Puan vermedi
Selam benim güzel kitap ailem! Bugün size, kahvenizi yapıp pencere kenarına geçtiğinizde, o kahve daha bitmeden yüreğinizi sızlatıp bitiverecek, kısacık ama etkisi kocaman bir kitapla geldim:
Zamanın Ötesindeki AşkAbdurrahman Avcı · Ange Yayınları · 202542 okunma
8/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2026 00:00
Bu bir roman. Kısa ama zekice kurgulanmış bir roman. Okurla konuşan bir lira elden ele dolaşırken farklı insan tipleriyle karşılaşır. Bu süreçte toplumun ekonomik, ahlaki ve sosyal katmanlarını okura gösterir. Para burada yalnızca bir nesne olarak değil, insanların karakterlerini açığa çıkaran bir “test aracı” gibi işlev görüyor. Kimi cimriliğini, kimi savurganlığını, kimi de çaresizliğini bu küçük nesne üzerinden gösteriyor. Olay örgüsünde “hikâye anlatmak”tan çok, “ders vermek” amacı güdülmüş. Liranın cep veya cüzdanına girdiği karakterler derinlikli olmaktan ziyade, temsil ettikleri özellikler üzerinden ele alınmış. Bu da metni edebi bir eserden çok, alegorik bir anlatıma yaklaştırmış. Ancak bu durum, yazıldığı dönemin pedagojik anlayışı düşünüldüğünde şaşırtıcı değil. Çünkü edebiyatın önemli bir işlevi de ahlaki eğitimdir. Eser, 1932 yılında, Cumhuriyet gazetesinde bir seri olarak yayınlanmış. Bugün kitabın asıl değeri, estetik derinliğinden çok, tarihsel tanıklığında ortaya çıkıyor. Yazıldığı dönemin değerler sistemi, paranın anlamı, bireyin bu ilişkideki konumuna cevaplar veriyor. Bu yönüyle metin, edebi bir deneyimden ziyade, kültürel bir belge niteliğinde. Bir vezneden sobaya ilerleyen bir yolculuk.
Bir Liranın Başından GeçenlerKemal Ragıp · Vakıfbank Yayınları · 202333 okunma
8/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2026 00:00
Kitabı hayatımın zor bir döneminde, babamın hastaneye yatışından bir süre sonra okudum. Herhangi basit bir şeyi düşünmenin bile acı verdiği zamanlardı. Böyle zamanlarda hep kitaplara sığınırdım. Bu kez elimde bu kitap vardı. İyi kitaplar zaten başlı başına iyileştiricilerdir. Bu kitap, adında da bu vaatte bulunuyor. Laurence Devillairs; aşk, dostluk, ölüm, hastalık, bağımlılık, güzellik, çirkinlik ve mutluluk gibi herkesin karşılaşabildiği 41 soruna filozofların gözünden bakarak felsefenin yalnızca düşünmek için değil, yaşamak için de gerekli olduğunu savunuyor. Devillairs, okuru ağır teorilere boğmak yerine, felsefeyi bir tür zihinsel ilk yardım çantası gibi kullanıyor. Bu nedenle felsefeye yeni başlayanlar için oldukça davetkâr bir eser. Hayatı Felsefeyle İyileştirmek, “Felsefe hayatıma gerçekten ne katabilir?” sorusunu soranlar için akıcı, düşündürücü ve pratik bir kitap. Bazen bir filozofun yüzyıllar önce sorduğu soru, bugün karşılaştığımız bir çıkmazı aydınlatabiliyor. Benim o günlerde yaşadığım aydınlanma veya nefes alışım gibi.
Hayatı Felsefeyle İyileştirmekLaurence Devillairs · Fol Kitap · 202513 okunma
8/10
·160 syf.··
2026 54. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2026 00:00
Ahmet Mithat Efendi'nin yazdığı Dürdane Hanım, beni etkileyen kitaplardan biri oldu. İlk yayımlanışı 1882 yılına uzanan eser, dönemine göre oldukça farklı ve hareketli bir kurguya sahip. Kitabın merkezinde Dürdane Hanım ve ona büyük bir merak duyan komşusu Ulviye Hanım var. Ulviye Hanım, henüz yeni yeni kullanılmaya başlanan telefon sayesinde komşusu Dürdane Hanım'ın konuşmalarını gizlice dinlemeye başlıyor ve böylece kendini beklenmedik olayların içinde buluyor. Dürdane Hanım ise sevdiği adam tarafından yüzüstü bırakılmış ve zor bir durumun içinde kalmış genç bir kadın. Ulviye Hanım da onun hikâyesine dahil olup olayları çözmeye çalışıyor. Hatta zaman zaman erkek kılığına girip araştırmalar yapması, o dönemi düşününce beni çok şaşırtan ve çok etkileyen detaylardan biri oldu. Ulviye Hanım karakterini çok sevdim. Meraklı, cesur ve kendi kararlarını verebilen bir kadın olarak o dönemin kadın karakterlerinden ayrılıyor. Özellikle telefondan gizlice dinleme gibi bugün bile ilginç gelen bir fikrin 1800'lü yıllarda bir romanda karşımıza çıkması beni oldukça etkiledi. Kitabı okurken çok keyif aldım. Bir yandan da dönemin İstanbul'unu görmek hoşuma gitti.  Ahmet Mithat Efendi'nin dili oldukça akıcıydı. Sayfalar hızlı ilerledi ve olaylar merak duygumu canlı tuttu. Hem güçlü kadın karakterler görmek hem de Türk edebiyatının erken dönem romanlarından birini okurken keyif almak isteyen herkese Dürdane Hanım'ı tavsiye ederim.
Alıntı
Dürdane HanımAhmet Mithat Efendi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20232,885 okunma
Böyle Martılar Yüz Yılda Bir Gelir
7/10
·96 syf.··
2026 21. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 22:07
Merhaba bugün sizlere Martı Jonathan Livingston anlatacağım. Ünlü düşünür martımız Jonathan, çevresinden farklı, tüm martıların yaptığı uçma eylemine farklı gözle bakan bir martıdır. Uçmanın tüm inceliklerini öğrenip oldukça farklı yeteneklere sahip olmuştur, bu yüzden topluluğundan aforoz edilir. Daha sonra sayısı az olan ama kendisi gibi olan martılarla tanışır. Bu martıların yapabileceği şeylerin sınırı kendi zihinlerindedir ve kendi zihin sınırlarını aşmışlardır. Martı Jonathan bu martılardan kendisine ve hayatına dair birçok şey öğrenir. Kendini iyice geliştiren Jonathan, eski topluluğundaki martıları eğitmek için öğrencileriyle beraber topluluğuna geri döner. Jonathan'ı ilahlaştıranlar olduğu gibi onu öldürmek isteyenler de olur. Ve Jonathan öğrencisi Fletcher'a kendi fikir dünyasını aşıladıktan sonra başka martılar bulmak için kanat çırpmaya başlar... Sınırlardan arınmayı ve insanı kalıplara koyan şeyin asıl olarak insanın kendi zihini olduğunu anlatan, düşündüren kısa bir öykü. Resimler falan da tatlı olmuş. Puanım 7.
Edebiyat
Martı Jonathan LivingstonRichard Bach · Epsilon Yayınları · 201680bin okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2026 2. kitabı
·
42 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 22:12
Cesur Yeni Dünya • Romanda insanlar laboratuvarlarda üretilir, doğmadan önce hangi sınıfa ait olacakları belirlenir ve çocukluktan itibaren koşullandırılırlar. Kimse aç değildir, savaş yoktur, büyük çatışmalar yoktur. Ancak bunun karşılığında aşk, aile, bireysellik ve gerçek seçim özgürlüğü de yok edilmiştir. • Kitabın en çarpıcı yanı, insanların baskıyla değil, haz yoluyla kontrol edilmesidir. Sürekli eğlence, tüketim ve “soma” adlı uyuşturucu sayesinde insanlar mutsuzluk hissetmezler. •Kitap bugün yazılmış gibi hissettiriyor. Sürekli eğlence, sosyal medya, tüketim kültürü ve insanların rahatsız edici gerçeklerden kaçma eğilimi düşünüldüğünde, Huxley’nin bazı öngörüleri şaşırtıcı derecede güncel görünüyor. Romanın vermek istediği mesaj, “mutluluk” adına insanlığın temel özelliklerinden vazgeçmenin tehlikeli olabileceği. •Kitapta kahramanlar sadece fikirleri sunmak için organize edilmiş gibiler. Kitap fikri romanı niteliğinde. 1984 romaninda karakterler daha güçlü ve daha çarpıcı hissettirmişti. Bu romanda içselleştirme duygusuna çok giremedim. Yazar biraz okuyucu ile arasına mesafe koyuyor. Ütopya okumayı çok severim, yıllar önce yazılmış ve ön görünen düşünceleri şu an yaşıyor olmak daha çarpıcı. • Favorim hala 1984:)
Edebiyat
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,1bin okunma