“Bilemezsin evet bilemezsin. Her şeyi bilmediğin gibi öldüğünü de. Onu başkaları, seni gömenler, senin için yaş tutanlar bilir ve unutur. Baban ve anan, öğretmenlerin ve papazlar, komşular ve çocukların, kocaların ve aşıkların, dostların, düşmanların, sana selam verenler ve vermeyenler, hakkında çok ya da az dedikodu edenler, borç verdiklerin ya da aldıkların, dolandırıcı ya da az dolandırıcı dükkancılar ve sütçü yoğurtçu ve gazeteci ve kapıcı ve sivrisinekler bilir ve unutur. Niçin unutmasınlar?”
“Hayat bir denizdir, yüzme bilmeyen boğulur. Kolay mı boğulmak? Boğulmak herkesin üstesinden gelebileceği bir şey değildir. Herkesin sadece bir kez boğulma hakkı vardır.”
“İnsan geçmişini unutabilir. Geçmişte hiçbir acıklı ya da sevinçli olay yaşamamış olduğunu sanabilir. Bütün bunlar bıkkınlık değildi, yorgunluk değildi. Bir insan gün boyu hela kapısının yanında pineklerse ne yorulur ne bıkar, bunlar yaşayanlar içindir.”
“Günler geçiyordu bu uykuyla uyanıklık arasında. İnsan hiçbir şeye aldırmamaya başladı mı. Ne kendi durumunu, ne de bütün durumları, üstünde durulmaya değer bulmadı mı? Bu bir kış uykusudur ki hiçbir yaz sökemez.”