Merhaba sevgili okuyucular
Yılın ilk kitabıyla geldim. Mitolojik kahramanlar hakkında okumayı seviyorum. bu senenin ilk kitabı İokaste hakkında olacak. Kitap hem İokaste'nin gözünden hem de küçük kızı İsi'nin gözünden anlatılıyor.
Evlenme çağı geldiğinde babası ve annesi tarafından Thebai şehrine gönderilir. Evlenmek üzere geldiği bu şehir belki de onun hiç unutamayacağı bir hayat hikayesine sebep olacaktır. Thebai kralı Laios'a bir varis vermek zorundadır. Ama bir kehanete göre kralın doğacak oğlu onu öldürecektir. Bunun korkusuyla ilk olarak doğan üç çocuk ölümle yüzleşmiştir. Ve ardından İokate hamile kalır. Zar zor geçer hamileliği. Doğumu Teresa tarafından gerçekleşir. Fakat çocuğu hiç annesine göstermeden öldüğünü söyleyip götürür. Ölüm ile çok sevgili kraliçemiz uzun yıllar bu acıdan kurtulamayacak. Günler birbirine karışacak, bir çok şeyi unutacaktır. Ve bir gün Laios bir dağın eteklerinde öldürülecek. Şehre gelip kralın öldüğünün haberi veren bir gençle evlenir. Bundan sonra hayatı değişir. Yıllar önce şehre vuran salgının yeniden baş göstermesiyle Kraliçe ölür. Ardından da kral.
İokaste'nin dört çocuğu olmuştur. İsi'nin sarayda bıçaklanmasıyla başlayan olaylar hiç durulmayacak. Kral kendi sarayını koruyamıyorsa bir şehri nasıl korur? İki erkek çocuğu arasındaki antlaşmaya göre her sene biri kral oluyor. Böylece arada anlaşmazlık çıkmıyor. İstedikleri gibi yönetiyorlar Thebai'yi. Günün birinde iki kral birbirini öldürüyor. Oysa ikisinin de suçu yoktu.
Ne İokaste ne de çocukları gün yüzü gördü. En acısı kraliçe kendi oğluyla evlendi. Bilmeden düştüğü bu durum yüzünde Tanrılar onu cezalandırdı. Oysa onun bir suçu yoktu.