani ben oydum?.
    ADAM – Ya değilsin, değilsin işte, olsan olurdun, niye anlamak istemiyorsun?. Ben Cengiz değilim diyorum sana veya Kerem, değilim lan hiçbiri!. Anlıyor musun beni?.
    KADIN – Hani ben oydum?.
    ADAM – Sen o olduğuna inandın!.
    KADIN – Sen demedin mi?.
    ADAM – Evet, ben dedim özür dilerim!. Seni o sandım!.
    KADIN – Hani ben oydum!.
    ( Azray kapıdan girer. )
    AZRAY – Vay müdür! Ne yaptın ya?.
    ADAM – Azray kağıtları sen mi karıştırdın, veya attın mı?.
    AZRAY – Yenge kim?.
    KADIN – Hani ben oydum!.
    AZRAY – Af buyur yenge?.
    KADIN – Hani ben oydum!.
    AZRAY – Kim?.
    ADAM – Ya Azray buradan kağıt mağıt attın mı sen?.
    AZRAY – Hayır…
    KADIN – Hani ben oydum!.
    AZRAY – O’sun sen bacım, ne diyor bu ya?.
    ADAM – Herhalde replikleri bitti.
    AZRAY – Replikleri bitti derken?.
    KADIN – Hani ben oydum!.
    AZRAY – Lan O’sun desene oğlum sende?
    ADAM – Tamam O’sun sen…
    KADIN – Seni seviyorum!.
    AZRAY – Vay…
    KADIN – Aycan ben şimdi çıkıyorum tamam mı?.
    AZRAY – Aycan kim ya?.
    ADAM – Hacı ben delirdim…
    KADIN – Aycan sana dedim?.
    AZRAY – Ne olduğunu bir çözsem.
    KADIN – Geç kalmam tamam mı?.
    AZRAY – Memnun oldum ben Azray bu arada.
    KADIN – Sana haber veririm, sende bir şey olursa beni ararsın. Bu arada ben Linda…
    AZRAY – Memnun oldum Yenge. ( Adam ve Azray kadının gidişini izler… ) Ne oluyor burada Sır?.
    ADAM – Abi kafamı toplayamıyorum.
    AZRAY – Neden ki?.
    ADAM – Ya Azray ağlayacağım sinirden…
    AZRAY – Tamam sakinleş patron!. Otur şöyle, 5,4,3,2,1 sakinleş 5,4,3,2,1 nefes al, ver.
    ADAM – Az –
    AZRAY – Dur hemen konuşma bekle… bir kafanı toparla, hiç iyi gözükmüyorsun!.
    ADAM – Tamam…
    AZRAY – Evet?.
    ADAM – Bir saniye…
    AZRAY – Aha kafası geldi.
    ADAM – Sen o kadını gördün mü?.
    AZRAY – ( Taklidini yapar. ) Hani ben O’ydum!. Hani ben O’ydum!.
    ADAM – Gördün yani?.
    AZRAY – Sende takılı kaldın galiba?.
    ADAM – Ya Azray, ben yazdığım şeyi yaşamaya başladım galiba.
    AZRAY – Bunu yeni mi anladın?.
    ADAM – Nasıl?.
    AZRAY – Dedim ya ben sana çok içine giriyorsun, yazarken yaşıyorsun diye…
    ADAM – Hasiktir!. Yazdığım şeyi yaşıyorum!.
    AZRAY – Ahanda Şok Tiyatrosu!.
    ADAM – Sana niye bu kadar doğal geliyor mevzu?. Sen şaşırmıyor musun?.
    AZRAY – Artık o kadar çok şaşırdım ve şaşırmaya devam ediyorum ki, tepki veremiyorum güzel Sırrım benim…
    ADAM – Bu kadın nereye gitti ki?.
    AZRAY – Ne biliyim oğlum sen yazıyorsun, ben mi yazıyorum!.
    ADAM – Gördün mü sen kadını hala cevap vermedin?.
    AZRAY – Sır… Üzülerek söylüyorum, gördüm ama oğlum ben senin harbi delirdiğini düşünmeye başladım. Şimdi sen diyorsun ki bu kadını, ben yazdım öyle mi?.
    ADAM – Öyle kağıtlar da replikleri yazıyordu.
    AZRAY – E nerde oğlum kadın?.
    ADAM – Ne biliyim?
    AZRAY – Madem yazarı sensin, o zaman kadın nerde?.
    ADAM – Bir saniye… ( Masanın başına geçer. Yazmaya başlar. ) Kadın içeri girer. ( Kadın evin kapısından içeri girer. )
    ADAM / AZRAY – Hasiktir!.
    AZRAY – Vallahi geldi lan!. Bir tane de bana yazsana hacı!.
    ADAM – Bir saniye, Kadın –
    İKİSİ AYNI ANDA – Benim adım Linda.
    AZRAY – Vay anasını!.
    ADAM – Linda, sen isen lütfen sabit kal yalvarırım. Değişme lütfen ve değiştirme beni!.
    KADIN – Anladım artık her şeyi…
    ADAM – Gerçekten mi?.
    AZRAY – Gelin gelin önüme geçin…
    KADIN – Evet… Geç oldu ama öğrendim, özür dilerim her şey için.
    ADAM – Asıl ben özür dilerim…
    KADIN – Hep sen haklıydın, evet artık kabul ediyorum.
    ADAM – Hangi konu da?.
    KADIN – Hepsi…
    ADAM – Linda?.
    KADIN – Evet ben O’ymuşum, inatçılık ettim.
    ADAM – Ya ben?.
    KADIN – Sen benim Sırrımsın…
    AZRAY – Ve iki mutlu çift gibi sarılırlar!. ( Adam ve Kadın Sarılırlar!. ) Çok klişe oldu!. Ayrılın… ( Kadın ve Adam ayrılırlar. ) Gelin yanıma oturun… İşin tuhaf tarafı ne biliyor musunuz?.
    ADAM – Ne?.
    AZRAY – Siz yoksunuz…
    KADIN – Evet?.
    ADAM – Ne?.
    AZRAY – ( Kadına ) Kusura bakma, bunu biraz yaratırken asalak oluşturdum karakterini, geç anlıyor. Gerçi beni canlandırıyor ama mevzuyu geç anlıyor.
    ADAM – Nasıl yani?.
    AZRAY – Oğlum sen yoksun…
    ADAM – Nasıl yani?.
    AZRAY – Baya…
    ADAM – Linda?.
    AZRAY – O da yok…
    ADAM – Nasıl yani?.
    AZRAY – ( Kadına ) Biraz asalak oluşturduğumu söylemiştim değil mi?. Linda da yok… Yani aslında varsınız ama, kodlardan ibaretsiniz. Yazılımlardan oluşturduğum bir robotsunuz o kadar. Bilinçaltımı tazeliyorum sizle, güzelleştiriyorum desem yeridir. Neler yaşadığınızı çok iyi anlıyorum, çünkü bende yaşadım. Belki bende yokumdur ne dersiniz?. ( Projeksiyondan bu kısımlar WORD sayfası olarak sahneye yansır. ) Belki beni de şu an biri yazıyordur olamaz mı?.
    ADAM – Olabilir.
    AZRAY – Hadi siz beni gördünüz, mutlu sona erdiniz, hafızalar sıfır!. Ya ben, onunla konuşabilecek miyim acaba?.
    ADAM – Evet şu an konuşuyor olabilirsin mesela…
    AZRAY – Hasiktir lan!. Beni teşkoya mı getirmeye çalışıyorsunuz?.
    ADAM – Yo…
    KADIN – Sende yoksun…
    AZRAY – Yok artık…
    ADAM – Evet…
    AZRAY – Yapmayın gençler, bunu kaldıramam…
    ADAM – Kaldırırsın, tabi böyle yazılırsa, neden olmasın?.
    AZRAY – Oy… İliklerime kadar soğudum resmen… Yani hiçbirimiz yokuz öyle mi?.
    ADAM – Evet… ( Karakterler Seyirciyi Görür. )
    HEPSİ AYNI ANDA – Hasiktir!.
    AZRAY – Ne yani lan? Hepsi bir Tiyatro Oyunu muymuş?.
    ADAM – Hacı niye kızıyorsun ki, yoksun :)
    AZRAY – Aga ben rolümü acayip sahiplendim ya!
    KADIN – Emir neyi keserdi.
    ADAM – Demiri keser.
    KADIN – O kadar keskin yani.
    AZRAY – Yazar boş yapıyor şu an.
    ADAM – Hep biz mi yapacağız?
    AZRAY – Vay anasını kendini güvene aldı.
    KADIN – Adam şu an çayını içiyor biliyor musunuz?.
    AZRAY – Kızım o bilgiyi bize vermedi sana verdi, sayende öğrendik, teşekkürler Linda. Gerçi sen artık Linda değilsin.
    ADAM – Aslında hepimiz O ‘nun ürettiği hayalden ibaretiz, burada ki her şey canlı cansız…
    AZRAY – Öyle mi?. Seni hep salak hayal etmiştim ama zekisin.
    KADIN – Benim repliğim için baya düşündü, ne yazacağını sapıttı.
    AZRAY – Boş yapacak yer arıyor diyorum anlamıyorsunuz.
    ADAM – Biz onun beyninin içindeyiz hacı.
    AZRAY – Zeki çocuk bu ya!. Neyse ben ona da dertleniyorum.
    KADIN – Kime?.
    AZRAY – Yazar ve burada ki herkese…
    ADAM – Neden ki?.
    AZRAY – Sanırım onlarda bizim gibi ama daha mevzu onlarda patlak vermedi.
    ( OYUNUN BİTİMİNE SON 3 DAKİKA…
    BUNDAN SONRASINI ARTIK KADER YAZAR…
    AMATÖR YAZAR’DAN BURAYA KADAR…
    OYUNCULAR KARAKTERİNDEN SIYRILIP ÖZLERİNDE NASIL DİLERLERSE DAVRANSINLAR. OYUN GÜNÜ,
    OYUNUN SONUNU, KADER BELİRLEYECEKTİR…
    BAŞ YAZAR’A SEVGİLERİMLE… )