Zweig kitaplarının sonunu genelde hep umutsuz bitiriyor. Bu romanda da öyle, belki de yaptığı bir iyilikle ikisinin de hayatı değişecekken büyük bir hayal kırıklığı yaşıyor romandaki karakter. Yardım eli uzatırken ona yapılan kötülük insanı düşündürüyor. Bazen bazı insanları ne yapsan da kurtaramazsın girdikleri bataklıktan. Gerçek anlamda istemezse ya da bu onun hayat tarzı olmuşsa kurtaramazsın. Kabullenmeyi,olduğu gibi bırakmayı öğrenmeli insan.