• Bu durum bizzat nasslardan (Kur’ân ve Sünnet’ten) anlaşılmaktadır. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmuştur: “[Bir tek] hacılara su vermeyi ve Mescid-i Haram’ı onarıp gözetmeyi, Allah’a ve âhiret gününe inanıp Allah yolunda elinden gelen her türlü çabayı gösteren biri(nin üstlendiği görevler)le bir mi tutuyorsunuz? Bu (görevler) Allah katında hiç de denk değildir. Ve Allah (bile bile) zulmeden topluluğa asla hidayet vermez. (Ama) inanan, zulüm ve tötülük diyarını terk eden ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla her türlü çabayı gösteren kimseler (e gelince,) Allah katında en yüksek onur payesi onlarındır; ve onlardır, (sonunda) kazanacak olan!”5.
    Hz. Peygamber’in konuyla ilgili bir hadisi şöyledir: “İman yetmiş küsur şubedir: En üst seviyesi “lâ ilâhe illallah” demek, en alt noktası ise insanlara zarar veren şeyleri yoldan temizlemektir”6.

    5Tevbe, 9/19-20.
    6Bu hadisi Kütüb-i site imamları Ebû Hüreyere’den nakletmiştir. Bk. Müslim, İman,
    58; Buhari, İman, 3; Ebû Davud, Sünnet, 14; Nesâî, İman, 16; Tirmizî, Birr, 80; İbn Mâce, Mukaddime, 9. Hadisi, Buharî “altmış küsür”, Müslim “yetmiş küsür”, bir başka rivayetinde “altmış küsür”, Tirmizî “yetmiş küsür” şeklinde nakletmiştir. Nesâî, “iman” bölümünde bu varyantların tamamını vermiş, Ebû Davud hadise “sünnet” bölümünde İbn Mâce ise “mukaddime”de yer vermiştir.
  • Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

    “Âdemoğlunun iki dere dolusu malı olsa bir üçüncüsünü ister. Ademoğlunun içini / karnını topraktan başka bir şey dolduramaz.”

    Buhârî, Rikâk, (10)
    Müslim, Zekât, (116).
  • 11. Sehl b. S'ad'dan(ra.), Peygamber'in (sas.) Ali'ye (ra.) Şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:
    Allah'a yemin ederim ki Allah teala'nın senin aracılığınla birini hidayete erdirmesi, senin için en değerli kızıl develere sahip olmaktan daha hayırlıdır.
    (Buhârî, "Fedâilu'l-ashâb", 9, "Megâzi ", 38; Müslim, "Fedâilu's- sahâbe", 34.)

    12. Abdullâh b. Amr b. el-Âs'tan (ra.) rivayet edildiğine göre Peygamber(sas.) şöyle buyurmuştur:
    Benden (işittiğiniz) bir ayet de olsa onu (halka) ulaştırınız . İsrailoğulları'ndan (gelen rivayetlerden) da haber vermenizde beis yoktur. Her kim de bile bile benim adıma yalan söylerse cehennemdeki yerine hazırlansın.
    ( Buhâri, " Enbiyâ",50.)

    13. Ebû Hureyre'den (ra.) Rivayet edildiğine göre Rasulullah(sas.):
    Allah Teala, ilim tahsili için yola çıkan kimseye , cennete giden yolu kolaylaştırır , buyurmuştur.
    ( Müslim, "Zikir",39.)

    14. Yine Ebû Hureyre'den (ra.), Rasul-i Ekrem'in (sas.) şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:
    Başkalarını doğru yola çağıran kimseye, kendisine uyanların sevabı gibi sevap verilir. Ona uyanların sevabından da bir şey eksilmez.
    (Müslim, "İlim", 16.)
  • 9.Muâviye'den (r.a) rivayet edildiğine göre Rasulullah
    (sas.) şöyle buyurmuştur:

    Allah hayrını dilediği kimseyi dinde kavrayışlı kılar.

    (Buhâri, "İlim", 10, "Humus" ,7, "İ'tisâm",10; Müslim, "İmâre",175, "Zekât",98,100).

    10. İbn Mes'ûd'dan (ra.) Rasulullah'ın (sas.) şöyle buyurduğu rivayet olunmuştur:

    Yalnız şu iki kişiye gıbta edilir: Biri Allah'ın kendisine verdiği malı, hak yolunda harcamaya düşkün olan kimse; diğeri ise Allah'ın kendisine bahşettiği hikmetle davranan ve onu başkalarına öğreten kimsedir.

    ( Buhârî, "İlim", 15, "Zekât", 5 "Ahkam"3, "İ'tisam"13, Tevhid", 45; Müslim, "Musâfirin",268.)
  • Ebû Mûsâ el-Eş’arî radıyallahu anh şöyle dedi:
    Nebî sallallahu aleyhi ve sellem, bir adamın bir kişiyi övdüğünü ve övmede çok ileri gittiğini işitti. Bunun üzerine:

    “Adamı mahvettiniz (veya adamın bel kemiğini kırdınız)” buyurdu.


    Buhârî, Şehâdât 17, Edeb 54; Müslim, Zühd 67
  • Ebû Hüreyre Ra ;

    Rasûlullah Sav :
    Karanlık gecelerin parçaları gibi olan karışıklıklar gelmezden önce hayırlı amellere koşun. O günler gelince kişi mümin olarak sabahlayıp kafir olarak akşamlar kimileride mümin olarak akşamlayıp kafir olarak sabaha çıkarlar. O gün insanlar dinlerini dünyalık karşılığında satacaklardır.
    Müslim - İman 29 , Ebû Dâvûd, Fiten 1


    Ümmü Seleme Ra ;

    Rasûlullah Sav bir gece uykusundan uyandı ve şöyle buyurdu:
    Sübhanallah! Bu gece nice karışıklıklar fitneler ve nice hazineler indi fakat odalarında yatmakta olup bunlardan haberi olmayanları kim uyandıracak? Dünyada nice giysisi olanlar var ki ahirette çıplaktırlar.
    Buhârî -İlim 27
  • وَمَا يُؤْمِنُ أَكْثَرُهُم بِٱللَّهِ إِلَّا وَهُم مُّشْرِكُونَ


    Onların çoğu, ancak şirk koşarak Allah´a iman ederler.
    YUSUF - 106

    Allah Teâlâ: «Onların çoğu Allah'a îmân etmezler, ille de şirk koşanlardır onlar.» buyurur ki, İbn Abbâs şöyle der : Onlar îmânlarında ille de şirk koşanlardır. Şirk koşanlar oldukları halde onlara: Gökleri yaratan kimdir? Yeryüzünü yaratan kimdir? Dağları kim yaratmıştır? denildiğinde; Allah, derler.
    Mücâhid, Ata, İkrime, Şa'bî, Ka-tâde, Dahhâk ve Abdurrahmân İbn Zeyd İbn Eşlem de böyle söylemişlerdir.

    Buhârî ve Müslim'in Sahihlerinde rivayet edildiğine göre; müşrikler, (Hac'daki) telbiyelerinde şöyle derlerdi:
    Buyur (Rabbımız) senin ortağın yok, ancak senin için olan müstesna. Sen ona ve onun sahip olduklarına sahipsin.
    Sahih bir hadîste rivayet edildiğine göre ise onlar : Buyur (Rabbımız), senin hiç bir ortağın yok, dediklerinde Allah Rasûlü (s.a.v) :
    Yeter, yeter, bunun üzerine ziyâdede bulunmayın, anlamında olmak üzere; kâd, kâd, buyurmuş.
    Allah Teâlâ da : «Doğrusu şirk, büyük bir zulümdür.» (Lokman, 13) buyurur.
    Allah ile beraber O'ndan bir başkasına ibâdet etmek; işte o, en büyük şirktir.
    Buhârî ve Müslim'in Sahîh'İerinde İbn Mes'ûd'dan rivayet edildiğine göre; o, şöyle anlatır : Ey Allah'ın elçisi, günâhların hangisi en büyüktür? diye sordum.
    Seni yaratmış olduğu halde, Allah'a denk (eş) Koşmandır, buyurdu.
    Hasan el-Basrî, «Onların çoğu Allah'a îmân etmezler, ille de şirk koşanlardır onlar.» Ayeti hakkında : O, münafıktır. Bir amel işlediği zaman insanlara gösteriş için yapar. O, bu amelinde müşriktir, sözü ile Allah Teâlâ'nın : «Doğrusu münafıklar, Allah'a oyun etmek isterler. Oysa O, onların oyunlarını başlarına geçirir. Onlar namaza tembel kalkarlar. İnsanlara gösteriş yaparlar, Allah'ı pek az anarlar.» (Ni-sâ, 142) âyetini kasdetmektedir.
    Ortada başka bir şirk daha vardır ki, gizli olup çok kere onu yapan bunun şirk olduğunu hissetmez. Hammâd îbn Seleme'nin Asım İbn Ebu Necûd'dan, onun da Urve'den rivayetinde o, şöyle anlatmıştır :
    Huzeyfe, bir hastanın yanma girmişti. Onun pazusunda bir kayış (muska şeklinde bir deri parçası) görmüş ve onu kesmiş veya onu söküp çıkarmıştır sonra şöyle demiş :
    «Onların çoğu Allah'a îman etmezler, ille de şirk koşanlardır onlar.»
    Sahih bir hadîste ise şöyle buyrulur :
    Kim, Allah'tan bir başkası ile yemîn ederse; muhakkak şirk koşmuştur. Hadîsi İbn Ömer'den rivayet eden Tirmizî hasen olduğunu söyler.
    İmâm Ahmed, Ebu Dâvûd ve başkalarının İbn Mes'ûd (r.a.) dan rivayet ettikleri bir hadîste Allah Rasûlü (s.a.v) :
    Üfürükçülük, muskacılık, tılsım ve büyü şirktir, buyurmuştur.
    Yine İmâm Ahmed ve Ebu Davud'un rivayet etmiş oldukları bu hadîsin diğer bir rivayette lafzı şöyledir : Kehânet (fal), şirktir.