İnsanlar gibi farklı parçalar olduklarında onları tanımak zor oluyordu. Parçaları birleştirip tüm resme uygun olup olmadıklarını tek tek denemek gerekiyordu. Kimisi resme uygun değilken kimisi yerini bulmanın rahatlığıyla yerleşiyordu. Ama en kötüsü ise uygun olduğunu düşünüp zorla birleştirmeye çalıştığımız parçanın bir ucundan kırıldığını görmekti. Bazen o kadar kör oluyorduk ki bizim için uygun olmadığını fark etmemize rağmen insanları hayatımıza zorla yerleştirmeye çalışıyor, bir ucundan kırılıyorduk.