Ben sana kırmızı kiremitli bir çatı
Begonviller ve bir mavi kapı
Ve illa amansız bir avlu getirsem.
Dünya soğur, akşam serinlerken,
Benim sensiz sevinecek bir şeyim yok.
Kılı kırk yardım, altını üstüne getirdim,
Ve işte en geniş cümlem:
İçimi açtım sana.
İçini açmak için.
Yolda okurken bitirdim. O kadar sardı ki. Sandım ki güzel şeyler olacak. Yolun sonunda George dediği gibi kalacak. Lennie değişecekti.
Haketmedi.
Haketmedi.
“İyi bir insan,” dedi Slim. “İnsanın iyi olmak için akla ihtiyacı yoktur. Hatta bana zaman zaman bunun tam tersi olmalı gibi gelir. Çok zeki birini ele al, hemen hiçbir zaman iyi biri olmadığını görürsün.”
Okuma odağımı kaybedince bir yakınımın hediye etmesi üzerine çok vakit kaybetmeden başladım. Uzun zaman sonrası böylesine saran, adeta kitap karakteriymişcesine içinde olduğum bir serüvendi. Öyle ki bittiğinde aile bireylerinden ayrılıyormuş hissine kapıldım. Behice hanımın fikirleri, ısrarla “kız kısmı..” ile başlayan cümleleri, lemanın çocukmuscasına huysuzlanması, suatın her şeyi didikleme merakına rağmen yazarın akıcı, dopdolu ve tüm dünyanı saran anlatımı sayesinde kitap o kadar içine aldı ki beni… Artık yeni yazar keşfetmiş olmanın sevinci içindeyim. Tavsiye ediyorum.