Kitap ilkçağ'dan Yunan kent-devletlerin birbirinden ayrılığına (Helenistik Donem) kadar olan süreci anlatır. Bu dönemlerde göze çarpan şehirler Atina ve Sparta kent devletlerdir. Çoğunlukla tüm olay bu iki şehrin anlaşamamalari üzerinedir. Daha sonra Pers imparatorlugunun batıya ilerleyisiyle yunan karasında savaşlar meydana gelmiştir fakat Makedonyali Büyük Iskender bu savaşlarının önüne geçmiş ve Mısır, Babil ve Hindistan'a kadar ilerlemistir. Fakat askerler daha fazla mücadeleye dayanamadiklari için savas istemediklerini belirtmişlerdir. Ve zaten Iskender en yakın arkadaşının ölümünden sonra o da hastalığa yakalanıp ölmüştür. Böylelikle fethedilen ülkeler komutanlarin yönetimine birakilmistir. Bu savaşların dışında Yunan devletinde fikir alanında da gelişmeler olmuş, tiyatronun dışında felsefe de kendini göstermiş, düşünmeye yönelik okullar ortaya çıkmıştır. Bu da bilimsel konularin da ortaya çıkmasını sağlamıştır.
Kitabi okurken mitoloji ve tiyatro dersleri aklıma geldi. Parça parça olan bilgilerim kitap sayesinde belirli bir düzene ulaştı. Ve daha önce gezdigim İstanbul Arkeoloji Muzesinde Büyük İskenderle fotoğraf çekildiğimi farkettim. Kitap güzeldi, okurken rahatlıkla okudum. Ve anlatılanları desteklemek için resim ve haritalar vardı fakat siyah beyaz oldukları için net anlaşılmıyor. Onun dışında kitap güzeldi. Okumanızı tavsiye ederim.